..

14 Ocak 2017 Cumartesi

Patatesli ve Soğanlı Kek - Soğanlı Çörek




Merhabalar
Pazar sabahına yapabileceğiniz, benim çok sevdiğim bir kek tarifi var bu kez.
Bu tarif de yine kursta yaptıklarımızdan. İki kere denedim evimde, nedeni ise birincisinde un oranını az tuttuğum için daha kekvari bir şekilde oldu ve içindeki soğanın ve patatesin suyunu salması ile pişmesi zor oldu. İkinci denememde ise un oranını çok tuttum, elimi yağlayıp üzerini düzlediğimde elime yapışma olmuyorsa oldu demektir. Biraz kıtır bir tadı olması gerekiyor, elmalı tartta olduğu gibi, gevrek olmalı, zaten çörek dememdeki amacım da bundan geliyor.
Un miktarı aldığı kadar diyoruz, fakat normal kek yaparken olduğu gibi akışkan olmuyor, daha fazla un eklememiz ve düzgün olması için elimizle düzlememiz gerekiyor, bu keki yapmaktaki en büyük püf noktası bu. Fazla akışkan olursa içindeki patatesler ve soğan da suyunu salacak kek pişmeyecektir, bilginize.
 Yalnız fırında pişerken çıkardığı kokuyu almanızı isterdim. Gerçekten çok pratik ve çok lezzetli, denemeniz dileğiyle...

Malzemeler;

  • 2 orta boy patates
  • 2 orta boy kuru soğan
  • 2 adet yumurta
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 2 tatlı kaşığı tuz
  • 1 paket kabartma tozu
  • aldığı kadar un
  • İsteğe göre pul biber

Yapılışı;
  1. Kuru soğan ince ince doğranır, patatesler minik küpler halinde doğranır
  2. Yumurtalar  çırpılır, içine yoğurt, sıvıyağ ve tuz eklenir. Karıştırılır.
  3. Un ilavesi yapılmaya başlanır. Un elekten geçirilirken kabartma tozunu da ilave edebilirsiniz. Bir taraftan yoğurup bir taraftan birinin un ilavesi yapması işinizi kolaylaştıracaktır bu aşamada.
  4. Patates ve kuru soğanı ilave ederiz ve pul biber ekleriz, gerekirse yine un ekleyip, karıştırırız.
  5. Yağlanmış tepsiye yayıp, elimizi yağlayıp, üzerini düzleriz. (isterseniz çörekotu yada susam da serpebilirsiniz)
  6. Orta ısıda fırına veririz,kürdan testiyle pişdiğine karar verince fırını kapatıp  hemen çıkarmayız, fırında bekletiriz. Afiyet olsun...

10 Ocak 2017 Salı

Portakallı Islak Kek - Muffin



Merhabalar yeniden,
Keklerimizi pazar günü yapıp yedik. Portakal mevsimi gelmişken bundan bolca faydalanmayı bir borç bilircesine, her yerde kullanıyorum. Salatalara limon suyunun yanında portakal suyu da ekliyorum mesela, yada kabuğunu sütlü tatlılarıma mutlaka ilave ediyorum. Bu kez hem  kabuğunu kekin içine hem de kekin üzerine pişirmeden portakal suyu - su ve şeker üçlüsü ile ıslatmayı tercih ettim. Sonuç olarak kekler yumuşacık bol portakal kokulu ve nefis oldular. Evimizin minik misafirleri de beğendiklerini söylediklerine göre lezzeti onaylandı.
 Kapalı Ankara havasında ancak bu görüntüleri alabildim. Bazen gerçekte çok daha güzel olan şeyler resimde olduğundan daha vasat çıkar ya işte, bu kekler de inanın daha canlı daha cıvıl cıvıldı.
 Üzerindeki şeker hamurlu çiçekleri İzgi ve Bengi ile beraber yaptık. Oyun hamuru ile oynar gibi uğraştık didindik en sonunda birazcık başardık sanki :)

 Malzemeler;

  • 2 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 küçük çay bardağı sıvıyağ
  • 1 küçük çay bardağı süt
  • 1,5 portakalın kabuğu
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilin
  • 2 su bardağı un
Üzerinin şerbeti;
  • 1 su bardağı portakal suyu
  • 1/2 su bardağı su
  • 1/2 su bardağı şeker
Üzeri için;
  • 1 paket kremşanti
  • 1 su bardağı soğuk süt

Yapılışı;
  1. Kremşanti ve sütü çırpıp hazırladığımız kremşantiyi buzdolabına alıyoruz.
  2. Keki hazırlamaya başlayabiliriz. Yumurta ve şekeri iyice çırpıyoruz. İçine portakal kabuğunu ekleyip süt, sıvıyağ, vanilin ilave ediyoruz. Unu ve kabartma tozunu eleyerek ekliyoruz. Minik kek kalıplarına alıyoruz. Kek harcını kalıplara koyarken minik kek kalıplarının 1/2 inden daha az  koymayı unutmayın, yoksa taşabilir. Orta ısıda (fanlı) kürdan temiz çıkıncaya kadar pişiriyoruz.
  3. Kekler fırından çıkınca ılımaya alıyoruz. Kekler soğurken, portakal suyuna su ve şeker ekleyip şekeri eritiyoruz. Kekler soğuyunca bu hazırladığımız pişmeyen şerbet ile kekleri ıslatıyoruz.
  4. Daha sonra hazırladığımız kremşantiyi keklerin üzerine sıkıyoruz, istediğimiz gibi süsleyebiliriz. Afiyet olsun...


