..

5 Eylül 2015 Cumartesi

Kremalı Patates


  Kremalı patatesi birkaç kez yapmama rağmen, paylaşmak bugüne nasip oldu. Her seferinde güzel sonuçlar aldığımı söylemeliyim. Burada dikkat edilecek nokta, fırına sürdüğünüz patatesleri inceden doğrayıp, kremayı ve suyunu salan patatesleri bu suyu çekene kadar fırında tutmak. Ben üzerini yağlı kağıt kapatarak yapıyorum, pişmesine yakın üzerini açıp biraz da üstünün kızarmasını bekliyorum. Böylece patatesler çiğ kalmadan yenilecek yumuşaklığa ulaşıyor. Kaşar ise son dokunuşu yapmamızı sağlıyor. Yapması basit yemesi leziz olan bu yemek pilavın yada patates püresinin yerini kolayca alabilecek tarzda. Mutlu cumartesileriniz olsun...

Malzemeler;

  • 1 kg minik patates
  • 1 kutu krema (200 gram)
  • kekik, karabiber, pul biber
  • 2-3 yemek kaşığı kadar sıvıyağ
  • 300 gram kadar kaşar rendesi
Yapılışı;
  1. Patateslerin kabukları soyulur, ince ince yuvarlak dilimlenir.
  2. Tuz, baharatlar ve biraz sıvıyağ katılıp karıştırılır.
  3.  Dilimler sırayla fırın kabına dizilir. Üzerine krema dökülür ve üzeri ister yağlı kağıt isterse alüminyum folyo ile kaplanıp bir delik açılır. 
  4. 180 derecede fırında patatesler dibindeki kremalı suyu çekene kadar pişirilir.
  5. Üzeri açılır ve kaşar rendesi gezdirilir. Kaşar eriyene kadar tekrar fırına sürülür. Sıcak servis yapılır. Afiyet olsun...

4 Eylül 2015 Cuma

Şiş Köfte


  İlk kez denediğim elektrikli ızgara ile köfteler pişirdim. Köfteleri çöp şişlere geçirdim. Yanına da  kremalı patates ile servis ettim. Yiyenler beğendi, ve sizin beğeninize sunuldu.
Malzemeler;

  • 800 gram kadar kıyma
  • 1 küçük soğan
  • 2 ekmek diliminin içi
  • 1 yumurta
  • kimyon, karabiber, pul biber, isteğe göre kekik

Yapılışı;
  1. Kıyma bir kaseye konulur. Soğan ayrı bir kasede rendelenir ve suyu sıkılarak sadece posası kullanılır.
  2. Yumurtayı kırıp, ekmek içini rendeleriz yada robotta çekeriz ve kıymaya ekleriz.
  3. Baharatlar ve tuz eklenir, minik toplar yapılır.
  4. Minik şişlere geçirip, ızgarada pişiririz. Afiyet olsun..,

2 Eylül 2015 Çarşamba

Şeftalili Halley Pasta


  Aylardan eylül, sonbaharın gelmeye niyetlendiği, yazın ise ufaktan gitmeye niyetlendiği o güzel ay. 
Eylül ayı benim büyük kızımın dünyaya geldiği ay. Bana anneliği tattıran, evladın sorumluluğunu yükleyen ve bütün acıların küçücük bir canla son bulduğu güzel ay.
  Bu pasta hem yazın bitmesine hem de yaklaşan kızımın doğum günü için bir jest olsun. İyiki doğdun kızım.
Malzemeler;
  • 1 paket halley
  • 2 paket sade kremşanti
  • 2 subardağı süt
  • 3-4 adet şeftali (büyüklüğüne göre)
  • üzeri için hazır çikolata sosu
Yapılışı;
  1. Şeftalilerin ikisinin kabuklarını soyup, küp küp doğruyoruz.
  2. Soğuk sütle kremşantiyi köpürene kadar çırpıyoruz.  Buzdolabında hazırladığımız kremşantiyi 30 dakika kadar bekletiyoruz.
  3. Halleyleri minik minik parçalıyoruz.
  4. Kremşantiye ekleyip, içine doğradığımız şeftalileri ekliyoruz. 
  5. Kalıbın içini streçleyip, üzerine halleyli karışımı döküyoruz. Buzlukta 2 saat tutuyoruz.
  6. Kalıbı birkaç dakika dışarda bekletip, servis tabağına alıyoruz. Üzerine dilimlediğimiz bir şeftaliyi sıralayıp, şeftalilerin de üzerine hazır çikolatalı sos döküp servis yapıyoruz. Afiyet OLSUN.

Köfteli Pirinç Çorbası


  Günaydın sevgili dostlar,
Yine ramazandan kalma tariflerden, pirinç çorbası. Bu sefer içine minik köfteler ekledim. Hem lezzetli oldu hem de besleyiciliği arttı.
Artan pirinç pilavıyla da yapılabilecek bir çorba bu. Köfteleri yapar, kaynamış suda haşlarsınız, yoğurtlu sosunu koyup bir taşım kaynattıktan sonra pilavı ekleyebilirsiniz. Böylece artan pilavınız ertesi güne farklı bir şekilde ortaya çıkacaktır. Kalın sağlıcakla...
Malzemeler;

  • 3 yemek kaşığı kıyma (iki kere çekilmiş kıyma kullanıyorum)
  • 1/2 çay bardağı pirinç 
  • 1 küçük kase yoğurt
  • 1/2 yemek kaşığı un
  • 1 yumurta
  • 2 kaşık sıvıyağ 
  • 1 kaşık tereyağ
  • pul biber, nane
Yapılışı;
  1. Köftelik kıyma bir kaseye alınır. İçine, tuz, karabiber, pul biber, nane, kimyon katılıp, minik yuvarlaklar yapılır. Hafifçe unlanmış tepsiye koyulur.
  2. Pirinçler yıkanıp, küçük bir tencereye alınır, küçük tencerenin yarısını geçecek kadar su koyup, haşlamaya bırakılır. 
  3. Pirinçler yumuşayınca, yumurta, un ve yoğurt bir kasede çırpılır. Tencerede kaynayan sıcak sudan kaseye biraz eklendikten sonra yavaş yavaş sos tencereye ilave edilir, tabi bir taraftan da karıştırılarak.
  4. Yoğurduyla birlikte sık sık karıştırarak, kaynamaya alınır. Kaynamaya başlayınca, içine, köfteler atılır, biraz da bu şekilde kaynatıldıktan sonra (köfteler pişene kadar) ocağın altını kapatabilirsiniz. Eğer suyu az geldi ise kapatmadan önce yeteri kadar sıcak su eklemenizi öneririm.
  5. Küçük bir tavaya iki kaşık sıvıyağ, bir kaşık tereyağ katıp, eritilir. Tereyağ eriyince içine pul biber ve nane eklenir, pişen çorbamızın üzerine bu sos ilave edilir. Sıcak sıcak afiyetle yenir.

