..

16 Eylül 2012 Pazar

Sulu Köfte (Annem Usulü)

           Merhabalar Sevgili Dostlar. Yeni bir haftaya başlıyoruz inşallah. Okul hazırlıkları, okula uyum haftası derken geldi çattı okul maratonu. Hem çocuklar sevinsin, hem anneler biraz kolaya kaçsın istedim. Enerji de depolayalım bu hafta ; köfte yapalım.
           Yukarıdaki köfte, annem usulü. Annemin sulu köftesini hep çok sevmişimdir. Her ne kadar ben onun kadar lezzetli yapamasam da mümkün olduğunca onunkine benzetmeye çalıştım. Tadı tam istediğim gibi oldu. Ne fazla dağıldı ne sert bir top gibi oldu. Tam ideal ölçüyü yakalayınca sizlerle paylaşmak farz oldu.

Malzemeler:

  • 1 kg dana kıyma (orta yağlı)
  • 4  yemek kaşığı galeta unu
  • 1 kaşığı un
  • 1 yumurta
  • 1 orta boy soğan
  • 5 diş sarımsak
  • 1/2 tatlı kaşığı kimyon
  • 1/2 çay kaşığı beyaz biber (yada karabiber)
  • 1 kaşık salça
  • 2 kaşık un
  • 1,5 litre ılık su

Yapılışı:
  1. Kıyma derince bir kaseye alınır. Üzerine galeta unu, 1 kaşık un, 1 yumurta, baharatlar, 1 tatlı kaşığı kadar (dolu olmasın) tuz eklenir. Soğan ve sarımsaklar incecik rendelenir suyuyla birlikte kıymanın üzerine eklenir.Hepsi birden yoğurulur.
  2. Yoğurulan kıyma harcına yuvarlak şekil verilir. Çok küçük şekilde olmasın çünkü bu çorba değil, cevizden küçük misketten büyük olsun.
  3. Bir tavaya, biraz sıvıyağ ekler, köfteleri kızgın yağa atılır. Şöyle bir ters yüz eder, tabağa alınır.( Çok kızarmasın, rengi dönsün yeter)
  4. Yapışmaz bir tencereye, biraz sıvıyağ ekler, 2 kaşık un koyulur, biraz kavrulur, salçasını ekler, bir iki karıştırdıktan sonra, 1,5  litre kadar ılık su koyulur. Suyumuz kaynamaya ve biraz kıvam almaya başlayınca, içine köfteleri eklenir. Altını kısık ateşe alır, kısık ateşte pişmesini köftelerin lezzetini suyuna vermesini sağlanır. Fazla da kaynatmadan kapatılır. Afiyet Olsun...

15 Eylül 2012 Cumartesi

Tarhana Nasıl Yapılır



                Tarhana için söylenen bir söz vardır: " Üzük bağırsağı ekler" diye. Mayalanmış oluşu ve içinde barındırdığı besinlerdir buna sebep. Her toplumun bir beslenme şekli vardır. Bizim beslenmemizde tarhana çorbasının yeri de her daim bellidir. Yapımı epey meşakkatli, fakat özellikle çocuklu evlerin olmazsa olmazı.
                 Türkiye'nin her yöresinin bir peynir çeşidi, her yöreye ait ekmek çeşitleri nasıl varsa yine yöreden yöreye değişen tarhana yapılışı şekli vardır. Biz bu tarhanayı kayınvalidemle birlikte yaptık. Ölçüleri tam olarak almakla birlikte sadece un ölçüsünde bir problem oldu onun sebebi de 10 kg'lık un çuvalından sonra un oranını sayamamamdan kaynaklandı. Yani bu ölçülerle 10 kg'ın üzerinde una ihtiyacınız olacak.
                  Biz içine kuru bakliyat da eklemeyi uygun görüyoruz. Böylece çocuklara daha iyi olacağı düşüncesiyle. Tarhana yapmaya karar verirseniz tam zamanı olduğunu hatırlatırım. Ayrıca bolca sabrınızın olması gerekir çünkü epeyce uzun sürecek (takriben 15 gün kadar) bir süreye ihtiyacınız var. Pratik tarhana yapımı da mevcut pek çok yerde. Fırından alınan hamurla yapılıyor bunların çoğu. Biz ise mayalanmayı bu şekilde yapıyoruz eskiden beri yapılagelen şekliyle. Neneler bu şekilde yapmışsa vardır bir bildikleri deyip tarife geçiyorum. Kalın sağlıcakla...

Malzemeler:
Mayalanması İçin Gereken Malzemeler:
  • 2 kg süzme yoğurdu
  • 2 kg domates
  • 1/2 kg sivri yeşil biber (acı)
  • 1 kg kırmızı biber
  • 1 kg soğan
  • 1 baş sarımsak
  • 2 demet maydanoz
  • 2 demet dereotu
  • 2 demet nane
  • 1,5 su bardağı tuz
Mayanın Kurulması Aşaması:

  1. Öncelikle işe mayasını kurmakla başlıyoruz. Bunun için bütün malzemeleri yıkayıp ayıkladıktan sonra, mümkün oldukça ince bir şekilde robottan çekiyoruz.
  2.  Domatesi robotta çektikten sonra, suyunu süzgeçten geçirip püresini ekliyoruz. Böylece sadece koyu kıvamlı kısmını eklemiş oluyoruz. (Sulu kısmına da biraz biber ekleyip, kaynatarak, menemenlik yapabilirsiniz)
  3.  İçine kattığımız süzme yoğurdu, tuz, ekleyip ağzı kapalı bir kovada balkona kaldırıyoruz. Çünkü epeyce bir kokusu oluyor. 
  4. Her gün arada bir karıştırıyoruz bunu. Ekşimesi  gerekiyor. 4 gün bu şekilde kalıyor. 

