..

22 Temmuz 2011 Cuma

Tavuk Şinitzel Fırında Patates Eşliğinde


                        Bu günkü tarifim Oktay Usta'dan. Tavuğu terbiyelemek kısmı aslolan. Yani bu şekilde yapılan tavuk kesinlikle tavuk gibi değil de alabalık gibi oluyor. Hatta ben söylemesem bizimkiler alabalık yediklerini sandılar o derece yani.
                        Eğer tavuğu klasik şekillerde yemekten bıktıysanız ve fazla da vakit ayırmak istemiyorsanız bu tarif tam sizlik demektir.Gerçekten güzel oluyor.Ben fırında patatesle servis etmeyi tercih ettim.Patateslerimi sarımsaklı, kekikli sosla terbiye ettikten sonra fırına sürdüm. Harika oldular.

Malzemeler :
2 tane tavuk göğsü,1 şişe sade soda,galeta unu, un,2 yumurta, 1/2 bardak süt, kızartmak için yağ, tuz, karabiber. Patatesler için; 3 adet patates, 3-4 diş sarımsak, kekik, tuz sıvıyağ.

Yapılışı;
  1. Tavuk göğsünü mümkün olduğunca ince keserek et döveceği ile inceltiyorum. Üzerlerine tuz serpip derince bir kaba alıyorum. Bu kapta üzerlerine soda ve sütü karıştırarak harmanlıyorum. 1-2 saat dinlenmeye bırakıyorum.
  2. Patatesleri soyup elma şeklinde doğruyorum. Üzerlerine tuz, kekik, biraz sıvıyağ ve sarmısak rendesiyle rendeleğim sarımsakları patateslere ekleyip ovalıyorum ki her yerine çeşnisi geçsin. Sonra fırın tepsisini dibine yağ koyup her yerini yağlıyorum ve patatesleri ekleyip fırına alıyorum.
  3. Bir kapta yumurtaları çırpıp bir yaygın kaseye galeta unu, diğer kaseye normal unu alıyorum (unun içine biraz tuz ve karabiber ekliyorum) ve yağımı da tavaya alarak kızartmak için son hazırlıklarımı yapıyorum.
  4. Tavukları önce una sonra yumurtaya en son olarak da galeta ununa batırarak kızmış yağa atıyorum. Kızarınca yanında patates ve içecek birşeyler ile servis ediyorum. Afiyet olsun...

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Şeftali Rüyası

                 Şeftali tadı, kokusu o kendine has lifli haliyle en sevdiğim meyvelerden biridir. Ama dolapta yumuşayınca pek de sevmem doğrusu. Pazar günü aldığımız şeftalilerin bir kısmını yumuşamış görünce değerlendirmek hem de şu sıcak yaz günlerinde sütlü tatlı eşliğinde biraz serinlemek istedim. Ve işte ortaya böyle bir şey çıktı. Umarım sizlerde beğenirsiniz. Biz çok beğendik doğrusu...

 Malzemeler:
Muhallebisi İçin: 1kg süt, 1 su bardağı şeker, 1 kaşık un, 2 kaşık nişasta,3 kaşık pirinç unu, vanilin, isteğe göre biraz margarin.

Üstünün marmelatı için:  4 şeftali, 1 kaşık nişasta, yarım su bardağı kadar (tadını kontrol ederek ekledim) şeker.
 Süslemek İçin:  2 tane şeftali, tavanın altını örtecek kadar şeker.

Yapılışı;
  1. Vanilin ve margarin hariç bütün muhalebi malzemelerimizi karıştırıp bir muhallebi yapıyoruz. Pişince tabanı ıslatılmış tepsimize döküyoruz.
  2. Muhallebimiz soğurken biz şeftalilerin kabuklarını soyup 4 tanesini blendırdan geçiriyoruz ve tavaya alıp nişasta ve şeker ekleyerek marmelat hazırlıyoruz.Biraz ılınınca muhallebimizin üzerine eşit şekilde yayıyoruz.
  3. Kalan iki şeftaliyi de soyup dilimler halinde doğruyoruz. Tavamıza karamel yapmak için tabanını örtecek kadar şeker koyuyoruz. Şeker karamelize olunca şeftalileri ekliyoruz ve ters yüz ederek her tarafının karamelize olmasını sağlıyoruz. Tepsimizin üzerine diziyoruz. Afiyet Olsun...

19 Temmuz 2011 Salı

Kokostar


                    Yeşil Kivi den aldığım bu tarif kurabiye yaparken  farklı tarifler denemeyi sevenlere göre. Bence  "fena değil" bir tarif. Fakat ben bir daha yapışımda kesinlikle üzerinde hiçbir çikolatalı sos denemiyeceğim.Sade olabilir yada üzerine başka ele bulaşmayan bir süs kullanırım herhalde.

