..

23 Kasım 2011 Çarşamba

Üç Renkli Patates Salatası


            Salatalarla dolu bir menü ve benim her gün neredeyse salata yayınlamak zorunda kalmam. Fakat bunların hiçbirini es geçmek istemiyorum. Sonuçtan keyif alacağınız bir tarif.Pek çoğunuz yapmıştır.Ben ise pancarı fazla tuttum ki bu fazla tüketmeye alışmadığımız sebzeyi daha fazla yiyelim diye. Siz isterseniz. Haşlanmış ve rendelenmiş patatesleri üçe eşit ayırarak katların daha belirgin olmasını sağlayabilirsiniz. Ben dedim ya pancarlı ve de kırmızı olsun istedim.
Bu tarifimi Sevgili Çacaron blok Çay kahve bahane etkinliğine gönderiyorum. Kolaylıklar diliyorum.
Malzemeler:
7-8 tane haşlanmış patates,1 orta boy pancar,1/2 demet dereotu,1/2 demet maydanoz,2 orta boy haşlanmış havuç, sıvıyağ, tuz

Yapılışı:
  1. Haşlanmış patatesleri rendenin ince tarafından rendeliyoruz.Havuçları da ayrı bir kapta rendeliyoruz.
  2. İsteğe göre eşit miktarda ayırdığımız patateslerimizin hepsini ayrı bir kaba alıyoruz.
  3. Birine haşlanmış ve rendelenimiş havuçları, diğerine ince ince kıyılmış yeşillikleri, bir diğerine ise rendelenmiş pancarı ekliyoruz. 
  4. Her birine limon sıkıyoruz ve tuzunu ayarlıyoruz. Sıvıyağ ekleyip dibi yağlanmış kek kalıbına en üstte pancarlı, onun altında havuçlu, onun altında yeşillikli patatesler kalacak şekilde kalıba yerleştiriyoruz. Elimizle bastırıyoruz. Ters çevirip çıkartıyoruz.Afiyet Olsun.

22 Kasım 2011 Salı

Havuçlu Elmalı Kereviz Salatası





                                      Merhaba dostlarım.Ankara'da güneşe rağmen soğuk var bugün.Benimse geçen haftadan kalan günümde yaptığım ve bir türlü yayınlayamadığım tariflerim var. Annemler vardı geçen hafta. İşte bu yüzden tarif yayınlamak istemedim. Daha doğrusu tarif yayınlamak yerine küçük yiğenimle oynamayı,  annemlerle muhabbet etmeyi tercih ettim.Her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi bu mutluluk da bugün son buldu.Kimbilir anneciğim bir daha ne zaman gelecek benim evime.Malum, başka memlekete gelin gidersen,sonun böyle mahzun oluyor.
                                       Gün menümdeki tarifleri yayınlamamı isteyen arkadaşları daha fazla bekletmeden portakal çanağında sunduğum ve salataya geçelim.Bu arada kereviz salatasını sade sevenler varsa içine havuç yada elma eklemeyebilirler yada sadece birini ekleyebilirler. Ben kerevizin kokusunu pek sevmediğim için mümkün oldukça bu tadı kapatmak istedim.Değişik bir salata oldu. Afiyet olsun.

Malzemeler:
5 adet içleri kaşıkla çıkarılmış portakal kabuğu,1 büyük kereviz,1 havuç,1 elma, 1/2 demet dereotu,1 diş sarımsak,3 kaşık mayonez, aldığı kadar yoğurt,tuz, limonsuyu,süslemek için ceviz

Yapılışı:

  1. Kereviz soyulur ve rendelenir, üzerine limon sıkılır.
  2. Havuç soyulup rendelenir,elma  soyulup rendelenir, dereotu ince ince kıyılır, sarımsak dövülür.
  3. Bir kasede sarımsağa mayonez eklenir, yoğurt eklenerek karıştırılır ve tadına bakılarak tuzu koyulur.
  4. Kerevizin suyu sıkılır rendelenmiş diğer malzemelerin içine eklenerek hazırlanmış yoğurt karışımı eklenir.Portakal kabuklarının içine koyularak üzeri cevizle süslenir. Afiyet Olsun.