Hamurunun malzemeleri:

  • 1 kase haşlanmış nohut
  • 1 kase haşlanmış kırmızı mercimek
  • 1 kg domates salçası
  • Aldığı kadar un


Tarhana bezlere dökülmeye hazır
Hamurunun Hazırlanışı:


  1. Haşlanmış nohut,, mercimekleri robotta çekip, salça  ekleyip aldığı kadar unla bu hazırladığımız mayayı yoğuruyoruz. Mümkün oldukça un alacaktır,  tam ölçüsünü veremiyorum. Yoğurdunuz hamur biraz katı olsun, sonra kendini bırakacaktır.
  2. Bu karışımı da yaklaşık 8 gün bekletiyoruz. Tabii ki her gün  sabah ve akşam yoğurmak kaydıyla. 
  3. Bu karışım gün geçtikçe daha sıvılaşacak, ekşiyecek 8. gününde artık ekşisi batacak ve beze dökülür hale gelecek.
Son aşama tarhanayı yapıyoruz...

  1. Biz bir gün önceden temiz bir muşamba aldık ve onu güzelce yıkayıp kuruttuk. Daha önceden beyaz örtülere dökerdik, daha büyük parçalar halinde dökerdik. Bu sefer bir yakınımızın tavsiyesi üzerine bu metodu denedik. Kurutma aşaması daha kolay oldu ve naylondan kaldırmak daha kolay oldu. Yukardaki resimde tarhanayı naylona serdiğimizi görüyorsunuz.Muşambanın altına temiz birkaç kat bez sererek üzerine döktüğümüz tarhanayı serdik.
El gözeri dediğimiz işlemi yapıyorum yani kuruyan tarhanayı elimle parçalıyorum






      2.   İkinci işlem, el gözeri dediğimiz işlem. Kurumaya başlayan tarhanayı kenarlarından sıyırarak kaldırıyoruz. Elimizle irice parçalar halinde ovalıyoruz.

      3. Üçüncü aşama ovaladığımız bu tarhanayı  süzgeçten geçirmeye geliyor. İlistir dediğimiz özellikle çelik yada alüminyumdan yapılan geniş süzgeçten geçiriyoruz.
Tarhanayı kurutmaya aldık

 4.  Tekrar kuruması için bezlere alıyoruz. Güneşin altında kurutmamanızı öneririm. Çünkü güneş gören tarhananın rengi ağaracaktır. İdeal tarhananın rengi biraz kırmızı olmalı. İki günde balkonda güneş görmeyen bir yerde kurutup tekrar süzgeçten geçiriyoruz(bunu içine yabancı maddeler karışıp karışmadığını daha yakından gözlemlemek için yapıyoruz)  bez torbaya alıp kışlıkların yanına kaldırıyoruz. Afiyet Olsun...

Not: Biz bu tarhanayı üç ailenin iki senelik tarhanası olarak yaptık. Bu yüzden miktarlar size çok gelebilir. Sizler tarhana yapmak isterseniz, tam oranlarına dikkat etmeden de yapabilirsiniz. Hatta içine katılan malzemeler (yoğurt,domates, yeşillik ve un hariç) kendi damak tadınıza göre değişebilir. Zor gibi görünse de robatta çektiğiniz yeşillik, biber ve suyu süzülmüş domates püresini, yoğurtla karıştırıp 4 gün bekletiyorsunuz. 4 günün sonunda bu karışıma, un,tuz  salça ekleyip tekrar yoğuruyorsunuz. Bunu her gün yapıyorsunuz. Böylece 8 gün bekliyor. Sonunda süzgeçten geçirip kurutuyorsunuz. Özetle ana hatları bunlar.



12 Eylül 2012 Çarşamba

Kuru Börülce Mantısı (Söğüt Yöresi)




          Kuru börülce mantısı,  bizim evde yapılan mantı çeşitlerinden sadece biriydi. Genel olarak bakıldığında, bizim yörede etli mantıdan çok patatesli, börülceli, nohutlu, mercimekli mantı çeşitlerinin yapıldığını görürüz. Burada diğer mantıları da görebilirsiniz. Savaştan nasibini bolca almış, yöre insanı, mantıyı, bakliyatlarla yapmayı denemiş. İyi ki de denemiş, bu güzel yemekleri kültürümüze  katmış böylece.
         Börülce mantısı denemeye değer bir lezzet kesinlikle. Hem farklı, hem de et yemeyenler için de bir alternatif, bir o kadar da besleyici tabii ki.  Deneyin,  bana kesinlikle teşekkür edeceksiniz.

Malzemeler:
Mantı hamuru için:

  • 2 küçük yumurta
  • 1/2 su bardağı ılık su
  • 11 kaşık tepeleme un
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 2 tatlı kaşığı sıvıyağ
İç harcı için;
  • 1 kase haşlanmış kuru börülce
  • 1 orta boy soğan
  • 1/2 demet maydanoz
  • karabiber,tuz
Haşlamak için:
  • İster tavuk suyu kullanın, isterseniz benim gibi,tavuk bulyonları suda eritip suyunu hazırlayın. Miktarı belli değil, mantının üzerini geçmesin yeter. 
Üzeri için;
yoğurt, sumak

Yapılışı:
  1. Yumurtaları kırıp, tuz, sıvıyağ ve un koymaya başlıyoruz. Suyu da ekleyip, mantı hamuru yoğuruyoruz. Hamurun üzerini örtüp iç harcını hazırlamaya başlıyoruz.
  2. Börülceleri, soğan ve maydanozu robata atıp, iyice kıyıyoruz. İçine tuz ve karabiber ekleyip, karıştırıyoruz.
  3. Mantı hamurundan, açabileceğiz büyüklükte bezeler yapıyoruz. Bunu mümkün olduğunca ince açıyoruz. Kareler halinde kesiyoruz.(Kayseri mantısı gibi çok küçük değil)
  4. İçine hazırladığımız iç harcından koyup, bilindik mantı şeklinde kapatıyoruz.
  5. Altı hafifçe sıvıyağ ile yağlanmış tepsiye teker teker diziyoruz. Fırına alıyoruz.
  6. Fırında altları hafifçe pembeleşince, tepsiyi fırından çıkartıyoruz.
  7. Ilık suyun içine, tavuksuyu tableti atıp eritiyoruz. Bu suyu azar azar mantıya ekliyoruz. Su mantının üzerini ha geçti ha geçecek olsun. Yani demek istediğim üzerini suyla doldurmayın mümkün oldukça. Niyetimiz mantıyı sulu şekilde yapmak değil çünkü.
  8. Bu şekilde de fırında suyu hafifçe fokurdamaya başlayınca derecesini düşürüp, biraz daha içini almasını sağlıyoruz.
  9. Üzerine yoğurt ve sumakla servis yapıyoruz. Afiyet Olsun...