 Şimdi gelelim Malzemeleri vermeye (Ben aynen Sevgili Yeşil Kivi'nin verdiği tarife sadık kaldım.Doğal olarak size de aynısını veriyorum.) :
1kahve fincanı kakao,2 yumurta(birinin akı iç malzemeye konacak),250gram oda sıcaklığında margarin,2 kahve fincanı pudra şekeri,1paket kabartma tozu, 1paket vanilya, aldığı kadar un.

İç Malzemesi İçin:2 su bardağı hindistan cevizi, 2 çay bardağı pudra şekeri,1 yumurta akı

Üzeri İçin; 1 yemek kaşığı nişasta, 1yemek kaşığı kakao, 1 yemek kaşığı şeker, 1 su bardağı süt ve biraz su.

Yapılışı:
  1. Margarini derince bir kaseye alarak içine un haricinde bütün malzemeleri katıyoruz ve yoğurmaya başlıyoruz. Bir taraftan da un ekleyerek yumuşaklığını kontrol ediyoruz. Kurabiye hamurumuzu hazırlıyoruz.
  2. İç malzememizi hazırlıyoruz. Kurabiye hamurundan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp,içli köfte tarzında  içine iç malzeme ekleyerek kapatıyoruz.
  3. Hamurumuzun hepsi bitince önceden ısıtılmış fırında pişiriyoruz.
  4. Kurabiyeler pişince soğumaya bırakırken bir taraftan üzeri için gereken malzemeleri katıp bir sos hazırlıyoruz. Ve üzerini istediğimiz gibi süslüyoruz. Afiyet Olsun...


Hastane Sofrasından Sultan Lokumu

              
                   Hastane çıkışı sofrası adlı yayınımdaki tarifleri vereceğimi söylemiştim. Bunlardan ikincisi ve sonuncusu Sultan Lokumu.
İşte Malzemeler:
                              1 kg süt,2 kaşık pirinç unu,2 kaşık nişasta, 1 kaşık un, 1 su bardağı şeker, vanilin,1,5 su bardağı kadar hindistan cevizi(tepsinin tabanını örtecek kadar olmalı),1/2 bardak kırılmış ceviz,1 paket kakaolu krem şanti ve krem şantiyi hazırlamak için 1 bardak soğuk süt.

Yapılışı:
  1. Hindistan cevizini geniş bir fırın tepsisinin tabanına seriyoruz.Tepsi büyük olursa ince düşeceği için ki olmasını istediğimiz şey de bu zaten rulo yapılabilir. Eğer tepsiniz küçükse bu ölçülerle kalın olacağından dilim olarak servis yapabilirsiniz yada ölçüyü azaltabilirsiniz.
  2. Bir bardak soğuk sütle krem şantiyi hazırlayıp dolaba kaldırıyoruz.
  3. Bir tencereye sütü boşaltıyoruz. Ayrı bir yerde kasenin içinde nişasta, un ve pirinç ununu biraz sütle karıştırıyoruz ki tencereye alınca topak olmasın bize kolaylık olsun ve şekeri de ekleyip ocağa alıyoruz.
  4. Başından ayrılmadan karıştırarak kıvamı gelinceye kadar pişiriyoruz. İndirmeden önce vanilini ekleyip karıştırıyoruz.
  5. Tepsiye incecik döküyoruz. Soğuması için kaldırıyoruz.
  6. Muhallebimiz soğuyunca üzerine krem şantiyi sürüyoruz. En üstüne de cevizleri serpiştirip tekrar soğutmaya geçiyoruz.
                                                          AFİYET OLSUN...

Not: Benimkisi çok fazla soğuyacak ve bekleyecek zaman bulamadan tüketildi.Bir gece dolapta beklemesi onu daha güzel yapıyor. Tavsiye olunur.

Hastane Sofrasından Fırında Mantar

 
                  Fırında mantar yapmanın pek çok çeşitleri var. Kimileri sadece kaşarlı, kimileri sosis, salam tarzı şeylerle dolduruluyor. Ben ise yeşillik ve mutlaka taze nane tercih ediyorum. Böylece daha fresh oluyor. Tavsiye ederim.

Malzemeler;
8-10 adet irice mantar, ince bir dilim beyaz peynir,üzerini örtecek kadar rendelenmiş kaşar peyniri,3-4 dal taze nane,3-4 dal maydanoz,3-4 dal dereotu, 1 tane kabukları soyulmuş domates,isteğe göre 5-6 dilim sucuk,kibrit kutusu kadar tereyağ, 2 kaşık sirke, tuz.