16 Kasım 2011 Çarşamba

Arkadaş Günüm


                        15 Kasım'da arkadaşlarımla yaptığım günüm vardı.Gelinimiz Fadime sağolsun bana bu masayı hazırlamamda çok yardımcı oldu.Bu arada baklava el açmasıdır. Sevgili Hatice Babaanne kendi elleriyle açıp,bana göndermiş. Elleri dert görmesin..Onlar için seçtiğim tariflere gelin birlikte bakalım.

Kıymalı Avcı Böreği

Yaprak Sarması

Üç Renkli Patates Salatası

Yeşil Mercimek Salatası

Havuçlu Elmalı Kereviz Salatası

Sultan Lokumu

Hatice Babaannenin taa köyden yapıp gönderdiği el açması baklava


Hamur İşleri (Patatesli Poğaça ve Örgü Çöreği) 


En kısa zamanda tariflerimi paylaşacağım. Sevgiyle kalın....

13 Kasım 2011 Pazar

Rulo Kurabiye


                        Sizlere çok güzel bir kurabiye tarifiyle merhaba diyorum.Bu bir arkadaşımda yediğim ve çok beğendiğim kurabiyenin, kendimce yaptığım küçük bir değişiklikle son bulmuş durumu.Hem gevrek,hem de ağızda dağılıyor.Ayrıca sert değil.Arasındaki cevizlerde bir ayrı yakışmış ona.Değişik kurabiye yapmak isteyenlere alternatif olabilir.

Malzemeler: 200 gram margarin,2 yumurta,1 çay bardağı yoğurt, 1 çay bardağı sıvıyağ,7 çorba kaşığı toz şeker,1 paket kabartma tozu,2 çay kaşığı mahlep,1çay kaşığı tuz,aldığı kadar un,kakao,ceviz kırığı.

Yapılışı:
  1. Bütün kurabiyelerde olduğu gibi oda sıcaklığındaki margarinimizin yanına kakao,ceviz ve tuz haricinde bütün malzemeleri katıp karıştırıyoruz.Şekeri mümkün olduğunca eritiyoruz.
  2. Azar azar un ekleyerek kulak memesi yumuşaklığına kadar yoğuruyoruz.
  3. Hamuru ikiye bölüp yarısına kakao ekleyip yediriyoruz.
  4. İkiye böldüğümüz hamurları bir daha ikiye bölerek bezeler yapıyoruz. Bir beze beyazdan alıyoruz.Küçük tabak kadar açıyoruz.Kenara çekiyoruz,ikinci beze kakaolu olacak. Onu da tabak kadar açıyoruz ve hamurları üst üste koyup tekrar beraber büyütüyoruz.Mümkün olduğunca inceltiyoruz.
  5. İçine fındık serpip, rulo yapıyoruz.Ortası kalınlaşacaktır.Elimizle biraz inceltiyoruz.Buzdolabında 20 dakika dinlendiriyoruz.
  6. 1 er santim kalınlığında kesiyoruz ve tepsiye alıyoruz.180 derece fırında hafif kızarana kadar pişiriyoruz.Afiyet Olsun...
               Ben bu tarifimi Çay Kahve Bahane Etkinliği İçin Cacaron Blog adresine gönderiyorum.Arkadaşıma kolaylıklar diliyorum.

Hamsi Tava


                       Hamsiyi sevmeyeniniz varmı bilmem ama ayıklaması da olmasa ben her gün yiyebilirim.Bu tarif epeydir bekliyordu.Akşam vakti acele tarafından hazırlanmış olmasa daha güzel resim elde edebilirdim.Neyse zaten yemeğin tadı güzel, bırak görüntü de sönük kalsın.

Malzemeler: 1 kg hamsi(ayıklanmış),2 kaşık tereyağ,sıvıyağ,1 bardak un,1/2 bardak mısır unu,tuz,karabiber.