1 Eylül 2015 Salı

Kekikli ve Limonlu Tavuk Kanadı


 Limonu tavukta ilk kez denedim. Kanat tercih ettim çünkü çocuklar böyle seviyor bizim evde. Limonlu tavuk pişirirken kokusunun da azaldığını farkettim. Ayrıca kattığım kekik sağ olsun annemin kendi eliyle topladığı doğal kekikler olduğu için daha bir lezzetli oldu. Tavsiye ederim dostlar.

Malzemeler;

  • 1/2 limonun suyu
  • 700-800 gram kadar tavuk kanat
  • 1/2 tatlı kaşığı kekik
  • 1 yemek kaşığı soya sosu 
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • tuz
Yapılışı;
  1. Tavuk kanatları yıkanıp derince kaseye alınır. Üzerine diğer bütün malzemeler katılır ve karıştırılır.
  2. Kasenin üzerini streçleyip, dolapta 1 saat dinlendirilir.
  3. Tava çok az sıvıyağ ile yağlanır ve kanatlar yerleştirilir. 
  4. Kısık yada orta ateşte tavanın ağzı kapalı olarak pişirilir. Suyunu çekip ters yüz edilir iyice kızarana kadar pişiririz. Afiyet olsun.

30 Ağustos 2015 Pazar

Şeftali Kompostosu


  Mutlu, huzurlu bir hafta olması dileğiyle.
 
  Rabbim askerimize, polisimize ve bütün güvenlik güçlerimize yardım etsin inşallah.
   Yeni bir gün geçmiyor ki şehit haberleri alalım. Şehitlik dinimizce çok yüksek bir mertebe tabi ona inancımız tam. Lakin insanın içi acıyor, böyle kalleşçe kendi içimizden çıkıp düşman kesilen insanları gördükçe soğukkanlılık ve iyi niyeti korumak pek de mümkün olmuyor.
   Rabbim geçmişte olduğu gibi, bugün de niyeti vatana ve millete zarar olacak, her türlü planı tersine çevirsin inşallah. Türk milletinin tarih boyu, bir iç mekanızması var olduğuna inanırım ben. Bir çeşit otokontrol sistemi. Tam da tam bitirdik, tam inandırdık, tam oyuna getirdik dedikleri zamanlarda ortaya çıkan ve herşeyi tersine döndüren o güç. Siz ne derseniz deyin, ben dua gücü diyorum.
    Son günlerde, internette bir takım paylaşımlar görüyorum. İşte beyaz sarıklılar, yeşil sarıklılar meselesi. Çanakkale'yi madem ki onlar kurtarmış da, Osmanlının yenildiği diğer savaşlarda nerdelermiş falan.
Ben bütün bunları inanç eksikliği, bilgi yetersizliği olarak algılıyorum. Kaynak olarak da yüce kitabımız Kuran-ı Kerim'i gösteriyorum.Şehitlerin ölü olmayıp diri olduğu hakikati Al-i İmran suresinde de şöyle beyan buyrulmaktadır: “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler zannetmeyin! Bilakis onlar diridirler; Rab’leri katında rızıklanırlar. Allah’ın fazlından verdiği nimetlerle mutludurlar. Ayrıca, henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiç bir korku ve keder bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar. Onlar, Allah’tan gelen bir nimet ve keremin müjdesi ile sevinirler. Muhakkak ki Allah-u Teâlâ müminlerin ecrini zayi etmez.” (Al-i İmran 169-171)
   Kuran'da yazılan her ayete tam olarak iman ettik, inandık. Amin.




Malzemeler;

  • 1 kg su
  • 5 adet şeftali
  • 1 su bardağına yakın şeker
  • 1/2 limon suyu
  • isteğe göre kuşüzümü, taze badem, kabuk tarçın vb.
Yapılışı;
  1. Suyu tencereye alıp, şeker kullanacaksanız, tarçını ekleyip, kaynamaya alıyoruz. Limonu sıkıp, kaynatırken, şeftaliler hazırlanıyor.
  2. Şeftaliler, kabukları soyulup, küp küp doğranıp, kaynayan şerbete atılıyor.
  3. Şeftaliler hafif yumuşayınca ocağın altı kapatılır sıcakken kuş üzümü atılır. Soğuyunca tüketilir. Afiyet olsun...

29 Ağustos 2015 Cumartesi

Acılı Domates Ezmesi


  Mutlu günler sevgili dostlar,
Kış hazırlıklarımı bu sene epeyce tamamladım çok şükür. Bu ezmeleri 20-25 gün kadar önce yapmıştım. Yayınlamak yenice kısmet oluyor. Domates sosu da diyoruz tabii ki. Siz isterseniz biberleri benim gibi minik minik doğramayıp, küçük acı biberleri bütün olarak da kullanabilirsiniz.
  Özellikle kısırın ve çorbaların yanında çok seviyorum ben. Kalın sağlıcakla...