Yapılışı;
  1. Mantarların sapları çıkarıp, sirke  ve tuz eklediğimiz suyla haşlıyoruz.
  2. Domateslerin kabuklarını soyup,yeşillikleri ince ince doğrayıp beyaz peynir ve küçük küçük doğranmış sucukla birlikte bir iç harç hazırlıyoruz.
  3. Haşlanan mantarları sudan çıkarıp fazla suyunu alıyoruz ve mantarlar daha da lezzetlensin diye içine bir çay kaşığı tereyağ koyuyoruz. İç harçtan alıp dolduruyoruz ve fırın kabına alınca içine biraz tuz eklediğimiz suyla fırına veriyoruz.Suyumuz mantarların yarısına kadar anca gelmeli.
  4. Mantarlar pişince üzerlerine kaşar rendesi ekleyip kaşar eriyene kadar bir daha fırına veriyoruz. Afiyet Olsun

17 Temmuz 2011 Pazar

Hastane Çıkışı Sofrası

      
             Yengemiz ameliyat olunca halamlar, kayınvalidemlerle birlikte hastane ziyareti sonrası  bize geldiler. Aklıma o anda gelen şeylerle  hazırladığım soframı sizlerle paylaşmak istedim.Bu benim ilk kez bir masa görünümü paylaşmam. Biraz özensiz ve acele tarafından hazırlanan bir masa olduğunun farkındayım.Artık kusuruma bakmazsınız inşallah.

                                                                              Patlıcan Salatası

Fırında Mantar


                                                                                  Kıymalı Börek

    Sultan Lokumu


                                                                                  Sade Poğaça

        Bu arada sofra görüntülerinde bulunmayan poğaça ve cacık da soframıza eşlik ediyordu. Sıcaklardan bunaldığımız şu sıralar hafif şeyler tercih ettim.Daha sonra sizlerle bu sofradakilerin tariflerini paylaşacağım Şimdilik görüşmek dileğiyle...
            

11 Temmuz 2011 Pazartesi

Sülbiye


                           İsmi ilginç gelen bu yemek Akşehir yahnisi olarak da biliniyor. Bazı yerlerde ismi Zülbiye bazen Sülbiye oluyor. Etin nohutla çeşitlendirilmesi de diyebiliriz. Fazla bir zorluğu yok,  pişmesi yavaş yavaş olsun  ona yeter.

Malzemeler: 1/2 kg dana kuşbaşı, 8-10 adet arpacık soğan,1 su bardağı haşlanmış nohut, 1 kaşık salça, 1 tatlı kaşığı kimyon,2 yemek kaşığı tereyağ, tuz.

Yapılışı:
  1. Tencereye biraz sıvıyağ koyup eti ekliyoruz, kısık ateşte kapağı kapalı olarak suyunu salana kadar bekletiyoruz.
  2. Suyunu salınca 2 kaşık tereyağ ekliyoruz. Soğanlarımızı ekleyip biraz daha kapağı kapalı olarak kavuruyoruz. Tuzu ekliyoruz.Salçayı ekliyoruz.
  3. Suyunu çekince kimyonu ve haşlanmış nohutu ekleyip suyunu koyuyoruz. Etler pişene kadar ocakta bırakıyoruz. Yine kısık ateşte tabi.İŞTE BU KADAR...

                                                                        AFİYET OLSUN

Ispanak Kökü Yemeği Namıdiğer Kök Ekşileme

       

              Babaannemin yaptığı yemeklerden kök ekşileme yemeğinde biraz değişiklik yaptım. Sülbiye için hazırladığım nohutlardan kattım ve biraz da sarmısak ekledim. Sonuç güzeldi. Güzel bir zeytinyağlı....

Malzemeler: 500-600gram kadar ıspanak kökü (iyi temizlenmiş olmalı), 5-6 diş sarmısak,1çay bardağı haşlanmış nohut, 2 kuru soğan,1yemek kaşığı pirinç, 1/2 limon, 1 kaşık salça, 2 çay kaşığı sebze çeşnisi, 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 tablet etsu bulyon(yada isteğe göre et ve kıyma da kullanabilirsiniz)

YAPILIŞI:
  1. Ayıklanmış ve suda ıslatılarak temizlenmiş ıspanak köklerini ben buzlukta biriktirip bir yemeklik kadar olunca kullanıyorum. Öncelikle tenceremize her zamanki gibi zeytinyağını ve soğanları koyup kavurmaya başlıyoruz.
  2. Ispanakları ekleyip birlikte kavuruyoruz. Ispanakların kavurması aşaması çok önemli iyice sararması gerekiyor. Salçasını ve tuzunu, sebze çeşnisi ve bulyonu koyup ağzı kapalı kısık ateşte kavurmaya devam ediyoruz.Hem sebze çeşnisi hem bulyon hem de tuzu ayarlarken tuzu en son,bakarak koyun ki fazla kaçmasın.
  3. Sarmısakları, yıkanmış pirinçleri, nohutları ve yarım limonu sıkıp ekliyoruz biraz daha kavurduktan sonra suyunu ekliyoruz. Pişene kadar ocakta tutuyoruz.