11 Eylül 2012 Salı

Papara


                    Papara, bayat yada sert ekmekten yapılan bir kahvaltılık. Bayat ekmekleri hep ekmek köftesi mi yapacağız? Bir de böyle deneyin derim. Şahsen ben çok seviyorum, Denemeniz Dileğiyle...

Papara için malzemeler:

  • İstediğiniz kadar ekmek dilimi(küp doğranmış)
  • 1 yumurta
  • 1 çay kaşığı kırmızı toz biber
  • 1/2 çay kaşığı karabiber yada beyaz biber
  • 1/2 kaşık kimyon
  • 1/2 çay kaşığı isot yada kırmızı pul biber
  • 1/2 yemek kaşığı salça
  • sıvıyağ
  • 1/2  çay bardağı kadar ılık su




Yapılışı:
  1. Yanmaz bir tavaya, biraz sıvıyağ koyup, içine salça katıyoruz. Biraz kavurduktan sonra, ekmekleri katıp iyice her tarafını kızartıyoruz. 
  2. Üzerine baharatları katıp tekrar karıştırıyoruz.
  3. Üzerine suyu ekleyip, kapağını kapatıyoruz, kısık ateşe alıyoruz. Biraz buharlaşsın.
  4. Bir yumurtayı küçük bir kasede çırpıp, yemeğe katıyoruz. 
  5. Yemeye hazırdır paparamız afiyet olsun...


7 Eylül 2012 Cuma

Tereyağlı-Çikolata Parçalı Kurabiye

                         
                          Cumanın bereketi hepinizin üzerine olsun Sevgili Dostlar. Bu güne denk gelen tarifimiz tereyağlı kurabiye.Tereyağlı kurabiye, biraz ağır diğer kurabiyelere nazaran. Epeydir malzemeler bir araya toplanmayı bekliyordu. Örneğin esmer şekeri hazırladım, güzel bir köy tereyağı edindim fakat bu sefer ısıya dayanıklı çikolata parçası bulamadım. Benim oturduğum yerde, çok büyük marketler yok. Dolayısıyla malzeme sıkıntılarım oluyor zaman zaman. Velhasıl sonunda malzemeler bir araya geldi ve tereyağlı kurabiyelerim oldu.
                         Bu kurabiyeleri buzdolabında saklamanızı öneririm. Ben öyle yapıyorum. Kahvemi hazırlıyor, yanına 2-3 tane alıyorum. Muhteşem ikili oluyorlar. Benden söylemesi...

Tereyağlı kurabiye için malzemeler:
  • 1,5 su bardağı oda ısısında tereyağ
  • 1/2 su bardağı esmer şeker (toz şeker de olabilir)
  • 1 yumurta sarısı
  • 2 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 paket vanilin
  • 12 yemek kaşığı kadar un ( sizinki değişebilir)
  • 1/2 su bardağı damla çikolata
Yapılışı:
  1. Bir derince kaseye aldığımız tereyağının üzerine esmer şekeri ekler iyice çırparız. (Şeker eriyene kadar)
  2. Yumurta sarısını, kabaratma tozunu, vanilini ekleyip 9 kaşık un katarız. Yoğurmaya başlarız. (Bundan sonra unu azar azar ilave edelim ki sertlik olmasın.) Çikolatayı ekler bundan sonraki un miktarını öyle katarız. 
  3. Kulak memesi yumuşaklığına gelince hamurumuz üzerini streç filmle kaplar, buzdolabına kaldırırız. 10-15 dakika kadar buzdolabında bekletiriz.
  4. Hamuru dolaptan çıkartıp, cevizden irice toplar halinde şekil veririz. Yağlı kağıt serili tepsiye dizeriz.
  5. Tekrar kurabiyeleri buzdolabına kaldırır, bu sefer 30 dakika buzdolabında bekletiriz.
  6. Fırını 170 dereceye ayarlar, fazla yüksek ısıyı açmadan altı hafif kızarıncaya kadar pişiririz. Afiyet Olsun...
Not:
Bu kurabiyeler konusunda tavsiyelerim olacak. Birincisi, kurabiyeleri ertesi günü yemenizi tavsiye ediyorum, çünkü bana böyle ağır geldiler (belki tereyağından kaynaklanmış olabilir) ikincisi, buzdolabında tutmanızı öneririm. Benim kurabiyelerim buzdolabında duruyor, öğlen kahvemin yanında 2-3 çıkartıp tüketiyorum, tam tadını bu şekilde veriyor.

5 Eylül 2012 Çarşamba

Pratik Tirit Yemeği


                 Tirit yemeğini bilenler bilir "Yukardaki de tirit mi?"  diyebilirler doğal olarak. Bu "pratik tirit", yada çok kullanılan şekliyle "yalancı tirit". Bizim yöremizde tirit yufka ile yapılır ve yahni tarzında pişirilen et kullanılır. Onun lezzeti bir başkadır. İnşallah onu bir başka zaman paylaşırım.
               Bu yemeğin tek püf noktası ekmeğin seçimi. Sert olmalı ekmek, lapa gibi olmamalı suyu çektiği zaman. Ben, bizim yöresel ekmeğimizi kullandım. Bu ekmeğin özelliği; ekşi mayalı, köy fırınlarında pişen, kalın kabuklu ekmek olması. Pratik bir öğlen yemeğinde tüketildi tarafımızca. Belki sizlere de fikir verebilir düşüncesiyle paylaşılmaya değer görüldü. Sevgiyle kalın dostlarım.