Malzemeler;

  • 3 kg domates (ben sobe domates kullandım)
  • 1kg kadar acı sivri biber (biberin acılığına ve damak tadınıza göre azaltıp çoğaltabilirsiniz)
  • 1 demet maydanoz
  • 1 küçük çay bardağı sıvıyağ
  • 1 küçük çay bardağı üzüm sirkesi
  • yeteri kadar tuz
  • 2 baş sarımsak

Yapılışı;
  1. Domatesler rendelenir, rendelenirken kabukları ayrıldığı için ben ayrıca kabuk soyma işlemi yapmadım, siz eğer kabuklarını soymayı tercih ederseniz, robotta da çekebilirsiniz.
  2. Tencereye alınır, kaynamaya bırakılır.
  3. Biberler küçük küçük doğranır, domatese eklenir. Kaynatılır.
  4. Tuz ilavesi yapılır, herkes kendi damak tadına göre ayarlayabilir.
  5. Sarımsaklar doğranır ve ilave edilir. Ardından sıvıyağ ve sirke eklenir.
  6. Domatesler suyunu çekip, yenilecek kıvamda sos haline gelince, ocağın altını kapatırız. Maydanoz ince doğranır ve domatese ilave edilir. 
  7. Sıcak sıcak temiz kavanozlara doldurulur. Ağızları sıkıca kapanıp ters çevrilir. Soğuyana kadar bu şekilde bekletilir sonra serin bir yerde kışın kullanmak üzere kaldırabilirsiniz.
Not;
Tüm kışlık hazırlıklarınızda, kavanoza dolduracağınız zaman mutlaka kavanoz kapaklarını sıfır tercih edin. Ayrıca konserveler ve bu tür kış hazırlığı olan soslarda, kavanoz kapaklarını bir tencerede kaynatın sonra kullanın. Böylece daha iyi sonuç alırsınız.


27 Ağustos 2015 Perşembe

TAVUKLU GÜVEÇ


  Tavuklu güveç, beklediğimin de üstünde güzeldi. Hem hafif, hem de çok lezzetli bir  akşam yemeği.
  Üstelik öyle uzun uzadıya uğraşmanıza da gerek yok zaten.
  Bu yemek bahara girerken yapıldı, yenildi. Sevgili Zeliha ' dan alındı. Sizlere de tavsiye edilir.

Malzemeler;

  • 1 adet tavuk göğsü
  • 1 sivri biber
  • 4-5 diş sarımsak
  • 2 kabuğu soyulmuş küp doğranmış domates
  • 1 büyük patates
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • kekik, karabiber, pul biber
  • üzeri için, 1 su bardağı kadar rendelemiş kaşar
Yapılışı:
  1. Tavuk göğsünü yıkayıp, küp doğruyoruz, tencereye alıp, kavurmaya başlıyoruz.
  2. Tavuklar kavrulurken, ince doğradığımız biberi, salçayı, sarımsağı ekliyoruz. Biraz daha kavurunca, domatesi ekleyip, suyunu çekene kadar pişiriyoruz.
  3. Tavuk göğsü olunca, üzerine baharatlarını ekleyip karıştırıyoruz.
  4. Patatesi küp küp doğrayıp, yağda kızartıyoruz.
  5. Kızarttığımız patates tavuk ile karıştırıp, fırın kabına alıyoruz. Her bir kaseye, yarımşar çay bardağı kadar (minik bardaklardan büyük olursa 1/4 kadar ) salçalı su ekliyoruz. 170-180 derecede turbo olmadan fırına sürüyoruz.
  6. Suyu epeyce çekilince çıkmaya yakın, kaşar rendesini kaselerin üzerine döküyoruz. Kaşarlar eriyene kadar fırınlıyoruz. Sıcak servis yapıyoruz. Afiyet olsun...

26 Ağustos 2015 Çarşamba

Zebra Kurabiye


 Kurabiye yapmaya başladığımda, niyetim zebra kurabiye yapmak değildi.
Farklı bir kurabiye yapacaktım fakat, hazırladığım hamurun o kurabiyeler için uygun olmadığını gördüm. Ben de yarım saat buzdolabında hamuru dinlendirip, kalıpla çıkarmayı düşündüm. İyiki de yapmışım, güzel gevrek kurabiyelerim oldu.
Zebra kurabiyeleri yapmak çocuğunuzla birlikte olursa daha da zevkli oluyor. Örneğin kakaolu yerlerini o yuvarlıyor, kalıpları basıyor, sonuç iki renkli kurabiye.
Artan hamur parçalarını tekrar yoğurup, iki renkli alaca kurabiyeler yapabilirsiniz. Şahsen biz öyle yedik :)
Malzemeler:

  • 1 paket margarin (yada 250 gram tereyağ) oda sıcaklığında
  • 3 dolu kaşık buğday nişastası
  • 1 yumurta
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı + 1 kaşık pudra şekeri
  • 1 paket kabartma tozu
  • 2 yemek kaşığı kakao

Yapılışı:
  1. Tereyağını bir kaseye alıyoruz. Üzerine kakao hariç bütün malzemeleri koyuyoruz. Kurabiye hamuru yoğuruyoruz.
  2. Kurabiye hamurunun 1/4 ünü alıp, içine 2 kaşık kakao ekliyoruz. Kakao ile yoğuruyoruz.
  3. Önce beyaz hamuru büyükçe açıyoruz. Sonra kakaolu hamuru, ince ince elimizle yuvarlayıp mümkün olduğunca ince şeritler yapıyoruz. Beyaz hamurun üzerine bu şeritleri koyuyoruz. Merdane yardımıyla kakaolu şeritleri de koyduğumuz kurabiye hamurunun üzerinden geçiyoruz.
  4. İstediğimiz bir kurabiye kalibıyla kesiyoruz. Tepsiye yerleştiriyoruz.
  5. Artan hamuru hafifçe yoğurup açıyoruz, yine kalıpla basıyoruz. (Bu kez zebra şeklinde olmayacak bilginize)
  6. 160 dereceli fırında hafif pembeleşinceye kadar pişiriyoruz. Afiyet Olsun...

