..
İçecekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İçecekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2015 Pazar

Şeftali Kompostosu


  Mutlu, huzurlu bir hafta olması dileğiyle.
 
  Rabbim askerimize, polisimize ve bütün güvenlik güçlerimize yardım etsin inşallah.
   Yeni bir gün geçmiyor ki şehit haberleri alalım. Şehitlik dinimizce çok yüksek bir mertebe tabi ona inancımız tam. Lakin insanın içi acıyor, böyle kalleşçe kendi içimizden çıkıp düşman kesilen insanları gördükçe soğukkanlılık ve iyi niyeti korumak pek de mümkün olmuyor.
   Rabbim geçmişte olduğu gibi, bugün de niyeti vatana ve millete zarar olacak, her türlü planı tersine çevirsin inşallah. Türk milletinin tarih boyu, bir iç mekanızması var olduğuna inanırım ben. Bir çeşit otokontrol sistemi. Tam da tam bitirdik, tam inandırdık, tam oyuna getirdik dedikleri zamanlarda ortaya çıkan ve herşeyi tersine döndüren o güç. Siz ne derseniz deyin, ben dua gücü diyorum.
    Son günlerde, internette bir takım paylaşımlar görüyorum. İşte beyaz sarıklılar, yeşil sarıklılar meselesi. Çanakkale'yi madem ki onlar kurtarmış da, Osmanlının yenildiği diğer savaşlarda nerdelermiş falan.
Ben bütün bunları inanç eksikliği, bilgi yetersizliği olarak algılıyorum. Kaynak olarak da yüce kitabımız Kuran-ı Kerim'i gösteriyorum.Şehitlerin ölü olmayıp diri olduğu hakikati Al-i İmran suresinde de şöyle beyan buyrulmaktadır: “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler zannetmeyin! Bilakis onlar diridirler; Rab’leri katında rızıklanırlar. Allah’ın fazlından verdiği nimetlerle mutludurlar. Ayrıca, henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiç bir korku ve keder bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar. Onlar, Allah’tan gelen bir nimet ve keremin müjdesi ile sevinirler. Muhakkak ki Allah-u Teâlâ müminlerin ecrini zayi etmez.” (Al-i İmran 169-171)
   Kuran'da yazılan her ayete tam olarak iman ettik, inandık. Amin.




Malzemeler;

  • 1 kg su
  • 5 adet şeftali
  • 1 su bardağına yakın şeker
  • 1/2 limon suyu
  • isteğe göre kuşüzümü, taze badem, kabuk tarçın vb.
Yapılışı;
  1. Suyu tencereye alıp, şeker kullanacaksanız, tarçını ekleyip, kaynamaya alıyoruz. Limonu sıkıp, kaynatırken, şeftaliler hazırlanıyor.
  2. Şeftaliler, kabukları soyulup, küp küp doğranıp, kaynayan şerbete atılıyor.
  3. Şeftaliler hafif yumuşayınca ocağın altı kapatılır sıcakken kuş üzümü atılır. Soğuyunca tüketilir. Afiyet olsun...

9 Ağustos 2015 Pazar

Şeftali Konservesi


 Şeftali konservesi, kış aylarında vişne kompostosuna en büyük rakip bizim evde. Hep bu şekilde, 3 tane yarımşar kiloluk cam kavonozlara yapıyorum, çünkü tencerem anca alıyor. Eğer sizin daha büyük tencereniz varsa, daha fazla kavanozu, hatta 1 kg lık kavanozları da kullanabilirsiniz. Ben 2,5 kilo şeftaliden 3 kavanoz çıkartıyorum, tencerede kaynatırken, suyununun kavanozların üzerinde olması gerekiyor. Bu yüzden düdüklü tencere tercih ediyorum, fakat kapaksız. İkinci noktası ise kavanozları sudan çıkartınca, kapaklarına bakın, kapakları içe doğru çekilmiş olmalı, aksi halde, hava almıştır ve bozulur. Böyle kapaklı olanları hemen tüketmenizde bir sakınca yok tabi.
Malzemeler;