Malzemeler:
  •  Tabak sayısına göre ekmek dilimi (ben bir tabak için 2 incecik dilim kullandım)
  • Üzerine yine tabak sayısına göre 100 gram kadar kıyma kullandım tabak başı (daha da az olabilir)
  • 1 tane küçük soğan
  • 1 orta boy domates
  • 1 diş sarımsak
  • 1/2 tatlı kaşığı karabiber
  • isteğe göre kimyon 
  • Üzerine isteğe göre yoğurt
  • tuz

Yapılışı:
  1. Soğanı küp şeklinde mümkün olduğunca ince kıyıyoruz. Çok az sıvıyağda hafifçe kavuruyoruz.
  2. Soğanlar kavrulurken, içine kabukları soyulup küçük küpler halinde domates ve sarımsak da eklenir.
  3. 1 su bardağı su eklenir. Bir iki fokurdadıktan sonra indirilir.(gerekirse suyu çoğaltabilirsiniz)
  4. Ekmekleri, ince dilimler halinde doğrayıp, kare kare doğrarız. Üzerine hazırladığımız kıymalı harcı döker, suyuyla ekmeklerin ıslanmasını sağlarız. İsteğe göre yoğurt da ekleyibilirsiniz. Afiyet Olsun...


Kuru Börülce Salatası


                       Biz börülceyi çok seviyoruz. Bazen salatasını yapıyor, bazen de sanırım Bilecik'e özgü olan mantısını. Sanırım diyorum çünkü, başka yerde bunun mantısının yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. Mantısını da yakın zamanda paylaşacağım inşallah.
                       Bu arada yararlarını merak ettim de hem c vitamini, hem bitkisel protein açısından zenginmiş. Ayrıca kansızlığa da iyi geliyormuş. Şu aralar  tam da ihtiyacım olan şey bu. Düşük orandaki kan seviyem sonucunda, kansızlık tedavisine başlamış durumdayım. İsabet olmuş yani benim için :)
                      Börülce salatasına dönecek olursak, börülce salatası tabii ki de, bir çeşit piyaz. Fakat tadı bakımından biraz daha farklı. İster yeşilini, ister kurusunu, ister turşusunu, ister mantısını yapın her şekilde favoriniz olur kanımca. Tavsiyemdir, denemeniz dileğiyle...
                    
Not: Börülceyi haşlarken bir gece önceden ıslatabilirsiniz yada ıslatmayabilirsiniz. Kurufasulyenin aksine daha çabuk pişen bu fasulye türü, fazla sizi yormayacaktır. Haşlerken iyice yıkadığımız börülcelere su ve az miktarda tuz ekleyerek ocağa alırız. İsterseniz suyunu 2 kez değiştirebilirsiniz. Ben şahsen tercih etmiyorum. Yine de tercih her zamanki gibi sizin.

Malzemeler:
  • Bir kase haşlanmış börülce
  • 1 su bardağı haşlanmış mısır taneleri
  • 1/2 demet maydanoz
  • 1/2 demet dereotu
  • 1/2 demet soğanın yeşil yaprakları
  • 1 kapya biberi
  • 2 orta boy kabuğu soyulup küp küp doğranmış domates
  • 2 kaşık zeytinyağı
  • 2 kaşık nar ekşisi


Yapılışı:
  1. Haşladığımız börülceler, ılık sudan geçirip, bir derince kaseye alırız.
  2. Soğan, maydanoz, dereotunu ince ince doğrayıp, börülcelere ekleriz.
  3. Kapya biberini küçük küpler halinde doğrar ekleriz. Hazırlanmış domatesleri ekleriz.
  4. Mısırı da ekleyip, sosunu hazırlamaya geçeriz.
  5. Sosu için isterseniz, sirke türevi isterseniz limon tercih edebilirsiniz tabi. Ben nar ekşisini tercih ediyorum. Nar ekşisi ve zeytinyağını çok az tuzla karıştırıp (börülceleri haşlarken tuz eklemiştim) salatanın üzerine ekliyorum ve şöyle bir karıştırıp servis yapıyorum. Afiyet şeker olsun...

4 Eylül 2012 Salı

Kavunlu Kup


                    Annemin getirdikleri, köyden getirdiklerimiz derken, bende nevaleler bitmiyor.  Annemlerin yetiştirdiği bu kavunlar dışı sarı renkte ve uzun süre dayanabilenlerden değil. Ayrıca susuz yetişiyor. Yani sulama yapılmadan, yağmur suyu ve toprağın nemiyle. Durum böyle olunca, kavunların aroması bol ve rengi ve tadı muhteşem oluyor. Kavunlar o kadar tatlı ve rengi o kadar turuncuydu ki, "_Mutlaka bunu değerlendirmeliyim." dedim ve işte ortaya çıkan kuplar: Muhteşem Kavunlu Kup...
                   İçine daha önceden fazlasını buzluğa kaldırdığım haşhaşlı muffinleri de küp küp doğrayıp ekledim. Evin ahalisinin bazısı buna evet onayı verse de bazısı çekimser davrandı. Dolayısıyla kek eklemek tamamen size kalmış. Ama  kavun aromalı pudingi kimse " Olmamış" demedi, diyemedi. Hazır kavun mevsimiyken siz de deneyin derim.
Kavunlu Kup İçin Malzemeler:

Sütlü Kısmı İçin:
  • 3 su bardağı süt
  • 3/4 su bardağı şeker (kavunun tatlılık oranına göre)
  • 1,5 yemek kaşığı un (tepeleme)
  • 1,5 yemek kaşığı nişasta (tepeleme)
  • 1 kaşık tereyağ (silme)
  • 1 paket şekerli vanilin
Kavunlu Kısmı İçin:
  • 2,5 su bardağı robatta çekilmiş kavun (sert ve turuncu olsun)
  • 2 yemek kaşığı toz şeker (oranı yine size kalmış)
  • 1 yemek kaşığı nişasta 