25 Ağustos 2015 Salı

Kolay mantı


  Ramazanın başında yayınladığım Kayseri mantısını bükerken, oğlumun huysuzlukları ile karşılanca,mantıdan vaz mı geçildi sanıyorsunuz. Bilakis onun yerine yerine yeni çözümler arandı, aynı bildiğimiz mantı hamuru ve bildiğimiz mantı içi ile resimde gördüğünüz şekiller verildi. Pek bir pratik oldu, tadı yönünden tek farkı, benim merdane ile incecik açamamamdan kaynaklanan hafif kalın şekli oldu, bir mantı sever olarak bu beni rahatsız etmese de siz isterseniz hamurunuzu daha ince açabilirsiniz. Ben de bu olaydan sonra, oklavamı oğlumdan saklarken, daha kolay hatırlayabileceğim yere koymam gerektiği konusunda tecrübe edinmiş oldum.
 Malzemeler;

  • 2 su bardağı un
  • 1 adet yumurta
  • 1/2 su bardağı ılık su
  • tuz 1/2 tatlı kaşığı
içi için;
  • 300 gram kadar kıyma
  • 1 küçük soğan
  • tuz, karabiber, pul biber
üzeri için;
  • sarımsaklı yoğurt
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • tuz ve 1/2 çay bardağı kadar su





Yapılışı;

  1. Mantı malzemeleriyle, katı bir hamur yoğuruyoruz, hamurun üzerini örtüp 10 dakika kadar dinlenmeye alıyoruz.
  2. Bu arada içini hazırlıyoruz. Soğanı incecik doğruyoruz, yada rendeliyoruz, kıymanın üzerine alıp, tuz ve baharatları ekliyor, biraz yoğuruyoruz.
  3. Mantı hamurunu iki bezeye ayırıyoruz. Birini açabildiğimiz kadar ince açıyoruz, iki parmak genişliğinden daha az şeritler halinde kesiyoruz. 
  4. Kıymadan tam ortasına koyup, şerit boyunca resimdeki gibi yerleştiriyoruz.
  5. Hamurun iki ucunu birleştirip iyice kapatıyoruz. Mutfak makasıyla, küçük parçalar halinde kesiyoruz.
  6. Üzeri örtü serilmiş bir tepsiye alıyoruz. Üzerini örtmeden, iftara kadar bekletebilirsiniz, tabi çok sıcak olmamak kaydıyla,yoksa hamur cıvır, hava alan bir yerde tutarsanız hafif kurusa da iftara kullanılacak hale gelir.
  7. Tencereye 5 su bardağı suyu koyup,1 tatlı kaşığı tuz ekliyoruz, su kaynayınca mantıları üçer dörder atabilirsiniz.. Mantılar yeterli yumuşaklığa gelince, tencerenin suyunun yarısını süzüp, içine soğuk su ekliyoruz.
  8. Bir tavaya tereyağ ve sıvıyağları koyup, salçayı ekliyoruz. Biraz kavurunca, üzerine su ekleyip bir iki kaynatıyoruz. En son baharatları ekleyip, salçalı sosunu da hazırlamış oluyoruz.
  9. Servis ederken, mantıyı suyuyla birlikte alıyoruz, üzerine yoğurt, onun üzerine de salçalı sos ekleyip sıcak servis yapıyoruz. Afiyet olsun...


9 Ağustos 2015 Pazar

Şeftali Konservesi


 Şeftali konservesi, kış aylarında vişne kompostosuna en büyük rakip bizim evde. Hep bu şekilde, 3 tane yarımşar kiloluk cam kavonozlara yapıyorum, çünkü tencerem anca alıyor. Eğer sizin daha büyük tencereniz varsa, daha fazla kavanozu, hatta 1 kg lık kavanozları da kullanabilirsiniz. Ben 2,5 kilo şeftaliden 3 kavanoz çıkartıyorum, tencerede kaynatırken, suyununun kavanozların üzerinde olması gerekiyor. Bu yüzden düdüklü tencere tercih ediyorum, fakat kapaksız. İkinci noktası ise kavanozları sudan çıkartınca, kapaklarına bakın, kapakları içe doğru çekilmiş olmalı, aksi halde, hava almıştır ve bozulur. Böyle kapaklı olanları hemen tüketmenizde bir sakınca yok tabi.
Malzemeler;

  • 2,5 kg şeftali
  • 9 yemek kaşığı şeker
  • 1,5 litre kadar içme suyu
Yapılışı;
  1. Şeftaliler, yıkanır, kabukları soyulur ve istediğimiz şekilde doğranır. Ben bu kez şeftalilerim küçük ve ortası çıkmayanlardan olduğu için gelişi güzel doğradım, geçen sene elma dilimi doğramıştım öylesi de güzel oluyor.
  2. Doğradığımız şeftalileri, 1/2 kg lık cam kavanozlara eşit şekilde koyarız. (benim ölçülerimde 3 tane yarımşar litrelik kavanoz oldu)
  3. Her bir kavanozun üzerine 3' er yemek kaşığı toz şeker ekleyip, üzerinde 1/2 cm kadar boşluk kalacak şekilde içme suyu ile doldururuz.
  4. Ağızlarını iyice kapatırız. Düdüklü tencerenin yada derin başka bir tencereniz varsa o da olur, kapakları üstte kalacak şekilde tencereye yerleştiririz. Üzerini bir iki parmak geçecek kadar kadar su koyarız. Tencerede bu şekilde, kaynatırız. 
  5. Kaynamaya başladıktan sonra 40 dakika tutmak yeterli geliyor. Soğutup, kışlıklarımızın arasına kaldırabilirsiniz.

Not; Kışın bu konserveyi yaparken, bir derince kaseye yada sürahiye, şeker ekleriz, soğuk suyla eritip, bir  kavanoz konserveyi  üzerine ekleriz. Böylece şeftali kompostomuz da kışın taze ve nefis olur. Suyun ve şekerin miktarı tamamen sizin damak tadınıza kalmış. AFİYET OLSUN...

7 Ağustos 2015 Cuma

Muffin Kalıbında Sucuklu Kaşarlı Börek


  Uzunca bir ara oldu bu sefer, bayram, tatil, ve ülkemizde devam eden operasyonlar  vs derken. Hazırda bekleyen tariflerden eklemek istedim. Buraların daha fazla ıssız sessiz kalmasını istemedim.
  Bu günlerde küçük kızım Bengisu'nun öğretmeninin yeni öğretim yılında bizimle olamayacağını öğrendim. Kızım da çok üzüldü, bizim için kötü bir sürpriz oldu.
  Kendisi çok naif, çok insancıl ve iyi bir öğretmen olan Mehtap öğretmenimiz olmadan yeni bir öğretim yılına hazırlanmak ve daha önemlisi kızımı hazırlamak kolay olmuyor.
  Sizi unutmayacağız Mehtap hanım, biliyoruz ki siz bizi her daim takipte olacaksınız, umarım bu ayrılık dördüncü sınıfta yeniden buluşmamıza engel olmaz. Esen kalın ve hakkınızı helal edin bize. Yeni okulunuzda da sizi, bizim sizi sevdiğimiz kadar sevecek güzel öğrencileriniz karşılasın inşallah.