Yapılışı

  1. Genişçe bir tabağa unları, tuz ve iki çay kaşığı karabiber katıp,hamsileri teker teker una buluyoruz.
  2. Tavamıza tereyağ ve sıvıyağ koyup eriyene kadar ısıtıyoruz.
  3. Unladığımız hamsileri teker teker bu tavaya diziyoruz.(Biraz da sıkıştırarak)Altı kızardığında,genişçe bir metal tepsiyi tavanın üzerine kapatıp ters çeviriyoruz.( Bu esnada dikkat edin elinizi yakmayın).Çevirdiğimiz tarafı da kızartıp servis tabağına alıyoruz. Bol yeşillikle birlikte afiyetle yiyoruz.


Not: Yada bütün bunları yapmak yerine balık pişirme tavası kullanabilirsiniz.Her iki tarafını hiçbir yerinizi yakmadan aynı şekilde pişirebilirsiniz.

12 Kasım 2011 Cumartesi

Et Soteli Spagetti


                            Kızlar spagettiyi seviyor. Ben ise her zaman aynı şekilde yemekten hoşlanmıyorum. Bir de onlara et yedirmek var tabi. Eti yemedikleri için nereye, neyin içine koyacağımı çok düşünüyor bir o kadar da çabalıyorum.Et soteyi yaparken mümkün oldukça etin o kendine has koku ve tadını değiştirmeye çalıştım ki fazla tepki göstermeden yesinler diye.
                            Malzemeler: 500 gram dana kuşbaşı,2 yeşil biber, 2 kırmızı biber,1 iri soğan,kekik,kişniş,karabiber,1 paket spagetti makarna,sıvıyağ.
Eti marine etmek  için yarım çay bardağı süt,2 kaşık sıvıyağ,1 kaşık limon suyu.

Yapılışı:
  1. İşe öncelikle eti derince bir kaba alıp üzerine süt,sıvıyağ,limon suyu ve tuzu iyice yediriyoruz.1 saat bekletiyoruz.
  2. Eti kavurmak için derince bir tava yada tencereye alıyoruz.Üzerine yarım çay bardağı kadar su ekleyip kapağı kapalı olarak pişiriyoruz. Suyunu çekince üzerine doğranmış soğan, kırmızı ve yeşil biberleri ekleyip en son olarak da baharatları katıp arada karıştırarak kavuruyoruz.
  3. Bu arada makarnayı haşlayıp süzdükten sonra, tencereye biraz sıvıyağ koyarak kavuruyoruz.
  4. Üzerine et sote ile servis yapıyoruz. Afiyet Olsun.

                            

11 Kasım 2011 Cuma

Patatesli Mantı


               Daha önce de Bilecikli olduğumu söylemiştim. Bizim düğünlerimizde yaptığımız yemeklerden biridir patatesli mantı.Bu mantının en büyük özelliği her halde mercimekli mantıda olduğu gibi tepsiye dizilişi ve fırına verilişidir.Patatesli mantıda Kayseri mantısında olduğu gibi bir kaşığa kırk tane girmez, aslına bakarsanız girmesi de beklenmez. Özelliği mantıların büyük oluşudur. Fakat fırınlandığı için kendine has bir tadı vardır.Değişik  ve yöresel yemekler aradığınızda bir alternatif olabilir.

Malzemeler: 1 yumurta,1 bardak ılık su,2 bardak un,3 çay kaşığı tuz,üstünü aşacak kadar etsuyu(etsuyu tuzlu ise bu miktar tuz karar oluyor, eğer etsuyu tuzsuz ise tuzunu artırmanızda yarar var),4 haşlanmış patates,sıvıyağ,karabiber.

Yapılışı:
  1. Patatesleri rendeden geçirip içine biraz tuz, biraz sıvıyağ ve biraz da karabiber ekleyip kenara alıyoruz.
  2. Hamuru için yumurta ve tuzu  ekleyip çok yumuşak olmıyacak bir hamur yoğuruyoruz.
  3. Hamuru iki bezeye ayırıyoruz.Açabildiğimiz kadar büyük açıp karaler halinde kesiyoruz. Kesimde dikkat edilecek nokta Kayseri mantısı gibi kesmemek yani 4 e 4 santim kadar büyüklükte olması gerekiyor.
  4. İçine yaptığımız harcı koyuyoruz.Bildiğimiz mantı şeklinde katlıyoruz.Katladığımız mantıları dibi yağlanmış fırın tepsisine tek tek yan yana yerleştiriyoruz. Katlama işlemi bitince fırına alıp üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz.
  5. Etsuyunu ılıtıp mantıların üzerini aşmaya yakın olacak şekilde  koyuyoruz ve tekrar fırına veriyoruz.
  6. Üzerine sarımsaklı yoğurt ve sumakla süslüyoruz. Afiyet Olsun...