  • 2,5 kg şeftali
  • 9 yemek kaşığı şeker
  • 1,5 litre kadar içme suyu
Yapılışı;
  1. Şeftaliler, yıkanır, kabukları soyulur ve istediğimiz şekilde doğranır. Ben bu kez şeftalilerim küçük ve ortası çıkmayanlardan olduğu için gelişi güzel doğradım, geçen sene elma dilimi doğramıştım öylesi de güzel oluyor.
  2. Doğradığımız şeftalileri, 1/2 kg lık cam kavanozlara eşit şekilde koyarız. (benim ölçülerimde 3 tane yarımşar litrelik kavanoz oldu)
  3. Her bir kavanozun üzerine 3' er yemek kaşığı toz şeker ekleyip, üzerinde 1/2 cm kadar boşluk kalacak şekilde içme suyu ile doldururuz.
  4. Ağızlarını iyice kapatırız. Düdüklü tencerenin yada derin başka bir tencereniz varsa o da olur, kapakları üstte kalacak şekilde tencereye yerleştiririz. Üzerini bir iki parmak geçecek kadar kadar su koyarız. Tencerede bu şekilde, kaynatırız. 
  5. Kaynamaya başladıktan sonra 40 dakika tutmak yeterli geliyor. Soğutup, kışlıklarımızın arasına kaldırabilirsiniz.

Not; Kışın bu konserveyi yaparken, bir derince kaseye yada sürahiye, şeker ekleriz, soğuk suyla eritip, bir  kavanoz konserveyi  üzerine ekleriz. Böylece şeftali kompostomuz da kışın taze ve nefis olur. Suyun ve şekerin miktarı tamamen sizin damak tadınıza kalmış. AFİYET OLSUN...

17 Mayıs 2015 Pazar

ÇİLEKLİ LİMONATA


   Çilekli limonata tarifini mutfaksırlarından aldım. Hazır mevsimi gelmişken kendi yaptığımız meyve sularını çocuklara içirmek lazım değil mi? Hele de böyle lezzetli olanını,
   Yok horman vs derken çileğe hep bir korkarak baktık. Halbuki bu meyve tam bir antioksidan deposu. Benden söylemesi...

Malzemeler;

  • 1 büyükçe kase çilek (400 gram kadar)
  • 1 subardağı şeker
  • 3 limonun suyu (1 su bardağından bir parmak eksik su çıktı

Yapılışı;
  1. Çilekleri yıkayıp, robota alıyoruz. Üzerine şekeri ekleyip robotta çekiyoruz.
  2. Limonun suyunu da ekleyip biraz daha robotta çekiyoruz.
  3. Bir su bardağı su ekleyip biraz daha robotta çekiyoruz.
  4. Kapaklı bir kaseye alıp, buzdolabına kaldırıyoruz ki aroması geçsin diye. Takriben 30 dakika kadar bekletiyoruz.
  5. Çıkarıp, süzgece alıyoruz. Süzdüğümüz püreye 5 su bardağı su ekliyoruz. Karıştırıp servis yapıyoruz. Afiyet Olsun...

4 Nisan 2015 Cumartesi

3 ADET PORTAKAL İLE 5 Lt. LİMONATA


Bu tarifi sevgili Zeliha' dan aldım. Bayağı bereketli bir tarif tabii. Ama 5 litre limonata biraz fazlaca olacağından, ya bu ölçüde yapın yada portakal sayısını azaltıp içine eklediğiniz suyu da azaltın. Zaten şeker ve limon ekşiliğini ayarlamak size kalmalı.
Tarifte limon yerine limontuzu kullanılmıştı ben şahsen limonun kendisini tercih ettim Tercih yine sizin :)

Malzemeler:

  • 3 adet portakal
  • 4 adet limon
  • 4 su bardağı şeker (iki bardaktan sonraki şeker miktarını kendiniz belirleyin)
  • 5 litre su