Bu böreğe gelince, çabucak hazırlanan, sunumu ve tadı bakımından çook lezzetli bir börek. El açması  taze yufkadan yapmanız böreğinizin tadı kadar şeklini de etkiliyor. Kahvaltıların gözdesi oluyor, kızlar ne zaman yapsam severek tüketiyor, tek kötü yanı, içine ben kaşar koyduğum için sıcak sıcak yenmeye daha elverişli olması, kaşar soğuyunca sertleşiyor malum.
  Denemenizi önerdiğim ve memnun kalacağınızı düşündüğüm bir tarif, tombultarifler sözü .

Malzemeler;

  • her bir adet börek için bir yufkanın 1/4 ü yani yufkayı 4'e bölüp kullanacağız.
  • bir sucuğun 1/4 kadarı
  • 200 gram kadar kaşar rendesi
  • 1 küçük domates
Sosu için;
  • 1 yumurta
  • 3 kaşık dolusu yoğurt
  • 3 kaşık kadar sıvıyağ
  • isteğe göre çay kaşığının ucuyla kabartma tozu
  • üzerine sürmek için yumurta sarısı, susam vs.

Yapılışı;
  1. Domateslerin kabukları soyulup, küçük küpler halinde doğranır.
  2. Sucuk dilimler halinde kesildikten sonra, dörde bölünür.
  3. Sosu hazırlamak için, bir kaseye yumurtayı kırar biraz çırparız. Yumurta, sıvıyağ katıp biraz da kabartma tozu ekleyip, iyice çırparız.
  4. Muffin kalıbını yağlarız. Yufkayı dörde böleriz( isterseniz daha çok da bölebilirsiniz o zaman börek daha minik oluyor)
  5. Yufkanın bir parçanını alıp, üçgen gibi olan yufkanın uç kısmını muffin kalıbınan dibine koyarız. Biraz da kenarlarından dibini doldururuz. 
  6. Hazırladığımız sostan bir kaşık alıp, yufkaya süreriz. iç malzememizi  (yani kaşar, sucuk ve domatesi)karıştırıp, bir miktar yufkanın üzerine koyarız.
  7. Yufkanın kenarda kalan kısımlarını kalıbın dibine doğru bastırıp, yuvarlak olacak şekilde malzememizi kapatırıız. Bu işlemi ne kadar düzgün yaparsanız börekler o derece düzgün olur.
  8. Yufkalar bitene kadar işlemi tekrarlarız. Üzerine yumurta sarısı ve isteğe göre susam serpip, 180 derecede üzeri kızarıncaya kadar pişiririz. Sıcak tüketiniz, afiyet olsun...

11 Temmuz 2015 Cumartesi

Bazlama Nasıl Yapılır




  Ankara'nın bazlaması meşhurdur. Ben de kayınvalidemlerde öğrendim bazlamayı. Bizim ekmeğimiz, ekşi mayalı ekmek olduğu için, bazlama yapmazdık. Onlar ise, ekmeğini günlük taze olarak yaparlar. Bazlama da onların yaptığı ekmeklerden biridir. Bazlamayı ısıtıp, içine tereyağ koyarlar ki çok güzel olur. Yada kaşar ve sucukla tostunu yaparız, onu da şiddetle öneririm.
  Bazlamayı aynı kayınvalidemden öğrendiğim gibi yaptım. İçine süt, yağ vs hiçbirşey kullanmadım. Hamuru aslında çok katı bir hamur olmaz, bu yüzden şekil vermesi yeni yapacaklar için biraz zor olabilir. Hamurunun yumuşak kıvamlı olması, bazlamanın daha iyi kabarmasını, ve arasının boşluk kalması bu sayede oluyor.
   Bildiğim bütün püf noktalarıyla bazlama yapımını vermek istiyorum. İyi bir bazlama yapmak için, ocağın altının iyi ayarlanması gerekiyor, ne olması gerekenden fazla (yoksa yanar ve içi hamur kalır) nede olması gerekenden az (bu kez de kurur yumuşacık pamuk gibi olmaz). Zaman zaman ayarı açıp kapatabilirsiniz.


Malzemeler;

  • 5 su bardağı un
  • 1/2 paket yaşmaya
  • 1 yemek kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı dolusu tuz
  • 2,5 su bardağına yakın ılık su (suyu kontrollü kullanmanızı öneririm, ilk kez yapacaklar için hamurun biraz katı olması daha kolay şekil vermeyi sağlar.
Yapılışı;
  1. Mayaya bir kaşık şeker ekleyin, ılık su ile iyice ezin.
  2. 5 su bardağı un ekleyip, üzerine tuzu da ekleyin. Hamur yoğurun. İlk kez yapacaklara önerim, 1,5 su bardağı ılık su ile mayayı ezip, unu azar azar eklemek, sonra gerekirse bir bardak daha su ilave yapmaktır. Çünkü malum, hamur mayalanınca, daha da cıvıyacaktır.
  3. Hamurun üzerini kapatıp, iki katı oluncaya kadar mayalandırmaya alın.
  4. Hamurdan ben 6 bazlama çıkardım, yani hamuru altıya böldüm diyebilirim. Siz de benim gibi çok büyük bazlama yapmak istemiyorsanız, bu miktar yeterli olacaktır.
  5. Bir parça hamur alıp, biraz unla, yuvarlıyoruz, fazla da bastırmadan, örselemeden, sadece yuvarlayıp, masanın üzerine serdiğimiz temiz hamur bezimizin üzerine koyuyoruz.
  6. Hamur bitene kadar bu işlemi gerçekleştiriyoruz. Bezle hamurların üzerini örtüp, ikinci mayalandırma aşamasına geçiyoruz. Bu bezeler biraz daha kabarınca, tavanın altını açabilirsiniz. 
  7. Bazlama yapmak için tavada önemli. Mesela mutlaka teflon olmalı, ve iyi kalite olursa, ısıyı daha iyi yayacağından, bazlamalar yanmadan pişirme imkanımız olur. 
  8. Birinci bezeyi alıp, biraz unla elimizle açarız, oklava yada merdane kullanmadan, sadece elimizle, mümkün olduğunca her yerini eşit  olarak açar, tavaya alırız.
  9. Tavada, bazlamanın üzeri pişme belirtisi verince, hemen tersini çeviririz, bir kez de bu şekilde diğer tarafını pişiririz. Bu esnada bazlamanın, kabarması, arasının boşluk olması makbuldür.
  10. Bütün bezeler için aynı işlemi gerçekleştiririz. Pişen bazlamalı,yine bezin üzerine koyarız. Burada dikkat etmemiz gereken nokta, üst üste koymamak, en azından sıcakken. Sıcaklığı geçince, yine üstünü örterek, bir kaba alırız. Afiyet olsun...