10 Kasım 2011 Perşembe

Bir Akşam Yemeği

     
                      Bugün özenli bir sofra hazırlamak istedim.Fakat bir türlü aksilikler peşimi bırakmadı.Önce mutfakta ayağım kayarak düştüm.Sol elim ağrıyor bu yüzden.İkincisi parmağımı kestim. Vakit daralınca hızlı hızlı yapayım derken her nasılsa parmağımı bir güzel kesiverdim.Neyse ki çok büyük bir kesik olmadı.Her şeye rağmen hazırlıklarımı eşim gelmeden yetiştirebildim.
                      Bizimkiler çorbayı pek sevmediklerinden, menümde çorba yapmadım.Ne yaptığıma gelince gelin birlikte bakalım...

İlk önce bizim yöreye ait bir mantı çeşidi olan Patatesli Mantı
  
Dana Şinitzel Arpacık Soğan ve Ayva Eşliğinde

Kırmızı Pancar Salatası

Kestaneli Pilav

Yaprak Sarma


Tere Salatası

Ve bayramdan kalma midye tatlısı, atıştırmalık truflarım vardı.


Kalbimizdesin

                             Senin yolundayız.Seni Seviyoruz ve Unutmayacağız Atam.

9 Kasım 2011 Çarşamba

Midye Tatlısı




                                    Daha önce ilk kez günümde yapıp denediğim bu tatlıyı bayram tatlısı olarak düşünüyordum. Nitekim ki düşündüğümü de yaptım. Hem şekli hem de tadı konusunda yine pek riskli olmayan tatlılardan.
                                 Arzumcum'dan aldığım bu tarifi aynen uyguladım.Evde yaptığımız baklava yapımına benziyor, en büyük farkı içinde maya olması.Bir de şekli tabi.Tadına gelince yine söylüyorum tadı garanti.Sadece iş pişirmesinde bitiyor.Eğer ağızları biraz açık olursa bu sefer adı dilber dudağı oluveriyor.Mademki midye tatlısı dedik o zaman ben de şeklini elimden geldiğince aslına uydurmak için fırının kapağını açıp uçlarını kaşık yardımıyla bastırarak müdehale ettim.

                 Malzemeler:
3adet yumurta,1 su bardağı sıvıyağ,1 su bardağı ılık süt,1/2 paket yaşmaya,1 tane kabartma tozu,1çimdik tuz,aldığı kadar un, içi için çekilmiş ceviz, açmak için nişasta, üzeri için teremyağ.

Şerbeti için; İki tepsilik çıkıyor bu ölçülerden ben bir tepsisini şerbetledim bunun için 4 su bardağı şeker,5 su bardağı su ve yarım limon kullandım.

Yapılışı:
  1. Öncelikle şerbeti kaynatmakla işe başlıyoruz.Her zamanki gibi su ve şekeri ocağa koyup kepçeyle kıvamına bakıyoruz. Yani kepçeyi tencereye daldırıp en son damlayan damlanın biraz daha uzun sürede damlaması gerekiyor. Bunu görünce içine limonu sıkıp 2-3 dakika daha kaynatıyoruz.Kapatıyoruz.
  2. Mayayı yoğurma kabına alıyoruz ve ılık süt ile ezerek diğer malzemeleri birer birer ekleyerek yumuşak bir hamur elde ediyoruz.Bu hamura 4 e bölüp her bir parçasını yirmi tane küçük parçalara ayırıyoruz.Yani toplam 80 tane oluyor.
  3. Her bir bezeyi fincan tabağı kadar, nişasta ile açıp 5 şerli olarak üst üste koyuyoruz.Bu beşerli hamuru merdaneyle açabildiğimiz kadar kenarlarından bastırarak açıyoruz.
  4. Sıkıca rulo yapıp bir parmak genişliğinde kesiyoruz.Her kestiğimiz parçayı merdane yardımıyla yada elimizle açıp içine ceviz koyuyoruz.Midye şekli veriyoruz.
  5. Yağlı kağıda diziyoruz.Biraz dolapta bekletiyoruz.Üzerine erittiğimiz teremyağı fırça yardımıyla teker teker sürüyoruz ve fırına veriyoruz. Benimkilerin fırında ağızları açılmaya başlayınca fırının kapağını açıp ağızlarını bir tahta kaşık yardımıyla biraz bastırdım. Böylece açılmasını engelledim.
  6. Fırından çıkardığımız midyelerimizi şerbetliyeceğimiz kaba alıp ılık şerbeti ılık midyelerin üzerine döküyoruz. Afiyet olsun...