                                                                 AFİYET OLSUN

30 Haziran 2011 Perşembe

Tombul Kabak Dolması


                 Gerçek adı bu değil tabiki. Bunu bende bilmiyordum.Markette gördüğümde dayanamadım aldım. Görünüşleri çok şekerdi, tazeydiler. Neyse sonra öğrendimki adları Girit kabağı imiş.
                  Ben yine de Tombul Tariflere yakışır olsun diye tombul kabak demeyi tercih ediyorum. Şimdi gelelim malzemelere:
  • 1kg kabak( 8 tane )
  • 150-200 gram kadar kıyma
  • yarım demet dereotu
  • birkaç dal taze nane
  • yarım çay bardağı pirinç
  • 1 domates
  • 1 kaşık salça
Yapılışı:
  1. Kabakları başlarından kesip içini oyuyoruz. İstersek dışına tırtışlı şekil veriyoruz.İçlerini kürdanla birkaç yerinden delip elimizle tuzluyoruz.
  2. Kıymaya yeşillik ve pirinçleri yıkayıp doğrayarak ekliyoruz. Kuru soğanı ve kabuğu soyulmuş domatesi küp küp doğrayıp ekliyoruz.İçine tuz katıp karıştırıyoruz.(İstersek bu esnada salça ekleyebiliriz.)
  3. Kabaklarımızı bu harçla doldurup tenceremize yerleştiriyoruz. Üzerine biraz sıvıyağ ve salçalı tuzlu su ekleyip pişiriyoruz.

                                                                   AFİYET OLSUN....

29 Haziran 2011 Çarşamba

Köyüme Gittim

         
  










 Bir haftadır ortalıkta olmayışımın nedeni köye gitmemdi.Bir özleşmişiz sevdiklerimle, bir kucaklaştık bir sarıldık ki sorma gitsin.




                                                            Malum tam da kiraz vakti.
Kirazı dalından yemezsem ben, tad alamıyorum.( Kirazlar kütür kütürdü inanın buralarda yok böylesi) ,

         Vişneleri dalından topladım bir güzel reçel yaptım. Onu da sizlerle sonra paylaşacağım.

         Kışlık yaprak sarması için beğendiğim bağdan beğendiğim yaprakları  aldım ve salamura yaptım (kışın yaprak sarması olacaklar kendileri...)


        
Çalıştım çabaladım biraz da gezdim tabi.
         Hepsi bir yana herkesi çok özlemişim. Gerçi bütün sevdiklerimle görüşemesem de yine de iyi geldi bana.

         Şimdi köyden manzalar. Bu arada burası Bilecik'in Söğüt ilçesinin Küre Köyü bunu da belirteyim de...






                                                       Orda bir köy var uzakta.
                                                       O  köy bizim köyümüzdür.
                                                       Gideriz de geliriz de...
                                                       Bu yüzden o köy bizim köyümüzdür...

28 Haziran 2011 Salı

Miraç Kandili

 
              Bilindiği gibi, Peygamberimizin, Mekke'deki Mescid-i Haram'dan, Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya,oradan da gökleri aşarak Cebrail'in bile giremediği Sidretül Münteha'ya ve Allah'ın katına ulaştığı olayı Miraç Kandili olarak kutluyoruz. İsra Mekke'den Kudüs'e olan gece yürüyüşüne, Miraç ise Kudüs'ten sonraki bölümüne deniliyor.
            Miraç yani göğe çıkış ilahi hikmet, sır ve bereket içinde barındıran manevi bir yolculuk.
            Peygamberimiz,tebliğ yıllarında yaşadığı zorluklar üzerine bir de amcası Hamza ve eşi  Hz Hatice'yi kaybemişti. Büyük bir ümitle gittiği Taif'ten taşlanarak gönül kırıklığıyla dönmüştü.
            Allah-ü Teala peygamberimizi daha önce ve sonra,hiçbir insanoğluna bahşetmediği Miraç ile karşılamıştır.
             Bu gece yaptığımız bütün dualar ve ibadetlerin Allah'ın lütfuyla karşılanacağı ümidiyle bütün müslüman aleminin miraç kandilini kutlarım. Allah bu gece bizi de sevindirdiklerinden nasip etsin...Amin.