Yapılışı:
  1. Öncelikle kavunlu kısmını hazırlamakla başlıyoruz. Bir küçük tencereye aldığımız kavun püresine, şeker ve nişasta ekleyip, ocakta biraz suyunu çekene kadar pişiriyoruz. Göz göz olup biraz fokurdaması gerekiyor, fakat dikkat edin dibine tutmasın, sürekli karıştırmakta yarar var. Bırakın biraz koyulaşsın, yoksa pudingimizi fazla sulandırabilir.
  2. Muhallebisini hazırlıyoruz. Yine bir tencereye, süt, şeker, nişasta katıp ocakta pişirmeye başlıyoruz. Sürekli başında karıştırıyoruz. Göz göz olup koyulaşınca, altını kısıp, biraz daha pişiriyoruz. İstediğimiz kıvama gelince ocaktan alıp içine vanilin ve tereyağ katıp iyice karıştırıyoruz. 
  3. Muhallebi sıcakken kavunlu hazırladığımız kısmı da ekleyip ikisini aynı tencerede iyice karıştırıyoruz. 
  4. İsteğe göre dibine küp küp doğranmış keklerden oluşan kupların üzerine isteğe göre sadece puding kasesine alıp, soğumasını bekliyoruz. Soğuyunca buzdolabına kaldırıp, 3-4 saat bekletiyoruz. Üzerini istediğiniz şeyle süsleyebilirsiniz yada sade tüketebilirsiniz. Afiyet olsun...

3 Eylül 2012 Pazartesi

Amasya Çöreği

                   
                    Mutlu haftalar Sevgili Dostlar...Ben bütün pazartesilere, güzel ve yeni umutlarla girmek istiyorum. "Nasıl düşünürsen, öyle olur." felsefesiyle bu haftaya güzel şeylerin olacağını umarak ve isteyerek başlıyorum. Sizlere de isteklerinizin gerçekleşeceği güzel bir hafta dilerim...
                    Bayramda topladığımız cevizlerden faydalanmanın zamanı geldi. Amasya çöreği yada cevizli çörek dediğimiz bu tadı biz çok seviyoruz. Çayımızın yanında güzel gidiyor. İster kahvaltılık, ister başka öğünde tüketin. Denemeniz dileğiyle...


Amasya çöreği için malzemeler:

  • 1 su bardağı ılık süt
  • 1/2 su bardağı oda sıcaklığında yoğurt
  • 3/4 su bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı ılık su
  • 1/2 yaşmaya
  • 3 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • 1 su bardağı iri kırılmış ceviz
  • 1 yumurta
  • aldığı kadar un




















Yapılışı:
  1. Ilık süt ile yaşmayayı 1 kaşık şeker ile iyice eziyoruz. İçine ılık su, yoğurt, sıvıyağ ve tuz ekleyip yine karıştırıyoruz. En son cevizleri de ekleyip aldığı kadar unla yoğuruyoruz. 
  2. Hamuru mayalanması için 45 dakika bekletiyoruz.
  3. Hamurdan mandalina büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlak şekil veriyoruz.
  4. Yağlanmış tepsiye diziyoruz. Bir 15 dakika da bu şekilde bekletip,üzerine çırpılmış yumurta sürüyoruz.  200 derece fırında üzeri ve altı kızarıncaya kadar pişiriyoruz. Afiyet Olsun...

1 Eylül 2012 Cumartesi

Patates Kroket

         
              Patates bir evin olmazsa olmazı. Patatesi değişik şekillerde yapmanın bir yolu da, kroket yapmak herhalde. Bizim evde herkes seviyor. Şekli yuvarlak da olabilir tabi ama ben bu şekilde tercih ediyorum. Ayrıca isteğe göre içine, salam, sosis tarzı şeyler de ekleyebileceğiniz gibi, kaşarlı da tercih edebilirsiniz. Fakat siz siz olun sıcak sıcak tüketin çünkü kısa sürede çıtırlığını kaybedecektir. Denemeniz dileğiyle...

Patates Kroket İçin Malzemeler:
  • 6 adet patates (siz isterseniz daha az tutabilirsiniz)
  • 4 yemek kaşığı nişasta
  • 3 yumurta ( 1'i içine 2'si dışı için)
  • 2 kaşık beyaz peynir rendesi
  • 2 kaşık un
  • 1 su bardağı galeta unu
  • 1/2 tatlı kaşığı kara biber
  • tuz
  • kızartmak için sıvıyağ

Yapılışı:
  1. Patatesleri haşlayıp, kabuklarını soyuyoruz ve rendeliyoruz.
  2. Patatesin içine 1 tane yumurta kırıyoruz. Nişasta, peynir, karabiber, tuz ekleyip, yoğuruyoruz.
  3. Diğer taraftan 2 yumurtayı çırpıyoruz ve 2 kaşık unla 1 su bardağı galeta ununu karıştırıyoruz.
  4. Tezgahın üzerine galeta unlu karışımdan biraz yayıyoruzYoğurduğumuz patatesden bir parça koparıyoruz, ve patatese bu unun üzerinde oklava şekli veriyoruz.
  5. Fazla kalın olmasın rulolar. Bir parmak uzunluğunda kesiyoruz ve yumurtaya atıyoruz, oradan da çıkartıp tekrar galeta ununa beledikten sonra kızgın yağa atıp kızartıyoruz. Dikkat edin yağ fazla yüksek ısıda olmasın, düşük seviyede kızarsın.
  6. Sıcak tüketmenizi öneririm. Afiyet şeker olsun...