6 Kasım 2011 Pazar

Bayram İkramlıkları Truf


                             Herkese iyi bayramlar tekrar.Allah kurbanlarınızı ve dualarınız kabul etsin inşallah.Rabbim yenisine erdirsin.Bu bayram ikramlıklarımı kendim yapmak istedim ve truf tercih ettim.Dolapta bizim yaramazların fazla bekletmiyeceğini düşünüce dün gece yapmaya karar verdim işte bu yüzden bayramdan önce paylaşmak nasip olmadı.Ben bu tarifi Mutfak Maceraları Sitesinden aldım hemen hemen aynısını yaptım. Sizlere de öyle vereceğim. Sevgilerimle...

Malzemeler:1 paket krema(200ml),160 gr bitter çikolata( paket),1 adet kakaolu kek(3bardak),1/2su sardağı dövülmüş ceviz
Sosu için:200 gram bitter cikolata, dövülmüş fındık,1/2 bardak kadar süt.

Yapılışı;

  1. Keki blendırdan geçirdim.
  2. Kremayı tencereye alıp içine 2 paket bitter çikolatayı ekleyip erittim.Biraz soğuttum.
  3. İçine blendırdan çektiğim kekleri 3 su bardağı ekledim.1/2 bardak fındık içini ekledim ve karıştırdım.Dolapta 1-2 saat beklettim.
  4. Buzdolabından çıkarıp elimle şekil verdim. Yağlı kağıda yerleştirdim.Bu arada 200 gram bitter çikolatayı benmari usulu erittim tam akışkan olmadığı için azar azar süt ekledim fazla akışkan ve fazla katı olmayınca ocaktan alıp biraz sıcağı çıksın diye bekledim.
  5. Şekil verdiğim trufları çikolataya batırıp aldım biraz daha soğusun diye bekledim ve üzerlerine fındık içi serptim.Dolaba kaldırdım.
Dolapta 1  gece beklettim ve daha da bekleyince daha lezzetleniyor. Afiyet Olsun...


5 Kasım 2011 Cumartesi

İyi Bayramlar



                          Kurban Bayramınız kutlu olsun.Allah daha nicesine erdirsin herkesi ...

3 Kasım 2011 Perşembe

Patatesli Gül Böreği


                                Patatesli çörekleri börekleri çok seviyorum. Hele bir de el açması olursa. Patates çöreğin içini yumuşacık yapıyor.Ben bu sefer soğan eklemedim.Puf puf yumuşacık oldular.Bu tarifimi  Çay Kahve Bahane Etkinliği Gelibolu17'ye gönderiyorum.Etkinliğin Kolay Gelsin Sevgilerimle...

Malzemeler: 1 yaşmaya,1 su bardağı ılık süt,2 su bardağı ılık su,1 su bardağı sıvıyağ,2yumurta,2 tatlı kaşığı şeker,3 tatlı kaşığı tuz,içi için 6 tane haşlanmış patates,sıvıyağ,karabiber.