17 Haziran 2011 Cuma

Mantarlı Tavuk Sote

        

             Tavuk sote tembel yemeği bence. Yada acele tarafından yapılan risksiz yemekler arasında diyelim biraz kibarlaştırarak.Hem kolay hem çabuk oluyor hemde lezzetli. Acılısını severseniz içine soya sosu kullanabilirsiniz. İsteğe göre değişik şeyler eklenebilir. Şimdi gelelim tarifi vermeye:

Malzemeler:
Bir tane tavuk göğsü, 1 kuru soğan, 10 tane mantar, 1 büyük domates, 1/2 kaşık salça, 1 çay kaşığı köri, bir tatlı kaşığı kişniş, 1 çay kaşığı kırmızı tozbiber, isteğe göre kekik.

Yapılışı;

  1. Soğanı doğrayıp az yağda tavaya alıyoruz. Tavuklarımızı doğrayıp onları da tavaya alıyoruz.
  2. Mantarlarımızı yıkayıp onları doğruyoruz. Onları da tavaya alıp tuzunu ekliyoruz.
  3. Domatesimizin kabuklarını soyup küp küp doğruyoruz ve yarım kaşık salça ile onu da ekliyoruz.
  4. Suyunu çekinceye kadar pişirken baharatlarımızı ekliyoruz.
İşte bu kadar basit. İsteğe göre içine biber yada başka şeyler de eklenebilir. Afiyet Olsun.




Biberli Nohutlu Bulgur Pilavı

                  

                        Bulgur pilavının en bilinen pilavlar arasında olması sadece maliyetinin düşük olmasından kaynaklanmıyor bence. Bulgur çok yararlı ve doğal olarak görülüyor. Özellikle çocuklara pirinç pilavı yerine bulgur pilavını tercih etmemdeki sebep de bu.
                        Ben bulgur pilavını sık yaparım. Bu kez sizin için yapıyorum ve içine tavuk katmıyorum. Bir dahakine aklımda mercimeklisini denemek var da uzun zamandır aklımda aslında fakat bir türlü nasip olmadı.
                       Anadolu insanının en kolay bulabileceği yemek bulgur. Bir dönem neslin tabiri caizse burun kıvırarak baktığı bu yiyecek şimdi bizim en gözdelerimiz arasında. Hele yanında da cacık olursa. Demeyin gitsin...

Malzemeler:
1,5 kase küçük kase bulgur, 1 kase haşlanmış nohut,1çarliston biber, 1 kırmızı biber, 2 soğan,2 domates, 2 kaşık toz sebze bulyon, 1 yemek kaşığı salça,3 kase sıcak su, tuz.

Yapılışı:
  1. Bulguru yıkadım,soğanları doğradım, geniş bir tencereye aldım.Kavurmaya başladım.
  2. Soğanların üzerine biberleri ince ince doğrayıp ekledim.Kabuğu soyulmuş domatesleri rendeleyip ekledim. Kavurmaya devam ettim.
  3. Yıkanmış bulguru ekleyip tuzunu, sebze bulyonunu, salçayı ve nohutunu ekledim.Biraz daha kavurdum.
  4. Sıcak suyu ekleyip tencereyi kapattım suyunu çekene kadar pişirdim.


                                                                 AFİYET OLSUN

13 Haziran 2011 Pazartesi

İslim Kebabı (Patlıcan Bohçası)

          

         Değişik, güzel bir patlıcan yemeğiyle yine beraberim sizlerle. Fazla bir zaman alan yemek olmadığı için akşam vakti yetiştirdim. Biraz yağlı oluyor malum diğer patlıcan yemekleri gibi çünkü kızartılıyor. Şimdi gelelim yemeğimizin yapımına...

Malzemeler:
6 adet patlıcan, 250 gram kıyma,2 domates,2 çarliston biber,1 yumurta, bir tane soğan,bir tutam maydanoz, içine katmak için ekmek içi yada 2 kaşık galeta unu, karabiber, toz kişniş, 1 kaşık salça, tuz,