30 Ağustos 2012 Perşembe

Ev Yapımı Patates Cipsi


        Hayırlı cumalar Sevgili Dostlar. Bugün çocuklar için çok basit bir tarifim var. Aslında tarif demek bile haksızlık belki. Hatta pek çoğunuzun bildiği bu şeyi ben bir arkadaşımın kahvaltı sofrasında rastladım. Arkadaşım okula, oğlunun beslenmesine, patatesi bu şekilde yapıp koymuş. Öğrenciler "_Öğretmenim, Furkan beslenmede patates cipsi getirmiş. " demişler. Öğretmen gelip bir tane almış tam ikna olmamış. Bizim Furkan ise "_Öğretmenim benim annem bu şekilde yapıyor, ben seviyorum diye." deyince olay çözülmüş.
         Eşim işi gereği birçok fabrikaya gidiyor. Bu gittiği fabrikalardan birisi ise büyük bir markanın cips fabrikası. Ben şimdi felaket tellalcısı gibi olmıyayım ama, malesef o kadar güvenlik önlemlerine rağmen, cipsten tiksinmiş durumda. Bizlere kesinlikle cips alımını yasakladı. Bu şekilde cips yapmak çocuklar için ve tabi benim için de iyi oldu.
          Patatesleri kızarttıktan sonra isterseniz, üzerine kekik, pulbiber yada sevdiğiniz başka baharatları da ekleyebilirsiniz. Biz sade olanını seviyoruz. Labne peynirli dib sosla güzel gidiyor. Fakat bugün biz kahvaltıda bu şekilde yedik. Sizlere de şiddetle öneririm.


Patates Cipsi İçin Malzemeler:
  •  3 adet orta boy patates
  • Kızartmak için ayçiçek yağı
  • Tuz
  • İsteğe göre baharat







Yapılışı:
  1.  Patateslerin kabukları soyulur ve resimdeki kabuk soyma aparatı ile patates ince ince dilimlerir.
  2. Bir taraftan kızartma tenceremize sıvıyağı ekleriz, yağ kızınca içine patates dilimlerini teker teker atarız. Hepsini birlikte atmaya kalkarsak, çıtır çıtır olmuyor.
  3. Bir tabağın altına kağıt havlu sereriz. Yağdan çıkarttığımız patatesleri bu havlunun üzerine alıp, tuz serperiz. Eğer baharatlı yapacak isek baharatını da bu esnada koymamız gerekiyor.
  4. Bu işlem patatesler bitene kadar devam ediyor. Hepsi bu kadar. Afiyet şeker olsun...

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Gül Biber Turşusu





            Anneciğim bahçesinden getirdi bu biberleri. Ben de tazesini ilk kez görüyorum. Adı "gül biber", incecik, çıtır çıtır, yemesi güzel. Hazır annem varken, bu biberleri taze tüketmek yerine, turşusunu yaptırdım. O malzemeyi koydu, ben not aldım. 4-5 günde yemeye hazır. Annem, maraşbiberi ile de turşu yapıyor aynı şekilde. Tadına gelince acısı var biraz fakat yemeye doyulmuyor. Ben nerdeyse sayarak koyuyorum sofraya. O kadar kıymetli yani benim için. Hem annemin eli değdiği için, hem o yetiştirdiği için.
           İster hafif acı tadıyla, çorbalarınıza eşlik etsin, isterseniz kahvaltı sofranızda yerini alsın. En güzel halini ise kısırın yanında yediğiniz zaman alıyor. Kalın sağlıcakla...


Malzemeler:

  • 1 kg gül biber
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 1 çay bardağı ayçiçek yağı
  • 3 tatlı kaşığı tuz
  • 1 baş sarımsak
  • kavanozun üstünü geçeçek kadar üzüm sirkesi





 Yapılışı:
  1. Bir tencereye su koyup, kaynamaya bırakıyoruz. Biberleri yıkayıp bu su kaynayınca bu suda biberleri, 1-2 dakika  kadar hafifçe haşlıyoruz. Rengi biraz dönsün yeter, niyetimiz biber haşlaması yapmak değil :)
  2. Sarımsakları soyup, doğruyoruz. Turşuyu koyacağımız kavanozumuzun en dibini kapatacak şekilde biberlerden koyuyoruz. 
  3. Üzerine doğranmış sarımsaklardan bir kaşık serpiyoruz, biraz şeker, biraz yağ,biraz tuz... Bütün malzeme bitene kadar bu işlem devam ediyor.
  4. Biberler bitince sirkeyi alıp biberlerin üzerini geçene kadar kavanozumuzu dolduruyoruz. Bu şekilde 5 gün kalması yetiyor. Tabi daha uzun kalması da sizin elinizde. Afiyet Olsun...

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Erik Marmelatı



              Bayramı köyde geçirince elimiz boş dönmedik. Hazır bostandan topladığımız taze fasulyeler, yine kendi ellerimizle topladığımız kiren (kızılcık), çerkeşe özgü peynir ve tereyağ ve hatta teyzemin bahçesinden toplayıp getirdiği bahçe erikleri...
            Her neyse dün bütün gün bu nevaleleri poşetleyip ortadan kaldırmakla meşguldüm.  Marmelat yapımını ben reçel gibi görmüyorum. Yani bence sadece görüntü olarak değişik değil bu iki tür. Bana marmelatlar pek tatlı değil de sanki biraz mayhoş olmalıymış gibi gelir. Bu nedenle ben fazla şeker katmıyorum. O doğal ekşilik hoşuma gidiyor. Denemeniz dileğiyle...

Malzemeler:
  • 2 kg erik (fazla ekşi olmayanlarından)
  • 3 su bardağı dolusu toz şeker
  • birkaç damla limon suyu
  • 1 su bardağı su

Not: Benim kullandığım erikler fazla ekşi değillerdi. Bu yüzden bu miktarda şeker yeterli oldu. Eriklerinizin ekşiliği ve kendi damak tadınıza göre şeker oranını ayarlamanızı öneririm.