Yapılışı:
  1. Portakalları yıkayıp buzdolabı poşeti ile buzluğa atıyoruz.
  2. Buz tutan portakalları çıkarıp birkaç dakika bekletiyoruz, sonra dilimliyoruz ve robota alıyoruz. Üzerine 2 bardak şeker koyuyoruz.
  3. Birlikte püre haline gelinceye kadar küçültüyoruz. Püre halindeki portakalları süzgece alıyoruz.
  4. Süzgeci genişçe bir kase yada kabın üzerine koyup, üzerinden 2 litre su döküyoruz.
  5. Püreyi atıp süzülen suyun içine 4 adet limon sıkıyoruz. (isterseniz limontuzu kullanabilirsiniz)
  6. Portakal suyunun içine 2 bardak şeker daha katıyoruz, iyice eriyene kadar karıştırıyoruz.(Siz eğer daha az şeker kullanmak istiyorsanız bir bardak katıp eritin ve tadına bakın, gerekirse katın)
  7. Kalan 3 litre suyu daha ekleyip karıştırıyoruz. Buzdolabında saklıyoruz. Afiyet Olsun...

23 Şubat 2015 Pazartesi

Ballı Limonlu Zencefil Çayı


 Kışın bir gelip bir gittiği şu günlerde, soğuk algınlıkları bir türlü geçmek bilmedi bizde.
Durum böyle olunca zencefilden medet umduk. Buna bir de limon ve bal ekledik ki, şifa kaynağı oldu.
Bu arada zencefil :
  • Mide bulantılarına iyi gelir
  • Eklem ağrılarını giderir
  • İştah açar
  • Soğuk algınlığına iyi gelir, balgam söktürür
  • Vücut direncini artırır, bağışıklığı güçlendirir, kansere karşı koruyucu bitkilerdendir
Zencefilin kullanılmaması gereken yada dikkatli kullanılması gereken durumlar da vardır tabii:
  • İki yaşından küçük çocuklara önerilmez
  • Gebelikte özellikle ilk üç ayında kullanılması önerilmez
  • Kanı sulandırma özelliği olduğundan dikkate alınmalıdır
  • Safrayı artırdığı için safra kesesinden sorun olanlarda dikkatli kullanılmalıdır.
     Her şeyi dozunda kullandığımızda şifa buluruz. Fazlası zarar olabilir.
Fakat  zararı dokunur düşüncesiyle şifa deposu bu bitkiyi kullanmamak da büyük bir kayıp olurdu.

    Hem Hint mutfağında hem de Uzak Doğu mutfağında bolca kullanılan bu bitki bizim tarafımızdan sadece balla karıştırılıp öksürük giderici etkisi varmış gibi düşünülüyor.

     Soğuk algınlığının kol gezdiği şu günlerde kendinizi günde iki bardak zencefil çayıyla kuvvetlendirin. Bol Şifalı Günler diliyorum.


Malzemeler:
  • 3 fincan su (içilecek her bir fincan için 1 fincan su ekleyin)
  • 6 yuvarlak dilim taze zencefil
  • 3 dilim limon (her bir fincan için 1 dilim olacak şekilde)
  • 3 tatlı kaşığı bal (her fincan için 1 tatlı kaşığı)
Yapılışı:
  1. Kaç fincan hazırlamak istiyorsak o kadar fincan suyu çaydanlığa alıyoruz.
  2. Zencefil dilimlerini fincana göre ayarlayıp ya rendeliyoruz yada minik minik doğruyoruz.
  3. Limon dilimlerini de çaydanlığa ekliyoruz.
  4. Ocağa alıp kaynamasını bekliyoruz. Kaynayıp bir iki fokurdayınca altını kapatıyoruz. (Kaynar kaynamaz kapatın.)
  5. Sıcak sıcak fincanlara alıp birer tatlı kaşığı bal ile tatlandırıyoruz. Afiyet Şifa Olsun...

24 Ağustos 2013 Cumartesi

Kızılcık Şerbeti ve Kızılcık Marmelatı

              Kızılcık yada bilinen diğer adıyla kiren meyvesinin yararları o kadar çok ki... Bunlardan birkaçını söylemeden geçemeyeceğim dostlarım.