Yapılışı:
  1. Patlıcanlar alaca soyulup mümkün olduğunca ince uzun şekilde kesiliyor. Tuz eklenip bekletilmeye başlanıyor.
  2. Kıymanın içine yumurta, maydanoz, iki kaşık galeta unu, rendelenmiş soğan baharatları ve tuzu eklenip yoğurmaya başlanır.
  3. Patlıcanlar kızgın yağa atılıp yumuşayana kadar kızartılır. Patlıcanları kızartma noktası önemli çok fazla kızarsın ve kararsın istemiyoruz. Hafif kızartıyoruz yumuşasın yeter.
  4. Yağlarını çeksin diye havlu peçetenin üzerine patlıcanlar alınır.
  5. Bir küçük kaseye artı olacak şekilde iki patlıcan üst üste konur ve ortasına elimizde biraz yuvarlak yaptığımız köfte konur üzerine çarliston biber ve domates kesilip eklenir birlikte kürdanla tutturulur.
  6. Bu şekilde yapılan patlıcanlarla tepsimiz doldurulur. Bir kase suya salça eklenerek tepsiye ilave edilir fırına sürülür. Biberler ve domatesler pişine kadar fırında tutulur.
Püf Noktası:
  1. Patlıcanların mümkün olduğunca az yağlı olması için yağımız iyice kızgın olmalı ve peçetenin üzerine çıkartılmalı ve ayrıca suyuna yağ eklenmemeli.
  2. Patlıcanları tuzlarken fazla tuzlu yaptıysanız yıkayabilirsiniz yada yıkamayıp suyuna tuz eklemezsiniz benim gibi ama dediğim gibi tuzunu ayarlayamamak ihtimali varsa yıkanızı tavsiye ederim



11 Haziran 2011 Cumartesi

Tava Böreği

     

                        Arkadaşım Meral'den öğrendiğim bu börek en sık yaptığım tarifler arasında.Yapımı ve fırın istemeyişi yönünden da ayrıca tercih sebebi olabilir.Ben bugün ıspanaklı, peynirli çeşidini yaptım. Daha önce de mantarlı, kıymalı,patlıcanlı çeşitlerini denemiştim. Hepsi de çok güzel oluyor. Şimdi gelelim tarifimizi vermeye.

Malzemeler:
3-4 adet hazır el açması yufka,bir küçük demet ıspanak, 1 adet soğan, 2-3 dal taze soğan, kibrit kutusundan biraz büyük peynir, 3 çay bardağı süt, 50 gram margarin (isteğe göre margarin kullanılmayabilir), 1 çay bardağı sıvıyağ, 1 adet yumurta.

Yapılışı:
  1. Ispanaklar yıkanır,küçük bir tencereye doğranarak konulur, üzerine biraz tuz ve taze soğanların yaprakları eklenir, ağzı kapalı olarak hafif ölünceye kadar buharında haşlanır.
  2. Bir tavada kuru soğan kavrulur, üzerine ıspanaklar eklenir biraz da böyle kavrulur.Soğumaya alınır.
  3. Margarin küçük bir tavada eritilir, içine yumurta, süt, sıvıyağ eklenerek karıştırılır.
  4. Büyükçe bir teflon tavanın dibine çok az sıvıyağ konulur. Bütün yufkanın biri tavaya kenarlarından dışarı sarkacak şekilde konulur.Bir diğer yufka hazırladığımız sütlü karışımın içine büyük parçalar halinde elimizle doğranak atılır ordan da alınarak tavadaki yufkanın tabanını kaplayacak şekilde incecik yayılır.
  5. Ispanağımızın içine peynir eklenir ve tavadaki yufkaların üzerine her yerine eşit miktarda yayılır.
  6. Bir kat daha diğer yufkadan parçalar koparılarak sütlü karşımda ıslatılır ve ıspanakların üzeri kaplanır.
  7. Yufkanın dışarı taşan kısımları sütlü karışımla ıslatılarak üzerine kapatılır. Tavamız kısık ateşte büyük ocağın üzerine konulur ve ağzı bir kapak ile kapatılır.
  8. Arada altını kontrol ederek kızarıp kızarmadığına bakılır ve üstüde alt üst edilerek pişirilir.Yine ağzı kapalı ve kısık ateşte olursa içini alması sağlanır.En son kapağı açılırsa üstü kıtır olurki böylesi de çok güzel oluyor.
                                                                 AFİYET OLSUN...

10 Haziran 2011 Cuma

Krem Şantili Kurabiyeler

           
                Bu tarifi Lama'dan almıştım. Uzun süredir yapmak istiyordum ki bugüne nasıpmiş. Hani aniden eve misafir gelir yada geleceğini haber alırsınız ne yapayım telaşına düşersiniz yada akşam akşam canınız çayın yanında tatlı bişeyler çeker hem çıtır hem gevrek olsun ama birazda tatlı olsun istersiniz ya, işte tam o anlara göre bir tarif bu.
                Lama'nın yaptığı tarife yumurta sarısı ve birazda pudra şekeri ekledim. Güzel oldular, tam benlik sizede tavsiyem dar zamanlarda yapılacak güzel bir tarif olduğu yöndedir.
              Malzemeler:
1 paket vanilyalı krem şanti, 1 su bardağından bir parmak az sıvıyağ, 4 kaşık pudra şekeri, 2 yumurta sarısı, 3 su bardağı un,yarım çay kaşığı kabartma tozu, üzeri için: yumurta beyazı ve istediğiniz herhangibir süs ve eğer tatlı seviyorsanız pudra şekeri.
               Yapılışı:
  1. Üzeri için olan malzemeler hariç hepsini derince bir kaseye alın ve yoğurun.
  2. Kurabiyeye istediğiniz şekli verin(şekil verme aşaması biraz zahmetli ,çatlaklar olacaktır)
  3. 200 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirdikten sonra çıkartılır ve yumurta akı sürülüp kurabiye süsü eklenir tekrar fırına sürülür.
  4. Birkaç dakika bekletilir çıkartılır.
İşte bu kadar basit. Denemesi benden yapması sizden AFİYET OLSUN...