Yapılışı:
  1. Erikler yıkanıp derince bir tencereye alınır. İlk etapta dibini tutmasın diye bir su bardağı su ekleriz.  Arada bir karıştırarak eriklerin kabukları iyice soyulup süzgeçten geçmesi kolaylaşacak hale gelince altını kapatıp ılımaya bırakırız.
  2. Büyükçe süzgeci altına bir tencere koyarız. Süzgece erikleri boşaltırız. Suyunu süzmesini bekleriz. İyice soğuyunca elimizle yada bir kepçe yardımıyla bastırarak erikleri süzgeçten geçiririz.
  3. Tencereyi tekrar ocağa alırız. Bir iki fokurmaya başlayınca içine şeker ilave ederiz. Şekeri karıştırarak eritiriz. Marmelat kıvam alıncaya kadar ocakta tutarız. Koyulaşınca dikkat edin sürekli başında durmanız gerekir. Çünkü dibi kolayca tutabilir.
  4. Marmelatın kıvamını kepçeden kolayca akan kıvamda tutarız. Çünkü marmelat soğuyunca hatta buzdolabında aylarca bile kalacağından koyulaşacaktır. Fazla sert bir hal almasını istemiyoruz o yüzden fazla koyu kıvamlı olmadan ocaktan alıyoruz. Ocaktan olacağımıza yakın limon suyunu sıkar birkaç dakika daha tutar ocaktan alırız. Afiyet Olsun...

Not: Sıcaklarda reçel ve marmelatları iyi muhafaza etmek gerekir. Hele de erik gibi kolayca bozulabilecek türden olanları en iyisi buzdolabında muhafaza etmek bence.

24 Ağustos 2012 Cuma

İncir Uyutması Tatlısı




             İncir uyutması, bilindiği gibi, süte biraz şeker eklenip, içine kuru incir ilavesi ile yapılan bir tatlı. Ben bu şekilde sevmediğimden biraz farklılık kattım. Örneğin nişasta ekleyip, sütlü tatlı tarzını verdim ve içine eklediğim tereyağ hem kıvamını hem de lezzetini artırdı vanilin aroması da eklenince, yemesi hoş bir hal aldı. Böylece benim elimdeki incirler değerlendi. Daha da önemlisi, çocuklar tatlı bahanesine incir yediler. Rengi karamel rengi oldu çünkü ben biraz bu renk geçsin istedim. Yani tatlı kıvam alınca da en son ekleyebilirdim ama bence tatlıya özünü asıl yansıtan bu renk. İçindeki incir çekirdekleri çıtır çıtır bir hoşluk katıyor. Ben beğendim şahsen. Tabi her zamanki gibi tercih sizin...

İncir Uyutması Tatlısı için malzemeler:
  • 10-12 adet kuru incir (içlerine dikkat edin)
  • 1 litre süt
  • 1 su bardağı şeker 
  • 2 kaşık nişasta (tepeleme)
  • 2 paket şekerli vanilin
  • 1/2 yemek kaşığı tereyağ
  • üzeri için ceviz






Yapılışı:
  1. İncirleri yıkayıp, mümkün olduğunca küçük şekilde doğruyoruz. Üzerine sıcak su ekleyip yumuşaması için kenara alıyoruz. İncirler bu şekilde 10 dakika yumuşuyor. Süzgece alıp suyunu süzmesini sağlıyoruz.
  2. Süte nişasta ve  şekeri ekleyip iyice karıştırıyoruz ve ocağa alıyoruz.
  3. Sütün başında durarak sürekli karıştırıyoruz.
  4. Suyu süzülen incirleri süte ekliyoruz. Tereyağ ve vanilini de ekliyoruz. Karıştırmaya devam ediyoruz.Muhallebi kıvamını alınca ocaktan alıp kaselere boşaltıyoruz. Üzerini cevizle süsleyip buzdolabına kaldırıyoruz. 3 saat buzdolabında bekletip soğuk tüketiyoruz. Afiyet Olsun...

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Tas Kebabı


                  Merhabalar Sevgili Dostlar. Mübarek ramazan ayını da geride bıraktık. Bayramı hayırlısıyla geçirdik. Aslında bu tarif bayram tatiline çıkmadan öncesi için hazırlanmıştı, gidişimiz o kadar yoğun ve acele oldu ki yayınlamak bu güne nasip oldu. Bayramı Çerkeş'te geçirdik.  Eş, dost, akraba bu bayram hep köye gelmişler. Akşamları hatta bazı sabahlar orada soba yaktık. Evet yanlış duymadınız soba yaktık çünkü üşüdük. Ben buradan ince şeylerle gitmiştim, fakat epeyce soğuktu. İzgi ile ben sobanın yanına kediler gibi yanaştık, erkenden kış yaşadık. Köyde bayram eski adetlerle yaşandı. Mesela sabah erkekler bayram namazından çıktığında bizler de hazırda bekleyip, benim ufaklıklarla birlikte ceviz topladık. Hepimizin elinde birer poşet vardı. Hane sahipleri evin önüne çıkmış, ellerinde cevizlerle bizleri bekliyordu. Bizler onların yanına gidiyor, bayramını kutluyorduk, onlar da bizlere ceviz veriyordu.  Güzel ve değişik bir bayramdı bizler için, malesef kısa sürdü.
              Şimdi gelelim tarifimize. Et yemekleriyle her zaman aram iyi olmuştur, benim kızların aksine. Kime çektilerse artık. Tas kebabına patates yada bezelye koymayanlar da var biliyorum. Bu şekilde tas kebabını, biz düğünlerimizde yaparız. Biz tas kebabını bu şekilde severiz. Ben de alışkın olduğum şekilde yapıyorum. Denemek size kalmış...