Yapılışı:

  1. Hamuru yoğurmakla işe başlıyoruz.Önce mayaya şeker ekleyip ılık su ile iyice eziyoruz.Daha sonra içine süt, sıvıyağ, tuz,yumurtaların beyazını sarısından ayırıyoruz ve sarılarını üzerine sürmek için ayrı bir kaba alıyoruz,beyazını ise hamura katıyoruz.2bardak ılık su ekleyerek aldığı kadar un katıyoruz. Hamura çok iyi davranmıyoruz. Hatta bu sırada sinirlendiğimiz bir olayı düşünüp tezgahta yerden yere çalıyoruz.(bunu pastaneci teyzem söylemişti)Ele yapışmayan bir hamur elde ediyoruz.
  2. Patatesleri ezip içine biraz sıvıyağ biraz tuz ve biraz karabiber ekleyip karıştırıyoruz.
  3. Tepsimizi yağlayıp başlıyoruz hamurumuzdan bezeler koparmaya.Benim hamurumdan 34 küçük beze çıktı.Bunları tek tek açabildiğimiz kadar açıyoruz. İçini hafifçe sıvıyağ ile yağlıyoruz ve hazırladığımız patatesli harçtan katıp rulo yapıyoruz daha sonra bilinen gül şeklini veriyoruz.15 dakika kadar hamur tepside mayalansın diye bekletiyoruz.
  4. Üzerine yumurta sarısı sürüp önce 200 derecede üzeri hafif kızarınca 180 dereceye indiriyoruz içini alsın diye.Afiyet Olsun...

2 Kasım 2011 Çarşamba

Özürlü Çocuklar İçin ve İlk Mimim


                       Görüncem özürlü ailelerle çalışıyor.Bugün kendi aralarında özürlü çocukları ve ailelerini bayram öncesi bir araya getirmek ve biraz da eğlenmek için  bir organizasyon yapmışlar. Ben de havuçlu keklerim ve patatesli lorlu çöreklerim ile onlara yardım ettim naçizane.Beğenilerek yenildiğini söyledi. Böylece rahatladım.



Emine Kaya arkadaşım beni mimlemiş.Bu onun ilk mimlenmesiymiş valla ne diyeyim benim de ilk mimlenmem.Beni düşündüğü için kendisine teşekkür ediyor ve şu meşhur sorunun cevabını vermek üzere işe koyuluyorum.
Beni eskilere götüren ilk şarkı:
1) Gülay'dan Cesaretin Var mı Aşka? Ne zaman tesadüfen dinlesem bu şarkıyı hala içimde o yıllardan kalma birkaç duygu karanlıktan çıkar gelir kalbime? Artık nedense...
2)İkincisi İse Eşimle olan ilk şarkımız Barış Manço'dan Kara Sevda. Ya ben öyle sevmiştim eşimi yani hala öyle seviyorum...
3)Üçüncüsüne gelince şimdilerde bol bol dinlediğim ve dinlemekten bıkmadığım Volkan Konak'ın söylediği Mimoza Çiçeğim adlı parça.Her dinleyişimde ağlamaklı oluyorum.

Şimdi sıra geldi başkalarını mimlemeye değil mi? Yani böyle olmalı en azından Peki ben kimlerin adını vereyim diye düşüneyim.mermer tezgahpembe kekik Otuzundan Sonra Şirince Tatlar ve Elif 'in Terazisi'ne  gelsin bu soru şimdi de.Bakalım onları en çok etkileyen ve anısı olan 3 şarkı neymiş? Kolay gelsin.

1 Kasım 2011 Salı

Bir Sorunum Var

               
                   Arkadaşlar bir sorunum var. Fotoğraf makinası. Evet yeni bir fotoğraf makinasına ihtiyacım, her geçen gün biraz daha artıyor. Gelen kış olunca havalar da tabi bir kapalı bir açık. Güzel fotoğraflar yakalamak, (eviniz de karanlık ise) bir hayli zorlaşıyor. Bizim emektar fotoğraf makinası artık emekli olmak istiyor.Bu nedenle sizlerin yardımlarınızı bekliyorum.Sizler hangi fotoğraf makinasını kullanıyorsunuz? Batarya, yakın çekim olayı ve karanlık ortamlarda da en iyi çekimi yakalama hangi marka ve modellerde  nasıl sonuçlar veriyor.
                  Biraz araştırma yaptım internette, kafam daha da karıştı.İyi bir makina önerebilecek bir tanıdığım da yok. Biz bloggerler birbirimizin ihtiyacını biliriz yani yaptığım yemekleri daha iyi görüntülemek bütün meselem.
                  Ve tabi en önemlisi de fiyatı. Fiyatı çook uçmayacak bir fotoğraf makinasına ihtiyacım var.Önerilerinizi ve ilgilerinizi bekliyorum. Sevgilerimle...