Fırın Poşetinde Sebzeli Tavuk

    

          Herkesin yapmışlığı vardır fırın poşetinde tavuk. Ben de yapıyorum. Bu kez sizinle köri katmadan daha sade sevenler için yaptığım şekliyle paylaşacağım. Bu tavuğa köri yerine kişniş ve kekik kullandım. Size de tavsiye ederim.
             Malzemeler:
6-8 adet tavuk budu yada tavuk parçası, 1 tane soğan, 1 tane havuç 1 tane patates, 1 tane patlıcan, biraz süt, sıvıyağ, ve birkaç damla limon suyu, bir tatlı kaşığı toz kişniş, bir tatlı kaşığı kekik.
            Yapılışı;
  1. Tavuğumuzu yapmaya önce onu marine etmekle başlıyoruz. Tavuklarımı yıkayıp bir kaba aldıktan sonra üzerine yarım çay bardağı kadar süt bir yemek kaşığı kadar sıvıyağ ve biraz limon damlası damlatıyoruz tuzunu da ekleyerek tavuklarımızı 1-2 saat dinlendiriyoruz.
  2. Sebzeleri çok küçük olmayacak şekilde dilimliyoruz. Kuru soğanı tavuklarımızın üzerine yarım ay şeklinde doğrayıp elimizle biraz karıştırıyoruz.;(soğanın tadının ete geçmesini istiyoruz)
  3. Sebzeleri tavuklarla karıştırıp fırın poşetinin içine alıyoruz. Bir iki yerinden delerek havasının çıkmasını sağladıktan sonra 200 derece fırında 30-40 dakika kadar hafif kızarana kadar pişiriyoruz.
                                                   AFİYET OLSUN


Havuçlu Fırın Makarna

         

             Yıllar önce yapmıştım ilk kez bu tarifimi. Babam çok beğenerek yemişti, bazen hala ister benden yapmamı. Kulağa tuhaf gelse de havuç makarnaya yakışıyor. Pişse bile ayrı bir kıtırlığı oluyor. En çok onu seviyorum ben.
            Ayrıca o zamanlar makarnanın kaşarı yerine bizim kendi yaptığımız köy peynirini koyuyordum ki bu ayrı bir güzellik veriyor. Tabi şimdi o köy peyniri bulamasamda kaşarla idare ediyorum. Sizin eğer daha çeşnili bir peyniriniz varsa onu kullanabilirsiniz fakat kaşar gibi erimesi gerekiyor.

Malzemeler:
Yarım paket istediğiniz makarna, 1 orta boy havuç, 100 gram kaşar rendesi, 200 gram dana eti (yumuşak yerlerinden),   1/2 yemek kaşığı salça, tuz.

Yapılışı:
  1. Makarnayı biraz diri olacak şekilde tuzuyla birlikte haşlıyoruz.
  2. Etleri kuşbaşından biraz daha küçük parçalara ayırıyoruz. Yağda kısık ateşte hafifçe kavuruyoruz. (Dikkat edin fazla kurumasın)
  3. Havucu rendeleyip hafif kavuruyoruz.
  4. Haşlanan makarnamızı süzdükten sonra bir tencereye biraz yağ koyup 1/2 salçayı kavuruyoruz ve hemen üstüne makarnamızı ekleyip biraz daha kavuruyoruz.(İçine bu esnada çeşnili peynir varsa biraz peynir eklerseniz lezzeti artar)
  5. İçine etleri ve havuçları ekleyip bir iki karıştırdıktan sonra hafif yağlı tepsimize alıyoruz. Üzerini kaşar rendesiyle kapatıp kaşar eriyene kadar fırında tutuyoruz.
                                                AFİYET OLSUN ....