5-6 kişilik
Malzemeler:

  • 600 gram dana eti (mümkünse yumuşak yerlerinden)
  • 1 çay bardağı haşlanmış yada konserve bezelye
  • 1 tane kırmızı biber
  • 1-2 tane sivri biber
  • 1 orta boy patates
  • 1 kaşık salça
  • sıvıyağ
  • isteğe göre tane karabiber yada toz karabiber
Marine etmek için:
  • Et kuşbaşı şeklinde doğruyoruz.
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 soğanın suyu
  • 2 kaşık sıvıyağ
  • 1/2 su bardağı süt

Yapılışı:
  1. Etleri bir gece önceden terbiyelemek en iyisi. Çünkü dana etini pişirmek için epeyce zaman gerebiliyor. Terbiyelediğimiz taktirde, etler daha lezzetli ve daha yumuşak oluyor. O zaman buyurun terbiyeleme kısmına.
    Etleri bir kaseye alıyoruz. İçine bir soğanı rendeleyip suyunu sıkarak, etlere bu suyu ekliyoruz. 1/2 su bardağı kadar sütü ekliyoruz. 2 kaşık sıvıyağ ekleyerek iyice karıştırıyoruz. Üzerini streç filmle kapatıp buzdolabında 1 gece dinlendiriyoruz. 
  2. Etleri marine ederken soğan suyu ile yumuşattığımız için isterseniz soğan eklemeyebilirsiniz. Fakat soğan Türk mutfağında bolca kullanılan ve bizim damak tadımıza uygun olduğu için ben yemeğin içine de soğan ekliyorum. Soğanı küp küp doğrayıp, bir teflon yada döküm tencereye alıyoruz. İçine Biraz sıvıyağ ekleyip, soğanları kavuruyoruz. Soğanlar kavrulmaya yakın içine salçayı ekliyor çok az da salça ile kavuruyoruz. 
  3. Sıra etleri eklemeye geldi. Etlerden sonra karabiber ve istediğiniz başka baharat varsa onları ekliyoruz. Kapağı kapalı ve kısık ateşte olarak etlerin suyunu çekmesini sağlıyoruz.
  4. İçine küp küp doğranmış (etlerin boyutuna göre) patatesleri ekliyoruz. Biraz su ekliyoruz. En son biberleri doğrayıp ekledikten sonra, patatesler yumuşayınca altını kapatıyoruz. Afiyet Olsun...

15 Ağustos 2012 Çarşamba

Sebzeli Mercimek Çorbası


                        Merhabalar Sevgili Dostlar. Mercimek çorbası şüphesiz pek çoğumuzun severek yediği ender çorbalardan biridir. Bizim evin ahalisi tarafından da sorun çıkartılmadan içilir. Hal böyle olunca da evin annesi ve eşi ve aynı zamanda aşçıbaşı bendeniz bu masum çorbanın içine evde bulduğum sebzeleri katarak pek de masum olmayan bir hale sokuveriyorum. Çünkü bizim evde sebzeler mimlidir. Pek kolay kolay yenilmez ve sevilmezler. Hoş et türleri için de aynı rivayetler yapılıyor ya, artık bunlara kulak asmıyorum. Aşçıbaşı ben isem o zaman benim düdüğüm öter. O kadar...

Sebzeli Mercimek Çorbası İçin Malzemeler:
  • 1 su bardağı mercimek
  • 1 orta boy patates
  • 1 havuç
  • 1 büyükçe kırmızı biber
  • 1 orta boy kurusoğan
  • 3 dal taze soğan
  • 1 büyükçe domates
  • 1-2 kaşık kavrulmuş un
  • 1/2 kaşık salça (isteğe göre biber salçası)
  • 1-2 su bardağı etsuyu yada tavuk suyu
  • tuz


Yapılışı:
  1. Mercimekler yıkanarak, bir tencereye alınır. Üzerine patates, havuç, kırmızı biber,domates,  kuru soğan rendelenir. Biraz tuz ilavesi ile kaynamaya alınır.
  2. Biz bu arada taze soğanı ince ince kıyıp üzerine ekleriz. Kaynarken gerekirse biraz daha su ilave ederiz. Böylece sebzelerin ve mercimeği pişiririz.
  3. Şimdi sıra haşlanan bu sebzeleri blendırda çekeriz. İyice pürüzsüz olana kadar çekeriz.
  4. Başka bir tencereye biraz sıvıyağ koyarız ve salçayı biraz kavururuz. İçine sebzeli püreyi ve etsuyunu ekleriz. İçine 1 yada iki kaşık kavrulmuş un ekleriz. Suyuna bakarız. Gerekirse biraz daha su ilavesi yapılabilir. Böylece kaynayana kadar bekleriz. İsteğe göre baharat eklenebilir. Afiyet Olsun...

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Şakşuka


               Biliyorum hepiniz çok seviyorsunuz, hele de şu yaz aylarında. Yaz mevsimi bana kızartma mevsimi gibi gelir. Bizim ev ahalisi, akşamları iftar bile olsa, yemek yemek istemiyorlar. Durum böyle olunca da kızartmalara bolca yer veriyorum.
              Dolapta sebzelerimin hemen hepsinden azar azar kaldığında genelde tercihim şakşuka olur. Yukardaki görüntü de böylece ortaya çıkanlardan. Hadi o zaman buyurun şakşukanın tarifine;

Malzemeler:
  • 2 patates
  • 1 kabak
  • 2 küçük patlıcan
  • 3 tane çarliston biber
  • 2-3 domates
  • 3-4 diş sarımsak




Yapılışı:
  1. Patlıcanlar alaca soyulur,küp küp doğranarak tuzlu suda bekletilir.
  2. Domatesler rendelenerek, bir tavaya biraz sıvıyağ ve tuz eklenir. Üzerine sarımsaklar soyulup doğranarak kavrulur. Hafifçe suyunu çekince altı kapatılır.
  3. Kabaklar soyulup küp küp doğranır.Biberler ve patates küp küp doğranır. Tuzlanır.
  4. Kızartma tenceremiz ocağa alınır. Yağ hafifçe kızdırılır. İçine kabaklar atılır.
  5. Genişçe bir tabağın altına rulo havlu serilir, kızaran kabaklar bu havluya alınarak, fazla yağının alınması sağlanır.
  6. Biberler atıp kızartılır. Aynı şekilde havluya alınır. Patatesler de atılır kızartılır. En son patlıcanların suyu süzülüp temiz bir havlu ile fazla suyunu alırız ve onları da kızartarak tabağa alırız.
  7. Üzerine hazırladığımız domates sosunu ilave eder servis yaparız. Afiyet Olsun...