  • Mideyi güçlendirir
  • Vücut direncini artırır
  • Bağırsak yaralarına iyi gelir
  • Ateş düşürücü etkisiyle özellikle menepoza iyi gelir
  • Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur
  • Gazı önler
  • Ağız yaralarını giderir
  • Mikrop öldürücüdür.
  • İltihaplanmayı önler ve alerjileri azaltır.   

              Kızılcık şerbetine bayıldım ben doğrusu. 1 kg kızılcıktan hem şerbet, hem de küçük bir kavanoz marmelat yaptım. Hem de ayrı ayrı değil, şerbet yapımında kullandığım kızılcık taneleriyle... İçim elvermedi o güzelim taneleri atmaya. Siz de bir taşla iki kuş tutabilirsiniz. Önce suyunu içer sonra, marmelatını yersiniz. Şiddetle öneririm.

Kızılcık şerbeti için malzemeler:

  • 1 kg kızılcık
  • 3-4 su bardağı toz şeker (damak tadınıza göre)
  • 3 litre su
  • 1 adet kabuk tarçın
  • birkaç damla limon suyu
Yapılışı:
  1. Kızılcıkları ayıklayıp yıkıyoruz. Tencerede suyunu koyup, tarçını da ekleyip,  kaynamaya alıyoruz.
  2. 15 dakika kaynayınca, içine şeker ve limon suyunu ilave ediyoruz. Biraz da bu şekilde kaynatıyoruz. Soğumaya bırakıyoruz. Afiyet Olsun...
             
               Kızılcık şerbeti bitmeden önce 2 su bardağı kadar şerbetten ayırın, bunu marmelat için kullanacağız. 
Kızılcık marmelatının yapılışı:

  •               Kızılcık şerbeti için suyunu süzünce, geriye kalan tanelerini bir süzgece alın. Elinizle bastırarak püresinin alta geçmesini sağlayın. (Bu kısım biraz zor olacaktır.)
  • Bu pürenin üzerine 1 su bardağı toz şeker ve 2 su bardağı kızılcık şerbetinden ekleyin. Kaynamaya bırakın. Kıvam alınca ocaktan alıp sıcak sıcak kavanoza alın. Afiyet Olsun...

7 Kasım 2012 Çarşamba

Reyhan Şerbeti



                   Şerbetler, Osmanlı mutfağının olmazsa olmazları arasında. Açıkçası benim de, denemeyi ve öğrenmeyi çok sevdiğim şeylerin başında geliyor. Hele de doğal olmayan içeceklerle kuşatılmış durumdayken...
                   Reyhan otuyla, tanışıklığım anca iki seneyi bulur. Çorumlu komşularımdan öğrendim bu bitkiyi. Onlar resimde de görülen tohumlarını kullanmayı seviyorlar. (Fakat şerbette, tohumlu olanları almamazı öneririm. Ben iki demet reyhan aldım, biri tohumlu, diğerini tohumsuz tercih ettim. Farklı yerlerde kullanılacak olduğu için. )Hele de Çorum usulü Tavuklu Bulgur Köftesi 'nde  muhteşem oluyor.
                 Ben şahsen kendim alıp kurutuyorum artık reyhanı. Bulgurlu olan herşeye çok yakıştırıyorum. Hal böyle de, iş, şerbete gelince biraz değişiyor. Bloklarda gezinirken gördüğüm bu şerbeti, biraz araştırdıktan sonra, Cahide Jibek'in ölçüleriyle denemeyi uygun buldum. Rengi onun da dediği gibi daha kırmızı oldu, çünkü benim reyhanlarımın rengi daha bir koyu idi.
               Büyük kızım bir tadına bakıp beğenmediğini söyledi, küçük olan ise, benim verdiğim birinci bardaktan sonra arkasından iki bardak daha götürdü. Söylemek istediğim gibi, kimi çok severken kimi sevmiyor. Sevip sevmeyeceğinize de denemeden karar vermemelisiniz bence.
 Son bir not; reyhan bitkisinin,

  •  anne sütünü artırmaya
  •  mide bulantısına
  •  baş ağrısına
  •  öksürüğe iyi geldiği söylenir.
             Şerbetini eğer ki şekerli yapmak istemiyorsanız, bal ile de tatlandırarak içebilirsiniz. Afiyet Şifa Olsun...
       