9 Temmuz 2015 Perşembe

Müslili Sütlü Tatlı



  Yalancı tramisudan sonra, bir de bu versiyonunu denemek istedim. Müsli yeterince tatlı olduğundan içine bal katmayabilirsiniz. Puding kısmı ise yeterince lezzetli. İsterseniz, müsliyi kuru olarak da kullanabilirsiniz, ben ezilmiş muz ve bal ekledim. Yine tercih sizin.

Malzemeler;

  • 1 paket sade puding tozu
  • 3,5 su bardağı süt
  • 1 paket sade kremşanti( ikililerden kullanacaksanız sadece bir paketini kullanıyoruz)
  • kremşantiyi çırpmak için 1 su bardağı soğuk süt
  • 5 kaşık müsli
  • 1 tane muz
  • 2 kaşık süt
  • isteğe göre 1 tatlı kaşığı bal ( dolu olmasın)

Yapılışı;
  1. Kremşantiyi soğuk sütle çırpıp dolaba kaldırıyoruz.
  2. Pudinge sütü ekleyip karıştırarak pişiriyoruz.
  3. Puding soğurken, bir tane muzu çatalla eziyoruz, 5 kaşık müsli ve isterseniz 1 tatlı kaşığına yakın bal ekliyoruz.(çok tatlı sevmiyorsanız bal eklemeyebilirsiniz) Müsliye 2 kaşık süt de ekleyip, muzla birlikte karıştırıyoruz.
  4. Soğuyan pudinge, çırptığımız kremşantiyi ekleyip, iyice homojen olana kadar çırpıyoruz.
  5. Kupların tabanına, 2-3 puding koyuyoruz. Üzerine, hazırladığımız müslili karışımdan tatlı kaşığıyla 2 tatlı kaşığı kadar küçük küçük toplar halinde koyuyoruz.
  6. Müslinin üzerine yine puding koyup, dolaba kaldırıyoruz. 
  7. Servis etmeden önce benim gibi, müsli ile de üzerini süsleyebilirsiniz. Afiyet OLSUN.

6 Temmuz 2015 Pazartesi

Erişteli Mercimek Çorbası


  Mutlu haftalar sevgili dostlar, hayırlı ramazanlar,
  Bizim evde yeşil mercimek çokça tüketilir. Sanırım bunda benim yeşil mercimeği sevmem de büyük etken. Her ne kadar babamız yeşil mercimeği yemese de kızları da alıştırdım bu duruma. Rabbim yaratmışsa vardır bir yararı, diyerek afiyetle yeyiniz.

Malzemeler;

  • 1 su bardağı yeşil mercimek
  • 1 su bardağı erişte
  • 1 adet kuru soğan
  • 5 su bardağı su
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 1/2 tatlı kaşığı sebze çeşni
  • nane, kırmızı pul biber
  • 1 kaşık kadar tereyağ

Yapılışı;
  1. Yeşil mercimeği, biraz tuzla haşlıyoruz.
  2. Mercimeği süzüp, tencereye kuru soğanı doğruyoruz. Soğan şeffaflaşınca, biraz salça ekliyoruz ve kavuruyoruz.
  3. Mercimeği ekleyip, 5 su bardağı su ekliyoruz. Tuz, nane, sebze çeşni ekleyip, kaynayıncaya kadar ocakta tutuyoruz.
  4. Mercimekler kaynayınca, içine 1 su bardağı erişte ekliyoruz. Erişteler de yumuşayınca, ocağın altını kapatıyoruz.
  5. Bir küçük tavada, bir kaşık tereyağı eritip, içine pul biber ekliyoruz. Pişirdiğimiz mercimeğin üzerine döküp,servis ediyoruz. Afiyet olsun...
Not; Siz eğer daha sulu olsun istiyorsanız, sıcak su ilave edip bir iki tık kaynatabilirsiniz.


4 Temmuz 2015 Cumartesi

Yalancı Tremisu


   Ah şu yalancılardan çektiğimiz nedir bizim. Gerçeğini aratmıyor doğrusu, tremisu demek için içinde labne olması gerektiğindendir adının yalancıya çıkması. Ama adı çıkmış dokuza inmez sekize misali.
   Bu tatlıyı mutlaka deneyin derim. Gerçekten çok lezzetli, ve pratik ... Siz de bizim gibi sütlü tatlıları tercih edenlerdenseniz,  eminim ki beğeneceksiniz.
Bu ölçülerde 5 porsiyon kup çıktı, tabi benim kupların büyüklüğü de buna etki ediyor.

Malzemeler;

  • Kup başına bir adet kedidili (ben bu kadar tercih ettim fakat siz miktarı artırabilirsiniz)
  • 1 paket muzlu puding tozu
  • 3,5 su bardağı süt
  • 1 paket sade kremşanti (ikili olanların sadece birini kullanıyoruz)
  • kremşantiyi çırpmak için 1 subardağı soğuk süt
  • kedidilini ıslatmak için;
  • 1/2 su bardağı süt, 1 tatlı kaşığı granül kahve, 1 yemek kaşığı şeker
Üzeri için;
  • kakao, muz, şekerlemeler

Yapılışı;
  1. Kremşantiyi soğuk sütle çırpıp, dolaba kaldırıyoruz.
  2. Muzlu pudingi 3,5su bardağı süt ile pişiriyoruz. Ilımaya alıyoruz.
  3. Puding epey ılınınca, (soğuya yakın olacak) çırptığımız kremşantiyi pudinge ekleyip 2-3 dakika kadar çırpıyoruz.
  4. 1/2 su bardağı süte, kahve ve şeker ekleyip şeker eriyene kadar karıştırıyoruz.
  5. Kuplara 2-3 kaşık kadar pudingden koyuyoruz. Kedidilini hazırladığımız kahveli süte batırıp, 3 parçaya ayırıyoruz. Pudingin üzerine yerleştiriyoruz. 
  6. Kupların en üstünü yeteri kadar pudingle doldurup, soğumaya alıyoruz.
  7. Servis yapmadan önce, üzerine kakao serpip, istediğimiz gibi süslüyoruz. Afiyet Bal Olsun...