7 Haziran 2011 Salı

Keşkek

     
              Çankırılılar bilirler keşkeği, bana sorsanız ben bilmezdim. Duymuşluğum vardı ama ne yemiştim ne de görmüş. Neyse yine her zamanki gibi kayınvalidemden öğrendiğim kadarıyla yaptım yemeğimi. Bu blok işi benim yemek bilgimi artırmama neden oldu. İyi de oldu. Her şeyi ben yapayım, bunu ben de öğreneyim diyorum. Böylece yapmadığım bir baklava kaldı diyebilirim. Ayrıca yiyenlerden de tam not aldım. Kayınvalidem 'Tamam artık sen bu işi başardın, hatta beni de geçtin' dedi yiyince benden söylemesi
          İşte keşkek için malzemeler:
  (Ben yine her zamanki gibi ölçülerimi çok tutum siz oranlayarak yapabilirsiniz.)

5 su bardağı buğday, bir bütün tavuk, tuz ve 50 gramdan biraz fazla tereyağı, az biraz sıvıyağ.

Yapılışı:
  1. Buğdayı ayıkladım süzgeçten eledim ve yıkayıp büyükçe bir tencereye koydum.
  2. Tavuğu yıkadım butlarını ve kanatlarını alıp buğdayla birlikte pişmesi için onu da tencereye ekledim.
  3. Tuzunu koyup başladım pişirmeye. Tavuğu ters yüz ederek iyice etleri pişinceye kadar pişirdim.
  4. Tavuğu çıkarıp göğüs etlerini ve beyaz olan etlerini tel tel ayırdım. Ne kadar ince didiklerseniz o kadar iyi.
  5. Didiklediğimiz etleri tencereye buğdayların yanına ekleyerek kepçeyle 10 15 dakika kadar çırpıyoruz. Çırpma kıvamı yemek kepçeye yapışık uzayacak hale gelince yani özleşince bitecek.
  6. Son olarak üzerine tereyağı ve biraz sıvıyağ ekleyerek tavada erittiğimiz tereyağını tencereye boşaltıp tekrar karıştırıyoruz. Keşkeğimiz yemeye hazır.
                                                               AFİYET OLSUN....

Ağlayan Kek

          

             Aslında bugün haşhaşlı revani yapacaktım. Başladım keki hazırlamaya irmiğimin bittiğini görünce keke çevirdim.Baktım sütüm de yok bende yoğurtla yaptım kekimi. Üstünü ıslatmak için gereken süt yerine reçel kullandım. Krem şanti ve çikolata sosunu da suyla hazırladım. Dolayısıyla sütsüz bir ağlayan kekim oldu. Çok da güzel oldu. Sizlere da tavsiye ederim. Tatlı akşamlar....
             Malzemeler:
Keki için;
 3 yumurta, 1,5 su bardağı yağ, 1,5 su bardağı yoğurt(benim evimde süt bitmişti), 1su bardağı şeker, 2 kabartma tozu, 1 vanilin, 3 tatlı kaşığı kakao, aldığı kadar un
Krem şantisi için:
1 su bardağı soğuk süt veya 1,5 çay bardağı soğuk su, sade krem şanti
Çikolata Sosu:
2 bu bardağı süt yada 2 su bardağı su, 3 kaşık şeker, 2,5 kaşık hazır çikolata sosu.
 Üzerini ıslatmak için
2 bardak süt veya marmelat türü birşey.

Yapılışı:
  1. Yumurtaları şekerle birlikte beyazlaşıncaya kadar blendırda çırpıyoruz. İçine yağ, yoğurt, ekleyip yine çırpıyoruz, bir bardak un ekliyor unla birlikte kakao ve vanilini de ekliyor yine çırpıyoruz. Son olarak kakaoyu ekleyip kıvamına bakıyoruz. Ne çok akışkan olacak nede çok katı istiyoruz.  Biraz daha un ilavesi ile tekrar çırpıp yağlı tepsiye alıyoruz.
  2. 180 derecede önceden ısıtılmış fırında 15-20 dakika pişirip bir kürdan yardımıyla bakıyor ve kapatıyoruz.
  3. Bu arada üzerinde yazıldığı gibi krem şantimizi hazırlayıp dolaba alıyoruz.
  4. Çikolata sosumuzu hazırlıyoruz. Soğuması için kenara alıyoruz.
  5. Kekimiz soğumuş olmalı üzerini sütle ıslatıyoruz.(benim evimde süt bitmiş demiştim bende çilek reçelinin suyunu aldım biraz daha sulandırarak ıslattım)
  6. Son olarak kekimizin üzerine önce krem şantiyi iyice yayıyoruz. Sonra soğuyan çikolata sosunu her yerini kaplayacak şekilde yayıyoruz. İsteğe göre damla çikolata yada ceviz kırıklarıyla süsleyip servis yapabilirsiniz.
                                                        AFİYET OLSUN