Malzemeler:

  • 1 demet reyhan
  • 7 kaşık şeker
  • 1 adet limon (az sıkılmış)
  • 1 çay kaşığı limon tuzu
  • 8 bardak sıcak su

Yapılışı:
  1. Reyhanları kalın saplarından ayırarak ,(uçlarındaki ince saplarıyla birlikte) sürahiye koyuyoruz. Üzerine şekeri ilave ediyoruz.
  2. En üstüne limon kabuklarını koyup, sıcak suyu ekliyoruz. Limon tuzlarını da katıyoruz, böylece dinlenmeye bırakıyoruz.
  3. Böylece dinlenen şerbeti, süzdürüp buzdolabına soğuması için alıyoruz. Soğuk içiyoruz. Afiyet Olsun...

17 Haziran 2012 Pazar

Gül Şerbeti ve Biraz Mola

                 
                    Bir süre buralarda olmayacağım Dostlarım. Biraz mola vermenin vakti geldi. Annemlere gideceğim henüz dallarda kirazlar varken. Biraz çalışıp, biraz gezeceğim. Kısa bir süre olacak bu ayrılık tahminim 15 gün kadar. Sizi bu nefis gül şerbeti ile başbaşa bırakacağım bir süre. Gül kokulu günler dileklerimle. Hoşçakalın...
                    Osmanlı saraylarında, bir yemekten diğer yemeğe geçişte, damak tadını hazırlamak ve mideyi rahatlatmak için kullanılırmış gül şerbeti. Hep yapmak istemiştim, kısmet bugüne oldu. Bu şerbeti yapmak için, kırmızı renkli ve kokulu gül yapraklarını kullanmanızı öneririm. Rengi kadar kokusu da şahane. Değişik bir o kadar da güzel.
                   Şerbet iki aşamalı olarak yapılıyor. Öncelikle, şerbeti hazırlamak için kullanılan şurup hazırlanıyor. Bu şurubu, limon, su ve şekerle çoğaltarak kullanabiliyorsunuz. Fakat yine de buzdolabında uzun süre bekletmemenizi öneririm.
 
 Gül Şurubu İçin Malzemeler:
  • 170 gram kırmızı kokulu gül yaprakları
  • 1 su bardağı toz şeker
Şerbeti İçin:
  • 1 çay bardağı gül şurubu
  • 2 limon suyu
  • damak tadına göre toz şeker
  • yeteri kadar soğuk su







Yapılışı:
  1. Şurubu yapmakla işe başlıyoruz. Gül yaprakları yıkanır ve derince bir kaseye alınır. Üzerine 1 su bardağı toz şeker katılır ve yoğurulur. (Bu esnada elinize eldiven takmanınız öneririm, çünkü parmaklarınız mor bir renk alabilir.) 15-20 dakika, şeker eriyip, gül yapraklarının kokusu ve rengi çıkana kadar yoğurulur. Daha sonra kasenin ağzı streç filmle kaplanıp buzdolabına kaldırılır. (Ben bu şekilde buzdolabında 1 gece beklettim)
  2. Buzdolabından çıkarılan şurup, temiz bir tülbente alınır ve süzdürülür. Böylece şurubumuz hazırlanmış olur. Bu şuruba istediğimiz oranda şeker, limon suyu ve soğuk su ekleyebiliriz.
  3. Şerbeti hazırlamak için, öncelikle limonu sıkarız. Limonun suyunu tülbentten geçiririz. Bu suya, 1 çay bardağı şeker ekleriz, biraz su ilavesi ile şeker eriyene kadar karıştırırız. Tadına bakarak, soğuk su ilavemizi tamamlarız. (damak tadınıza göre ayarlamakta yarar var)
  4. Limonata hazırlanınca, içine azar azar gül şerbetini bir yandan karıştırarak ekleriz. Aromasına yine kendi damak tadımıza göre karar verip, servis edebilirsiniz.