Kirazlı Parfe


  Hayırlı günler sevgili dostlar,
Kirazı köyden bolca getirince değerlendirmek istedim. En kolayından, en bilineninden, parfe yaptım. İçine minik doğrayarak kattığım kirazlar, bir ekşilik verdi, böylesi çok lezzetli oldu. Size de öneririm, iftardan sonra, basit ve kolay bir serinletici oluyor. Kalın sağlıcakla...

Malzemeler;

  • 2 paket sade kremşanti (ikili paket olanlardan bir paket)
  • 2 su bardağı soğuk süt
  • 10-12 adet kiraz
  • 1 adet muz
  • 1 paket finger bisküvi (siz isterseniz petibör kullanabilirsiniz)
  • 1/2 çay bardağı damla çikolata
  • 1/2 çay bardağı fındık 
  • üzeri için; çikolata sosu
Yapılışı;
  1. Kirazları yıkayıp, küçük küçük doğruyoruz. Muzu çatalla eziyoruz.
  2. Bisküviyi küçük küçük kırıyoruz. 
  3. Kremşantileri bir derince kaba alıyoruz, iki bardak soğuk süt ilave ediyoruz, blendırla çırpıyoruz.
  4. Üzerine kirazları, ezilmiş muzu, ve bisküvi kırıklarını ekleyip, şöyle bir karıştırıyoruz. 
  5. En son, damla çikolata ve fındık ekleyip bir daha karıştırıyoruz.
  6. Streç film serdiğimiz kalıbımıza kaşıkla baskırarak döküyoruz. Bastırıyoruz ki, arasında boşluk kalmasın. 
  7. Buzdolabında en az 3 saat kadar kalması gerekiyor. Servis yapmak için, streç filden tutun, servis kabına ters çeviriyoruz. Üzerine hazır çikolata sosu gezdirip, isteğe göre meyvelerle servis yapıyoruz. Afiyet olsun...

3 Temmuz 2015 Cuma

Yelpaze Patates ve Hayırlı Cumalar



   Hayırlı cumalar sevgili dostlar...
 Rabbim şu mübarek cuma günü ve ramazanının yüzü suyu hürmetine, Doğu Türkistan'daki, müslüman kardeşlerimize, Kerkük'teki, türkmen kardeşlerimize, ve müslüman olup da her nerde acı çekiyor, aç kalıyor, öldürülüyor, eziyete uğruyor ise onlara Hızır aleyhisselam hızında yardım et. Mükafatın katlandığı şu günlerde, acıları da katlanan, müslüman olduklarından dolayı, eziyet edilen, işkenceye maruz kalanların da acılarını kat kat azalt ya Rabbim.
Televizyonlarda gördüğümüz görüntülere dayanamıyorum. Uzunca bir süredir, haber izleyemiyorum. Rabbim sen hepsini görüyor biliyorsun, yardım eyle. Amin.

Mutfaktan birşeyler çıkıyor hatta epeyce birikti yayınlanması gereken tarifler. Fakat sorun bende,
tarif ekleyesim yok, ama nereye kadar ne zamana kadar değil mi.
Patates tarifini ise, yazılması kolay diye tercih ettim, itiraf ediyorum.
Şahsen ben tatmadım bu patatesleri, kızlar için yapmıştım. Denemek amaçlı sadece üç adet patates kullandım. Daha yok mu deyip, aranmalarından dolayı da üzüldüm birkaç tane daha yapmadığıma.
Fırında yapılan bir tarif olduğu için, fırında uygun birşeyler yaptığınızda, poşetin içine koyup, tereyağlayıp, baharatlayıp da yemeğin yanına çok kolay şekilde çıkartabileceğiniz bir tarif bu. Kızların deyimiyle de şahane ;)

Malzemeler;

  • 3-4 adet patates (istediğiniz kadar)
  • 3 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • pulbiber, karabiber, kekik
  • 1 büyük diş sarımsak

Yapılışı;
  1. Patatesleri soyup, üzerini düzeltin(yapmayadabilirsiniz)
  2. Patateslerin üzerine ince ince şeritler kesin, mümkün olduğunca aşağıya inin, fakat komple patatesi kesmeyin.
  3. Bir tavaya, tereyağ ve sıvıyağ koyun. Tereyağ eriyene kadar ocakta tutun, ocaktan alıp, içine, tuz, karabiber,pul biber, ezilmiş sarımsak, ve kekik koyun.
  4. Patateslerin üzerine bu karışımdan fırça yardımıyla sürün, mümkün olduğunda dilimlerin arasına sürün ki hem aroması geçsin, hem de iyice pişsin.
  5. Fırın poşetine alın patatesleri. Ağzını kapatıp, küçük bir delik açın.
  6. Fırın kabına alıp, fırını 200 derecede açın. Üzeri kızarıncaya kadar pişirin. Afiyet olsun...

30 Haziran 2015 Salı

Trileçe

   Daha önce yemediğim bu tatlı, bir efsane oldu. Yapmayanı kalmadı desem yalan söylemiş olmam herhalde. Günümde arkadaşım Meral sağ olsun yapıp getirmiş. Malzemeler bakımından oldukça zengin, bol sütlü, çook lezzetli. Eğer siz de benim gibi daha önce yemediyseniz bilin ki çok şey kaçırıyorsunuz arkadaşlar.