Safranlı Pilav


                 Fotoğraf makinası kötü olunca güzel görüntüyü yakalamak oldukça zorlaşıyor. Bu tür pilavlardan birkaç tane farklı şekillerde yapmıştım.Bir türlü yayınlamak mümkün olmadı.Bazen çok çabuk tüketildi, çoğu zaman da akşamın ışığında güzel görüntü yakalıyamadım derken bütün cesaretimle bu pilavı yayınlamak istiyorum.Neresi bunun safranlı diyebilirsiniz. Aslında pilav sarı renkli fakat gel gör ki malum sebepler.

Malzemeler: 1 kase pirinç, 2 kase tavuk suyu,5 adet tavuk baget,4 çay kaşığı safran, isteğe göre badem.

Yapılışı;
  1. Pirinçleri yıkayıp yarım saat ılık suda bekletiyorum.Bu arada tavuk parçalarına tuz ekleyip, haşlıyorum.4 çay kaşığı safranı çay bardağına koyup üzerine ılık su ekliyorum.Renginin çıkması sağlanıyor.
  2. Tavaya aldığım pirinçleri az bir yağda kavurup üzerine ılık tavuk suyunu ekliyorum.Safranı bir süzgeçten süzüp suyunu tavuk suyuna ekliyorum.
  3. Pilav pişine kadar tavukları didikliyorum.Kelepçeli kalıbı hafifçe yağlıyorum kolay çıkması için.En altına tavuk etlerini koyup elimde biraz bastırıyorum. Üzerine pişen demini alan, pilavı ekliyorum. Biraz elimle bastırıyorum.
  4. Yuvarlak düz bir tabağa ters çevirip çıkartıyorum. Üzerini hafifçe kavurduğum bademlerle süslüyorum.


31 Ekim 2011 Pazartesi

Muffin denemeleri Haşhaşlı ve Türk kahveli muffinler


                     Böyle eğri büğrü durduklarına bakmayın.Çok şekerlerdir kendileri.Türk kahvesi ile daha önce kek yapmıştım, bu kez de yapayım dedim.Her zamanki gibi hamurun yarısını ayırıp,birine türk kahvesi, diğerine haşhaş ekledim.Üzerine mürdüm yakışır gibi geldi ama kabarınca şekilleri biraz bozuk oldu.

Malzemeler: 3 yumurta,1 bardak süt, bir bardak sıvıyağ, 2 kabartma tozu, 1 bardak şeker, aldığı kadar un, 4 çay kaşığı türk kahvesi, 2 yemek kaşığı haşhaş,1/2 çay bardağı fındık içi isteğe göre mürdüm eriği.

Yapılışı:

  1. Yumurtaları şekerle çırpıp, sıvıyağ ve sütü ekledim. Sonra ununu ekledim azar azar, ve kabartma tozunu vanilini ekledim ardından.
  2. Hamurun yarısını ayırdım.Birinin içine türk kahvesini ekleyip kalıplara koydum.Üzerini fındık kırıkları yada eriklerle süsledim.Önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişirdim.
  3. Diğer hamura haşhaş ekleyip aynı şekilde fırına verdim.Böylece çocuklar yerken seçenekleri oldu. Afiyet Olsun.

28 Ekim 2011 Cuma

Sebzeli Kek


                                    Tuzlu keki severim hele de içine sebzeler girdiği zaman. İçine bezelye eklemeyi de düşündüm aslında biraz garnitür havası verir diye vazgeçtim. Böylesi de çok güzel oldu. Patatesli keke alternatif olabilir.

Malzemeler: 3 yumurta, 1 bardak sıvıyağ,1 bardak süt,2 kabartma tozu,1 küçük patates,1/2 havuç, birkaç dal taze nane,birkaç dal dereotu, üzeri için susam,3 çay kaşığı tuz, alabildiği kadar un.