10 Mayıs 2012 Perşembe

Çilek Şerbeti (Lohusalar ve Emziren Anneler İçin)



                                                   Limon Ağacı Hikayesi
              Bir bahçede iki limon ağacı varmış. Bu limon ağaçlarından birisi oldukça heybetli, diğeri ise nispeten daha küçükmüş. Sahibi büyük olan ağaca daha çok limon yapıyor diye daha güzel bakarmış. Bolca sular ve çapalarmış. Halbuki küçük limon ağacına ise zoraki yapar, birinde sulasa bir diğerini "Nasılsa kuruyacak, boş yere uğraşmanın gereği yok." dermiş.
             Bir gün uzak diyarlardan birinden çok güzel çiçek tohumları, rüzgara takılmış , limon ağaçlarının olduğu bahçeye gelmiş. Heryer parsellendiği için sadece limon ağaçlarının dibinde boş toprak varmış. Önce büyük ağaca gitmişler, toprağa düşüp, çiçek açmaları için onun dibinde yer istemişler. Ama büyük ağaç, büyüklüğünün ona verdiği kibirle, onları reddetmiş.
             Küçük ağaç ise, kendi rızkını verenin onun kurumasını istemezse kurumayacağını düşünürek, bu yeni misafirleri kabul etmiş. Böylece kısa sürede toprağa düşen çiçek tohumları rengarenk, mis kokulu çiçekler oluvermişler. Sahibi ise bir gün bahçeye geldiğinde bakmış bu güzel kokuların geldiği yöne. Güzel çiçekleri görünce içi gitmiş. Her gün gelip bu çiçekleri sulamaya ve en iyi gübrelerle beslemeye başlamış.
             Böylece bizim cılız limon ağacı çiçeklerin sayesine iyice beslenmiş, ta dipteki köklerine kadar güçlenmiş. Kısa sürede bahçenin en büyük ve heybetli ağacı oluvermiş...  

           
               Hikayemizdeki gibi, birbirine yardımcı olarak büyüyen, gelişen dostlar ve dostluklar bulmak dileğiyle Hayırlı Cumalar Herkese... Cumanın bereketi üzerinize olsun inşallah.
               Limon ağaçlarının hikayesine benzemez ama ben de günün anlam ve önemine riayeten, arkadaşım için yaptığım çilek şerbetini paylaşacağım bugün. 
              Doğum yapan komşumdan bahsetmiştim sizlere. İşte o arkadaşımın ikiz bebekleri oldu. Sütü yetmez endişesiyle evde 1 kg çilekten yaptım bu şerbeti. Sütü artırmak için yapılan bir şerbet. Ama açıkçası ben bu şerbeti içince, kendim de evde, çocuklar için yapmaya karar verdim. Gerçekten çok güzel. Ben her ihtimale karşı içine karanfil koymadım, ama lohusa şerbetinde olduğu gibi o da eklenebilir. Sadece kök tarçın kullandım, arkadaşım da beğendi tadını. Denemek isteyen olursa, tam da mevsimi gelmişken serin serin ne hoş olur...


Malzemeler:
  • 1 kg çilek
  • 2 kg içilebilir su
  • 1 büyükçe su bardağı şeker
  • 1 kabuk tarçın
  • İsteğe göre 3-4 tane karanfil(Ben koymadım)

Yapılışı:
  1. Çilekler yıkanıp temizlenir tenceyere su ile birlikte konur.
  2. Su kaynamaya başlayınca içine tarçın ilave edilir.Karanfil koyacaksanız bu esnada koymalısınız.
  3. Çileklerin rengi beyazlaşıncaya kadar kaynamaya devam edilir.
  4. Çilekler beyazlayınca şekeri ilave edilir. Bir miktar da bu şekilde kaynatılarak. Süzgece alınır.
  5. Cam bir sürahiye soğuması için bırakılıp, soğuyunca içime uygun hale gelir. Afiyet Olsun...