Malzemeler;
Keki için;

  • 5 yumurta
  • 1,5 su bardağı şeker
  • 1,5 su bardağı un
  • 2 paket vanilin
  • 1 silme çay kaşığı kabartma tozu
  • bir çimdik tuz
Şerbeti için;
3 su bardağı süt
2 paket krema
1/2çay bardağı kahve kreması tozu

Üzeri için;
  • 1 paket meyveli sos (kuru toz olanlardan, çikolata sos gibi olanından)


Yapılışı;
  1. Fırını 160 derecede ayarlayın. Yumurtaların sarılarını beyazlarından ayırın, beyazlara sarı hiç karışmasın.
  2. Beyazların içine bir çimdik tuz atarak iyice çırpın. Şekeri ekleyip daha da çırpın, öyleki ters çevirdiğinizde yere düşmeyecek kadar olmalı.
  3. Sarıları da iyice çırpın. Sonra tahta bir spatula ile, sarılarını yavaş yavaş beyaza ekleyin. Un, vanilin ve kabartma tozunu da azar azar ekleyin, bir taraftan da dikkatlice karıştırın,yumurtanın beyazları sönmesin.
  4. Kekimiz hazır olduğuna göre orta boy tepsiye alıyoruz. Tepsiyi tereyağ ile yağlayıp, keki döküyoruz ve fırına veriyoruz. Fırında pişme aşaması çok önemli.  Tepsinin üstü kızardığı halde içi pişmediyse, üzerine alüminyum folya örtüp, fırının derecesini 150 ye almanızı öneririz. Keki fırından çıkarmadan önce mutlaka kürdan testi ile pişip pişmediğini kontrol etmelisiniz.
  5. Kek ılınırken şerbeti hazırlıyoruz, Şerbeti bildiğimiz şerbetller gibi ocakta pişirmeyeceğiz. Süt ve kahve kreması tozunu birlikte köpürene kadar çırpıyoruz. Kremayı da ilave edip, iyice çırpıyoruz. Ilınan kekin üzerine her yerine değecek şekilde döküyoruz. Soğumaya alıyoruz.
  6. Orman meyveli sosu hazırlamaya başlıyoruz. Paketin üzerindeki talimatlara uyarak sosu pişiriyoruz ve ılımaya bırakıyoruz. Ilınan meyveli sosu, kekin üzerine eşit miktarda döküp, buzdolabına kaldırıyoruz. Afiyet Olsun...

28 Haziran 2015 Pazar

Arkadaş Günümden - Islak Pasta

   İzgisu'nun, anaokulu arkadaşlarından bazı velilerle 5 yıldır bir arkadaş grubu kurduk. O kadar samimi olduk ki, sanki her biriyle birer kardeş gibi olduk. 5 yıldır, günler yapıyoruz. Bu kez ikinci turu dönmek istediler, fena olmadı hani. 
   Bu günlerin bir özelliği var, günde herkes birşeyler yapıp getiriyor. Ev sahibi çoğu kez bir salata yapıyor, gerisini arkadaşlar getiriyor. Benim masamdakileri de  onlar yapıp getirdi. Ben sadece ıslak pasta yaptım. 

   Halime- dereotlu poğaça, Nuray- katmer poğaça, Meral- trileçe, Nurcan- rus salatası, Emsal- sigara böreği, Hicran-yaprak sarma, Canan ise peynirli çörek getirmiş. Hepsi de sağolsunlar, herşey çok güzeldi. Siz hep gelin olur mu kızlar ;)



Günümüz tabii ki de ramazandan 15 gün kadar önceydi. Islak pasta tarifi, yine instagramdan aldığım bir tarif, tarifin sahibi farklı tarifler mutfağı. Adından da anlaşılacağı gibi bu pastanın keki ıslak oluyor. Yazın yemesi daha bir hoş olsa da her daim yenilebilecek güzel ve lezzetli bir pasta bu.
Malzemeler;
Pandispanyası için;

  • 3 yumurta (oda ısısında)
  • 1/2 su bardağı toz şeker
  • 1,5 yemek kaşığı kakao
  • 2 yemek kaşığı sıcak su
  • 1/2 su bardağı un
  • 1/2 paket kabartma tozu
Kreması için;
  • 1 paket kakaolu kremşanti
  • 1 su bardağı soğuk süt
  • 3 yemek kaşığı labne peyniri
Ara katı için;
  • 1 paket sade kremşanti
  • 1 su bardağına yakın soğuk süt

Pandispanyayı ıslatmak için;
  • 1,5- 2 su bardağı kadar süt
Yapılışı;
  1. Yumurta ve şeker köpük köpük olana kadar iyice çırpılır. 
  2. Bir taraftan çırpma işlemi devam ederken bir taraftan da sıcak su eklenir. Elekten geçirilmiş un, kakao ve kabartma tozu ilave edilir. (birden dökülmeyecek, köpüklerin sönmemesi gerekiyor)
  3. Kek kalıbımızın altına kendi ölçülerinde yağlı kağıt kesilir. Kenarları yağlanmaz. Kek hamurunu döker, tezgaha bir iki kez vururuz.
  4. Önceden ısıtılmış fırında 170 derecede yaklaşık 25 dakika kadar pişiririz. Kürdan testiyle kontrol edip, fırını kapatırız. Keki soğumaya alırız, bir gün önceden yapılırsa kek, daha iyi kesilirmiş bilginize.
  5. Kremasını hazırlamaya başlarız. Kremşantiyi sütle çırpıp, dolapta bir süre bekletiriz. Aynı zamanda sade kremşantiyi de sütle çırpıp onu da dolaba alırız.
  6. Kakaolu kremşantiyi çıkartıp, labne ekleriz, çırparız.
  7. Kalıbımızın altına streç film sereriz kenarlarından taşacak şekilde. Böylece servis tabağına alırken büyük kolaylık sağlıyor.
  8. Keki ikiye keseriz.Alt kısmını kalıba yerleştiririz. Bir bardak kadar sütle ıslatırız.
  9. Kekin üzerine hazırladığımız kremanın 2/3 ünü dökeriz. (kakaolu olan). İsteğe göre kremanın üzerine damla çikolata vs, dökebilirsiniz.
  10.  İkinci parçasını yine sütle ıslatıp, üstüne kapatırız. Sade kremşantiyi ıslak kekin üzerine süreriz.
  11. Kalan kakaolu kremayı da üzerine sıvarız, dolaba soğumaya alırız. Servis etmeden önce istediğimiz şekilde süsleriz. (ben evdeki bonibonları kullandım) Afiyet olsun...