Yapılışı:

  1. Kalıbımı yağladıktan sonra içine susamlar serpiyorum.
  2. Patatesleri ve havuçları olabildiğince ince küp küp doğruyorum.Bunlara dereotu ve naneleri de ekliyorum.
  3. Şimdi geldi kek hamurumuzu yapmaya. Yumurtaları kırıp çırpıyorum. Üzerine yağ ve sütü ekleyip bir daha karıştırıyorum ununu azar azar ekliyorum. Kabartma tozlarını da ekledikten sonra son aşama 3 çay kaşığı tuz ekliyorum.
  4. Hazırladığım sebzeleri hamura ekleyip kalıba döküyorum.Önceden ısıtılmış 180 derecede kızarana kadar pişiriyorum. Afiyet Olsun....

27 Ekim 2011 Perşembe

SÜTLAÇ


                       Merhaba sevgili dostlar kısa bir aradan sonra üzerimdeki şu rehaveti kaldırayım dedim. Açılışı kızımın isteği üzerine sütlaç ile yapıyorum. Çok fazla pirinçli  sevmiyorum ben.O yüzden pirinç miktarını az tuttum. Afiyetle...

Malzemeler: 1 kg süt,1/2 su bardağı pirinç,3 kaşık pirinç unu, 1 kaşık nişasta,1 su bardağı şeker,vanilin,4 bardak su, üzeri için fındık yada tarçın.

Yapılışı:

  1. Önce tencereye 4 bardak su ve yıkanmış pirinçleri alıyorum, pirinçler yumuşayıncaya kadar kaynatıyorum.
  2. Tencereyi ocaktan indirip biraz beklettikten sonra(soğumasını istiyorum eğer sizin sütünüz soğuk ise karışımı soğutursa beklemenize gerek yok,böylece nişasta ve pirinç unu eklenince topak olmaz)
  3. Bir kapta pirinç unu ve nişastaya biraz süt ekleyip özeliyorum.Bu arada tencereye şekeri katıp erimesini sağlamak için karıştırıyorum.
Ocağa aldığım tencereye özelediğim karışımı azar azar ekleyerek karıştırıyorum. Kaynayıncaya ve kıvamı gelinceye kadar ocakta tutup indirince vanilin ekliyorum.Afiyet Olsun.


24 Ekim 2011 Pazartesi

Deprem

             İlk kez Bolu da yaşadım depremi. Tembellik edip derslerimden düşük not alınca yaz okulu için Bolu da kız yurdunda kalıyordum.Geceleyin bir uğultu bir sesle geldiki anlatamam. Düşünün kız yurdunun halini. Çığlıklar, itişmeler. Benim odamda 3 kişiydik. Odanın ortasına dikildik, ne olduğunu anlamadan el ele tutuştuk.Tabi o zamanlar depremi bilmiyordum. Elektrikler gitti.Arkadaş deprem oluyor diye bağırmasa ben hala uyku sersemliğiyle ne olduğunu anlayamamıştım.Sonra fırladık odadan. Tabi in inebilirsen merdivenlerden.Herkes üst üste.Çığlık çığlığa...Yurdun kapıları kilitli olduğu için kapıdan çıkamadık.Önümüzde 100 kadar öğrenci, onlar nereye biz oraya.Onlar sığınağın yolunu tutmuş arkadakilerde sığınağa yönelmiş :)Şimdi sadece gülüyorum cahilliğime.2 gün annemlere ulaşamadım.Telefonlar kilitlendi.Herkeste bir korku,bir bekleyiş.
                O gün bu gündür deprem dedinmi korkarım hem de çok.Bir dönem her gece depremle uyanacakmışım gibi hissettim.Çocuklarımı iki yanıma aldım.Sanki bina üzerimize yıkılacak ben onların yanında kalıcam filan ...Tam unutmaya başlıyoruz, hissettiriyor kendini o uğursuz olay.
               Vandakiler de eminim benim o zamanlar yaşadığımı yaşıyorlardır ve kuvvetli muhtemel daha çoook uzun yıllar yaşayacaklardır.Yakınını kaybedenleri düşünemiyorum bile.
               Rabbim kolaylık versin.Acılarını ve korkularını tüm içtenliğimle paylaştığımı belirtmek isterim.Dualarımız onlarla...