9 Ocak 2017 Pazartesi

Bisküvili Balkabağı Pastası


  Balkabağı pastasını Eren'in doğum günü için yapmıştım. Evde bir gün öncesinden yaptığım balkabağı tatlısından kaldığı kadarı ile hazırladım. Bu tür pastalara (tatlı da diyebilirsiniz) kremşanti de ekleyebilirsiniz. Ben şahsen gerek duymadım, çünkü yaşpastamız vardı zaten.
  Siz de balkabağı tatlısını ikinci günü bu tür bir sunumla farklı şekilde sunabilirsiniz ailenize. Buradan balkabağı tatlısını nasıl yaptığıma bakabilirsiniz.Beğeneceğinizi umuyorum. Kalın Sağlıcakla...

Malzemeler;

  • Bir büyükçe kase pişirilmiş balkabağı tatlısı
  • Balkabağı tatlısının şerbeti bisküvileri ıslatmak için (yada süt yada su da olabilir)
  • İki paket petibör bisküvi
  • 1 küçük çay bardağı fındık içi
  • isteğe göre üzeri için fıstık ve bonibon çikolatalar
Yapılışı;
  1. Fındıkları robata atıp bir kez çalıştırıyoruz. Robota balkabağını katıp bir kez daha çalıştırıyoruz.
  2. En son elimizle kırıkladığımız bisküvileri azar azar ekleyip robotu sürekli olarak çalıştırıyoruz. Kıvamına göz kararı karar verebilirsiniz. Fazla katı olmasın. Bu oran sizin balkabağı tatlınızın sululuk oranı ile değişebilir. Sürelebilecek kıvam diyelim biz. Fakat bir en nihayetinde bir paket bisküvi gitmiyor öyle diyeyim.
  3. Bisküvinin ikinci paketini balkabağı tatlısının şerbeti varsa tencerede kalan bu şerbete teker teker batırıp borcama diziyoruz. Sonra üzerine balkabağı ile sıvayıp, ikinci kat için tekrar bisküvileri ıslatıp balkabağının üzerine diziyoruz. En son üstüne yine balkabağı püresini sıvayabiliriz. 
  4. Bundan sonrası tamamen size kalmış ister kremşanti kullanın isterseniz benim gibi sadece kestiğiniz dilimlerin üzerlerini süsleyin. Afiyet Olsun...





2 Ocak 2017 Pazartesi

Portakal Jöleli İrmik Tatlısı



 Niye tarif paylaşmıyorsun diyen arkadaşlar var haklı olarak.
 Ülkemiz gündemi beni epeyce üzdü, gündüzü bir şekilde geçiriyordum fakat gece olunca bütün stres beni ele geçiriyordu. Geceleri dişlerimi nasıl sıktıysam yine tam iki hafta bunun ağrısıyla öldüm bittim. Gece plağını gündüz de takıp, ağrı kesiciler falan derken artık rahatladım çok şükür.
Bir arkadaşım paylaşmış facede, teröre inat profilimi karartmıyacağım, yemeklerimi paylaşacağım onların ekmeğine yağ sürmeyeceğim demiş. Aylin ' in bu düşüncesi beni de kendime getirdi desem yalan olmaz. İstedikleri bu değil mi, o zaman vermeyelim istediklerini, hiçbir zaman terör galip gelememiştir, yine gelmeyecek inşallah.
Bu aralar günde bir tarif yayınlamaya çalışacağım, hem bu kadar bekleyen tarifler varken, yazık oluyor onlara da.
 Biz bu tatlıyı, kursta yaptık ilk kez. Hafta sonu ise çocuklar da tatsın ve sizlerle de paylaşayım diye tekrar yaptım. Evde hazırlanmış vişne kompostosu da kullanabilirsiniz jölesinde, fakat ben portakal suyunu tercih ediyorum, portkalın tatlıya verdiği ekşilik hoş oluyor. 

Malzemeler;
Muhallebisi için;
  • 1 su bardağı irmik
  • 1/2 su bardağı şeker
  • 1 litre süt
  • 1 çay kaşığı portakal kabuğu
  • 1 paket vanilin
  • 1 yemek kaşığı margarin (yada tereyağ)
  • Alt katına sermek için 1 paket kakaolu petibör bisküvi
Jölesi için;
  • 2 su bardağı portakal suyu
  • 1 su bardağı su
  • 1 su bardağı şeker
  • 3 yemek kaşığı mısır nişastası

Yapılışı;
  1. Ben bu tatlı için büyük boy dikdörgen borcam kullandım. Tepsinin altına kakaolu bisküviyi aralıksız dizdim.
  2. Tencereye sütü koyup, şeker ekledim ve eriyine kadar karıştırdım. Sonra irmik ve portakal kabuğunu ilave ettim, sürekli karıştırarak kıvam alıncaya kadar pişirdim. İndirmeme yakın vanilin ve margarin ekleyip hızlıca çırptım, ocaktan alınca ilk sıcaklığının çıkmasını bekleyip sonra tepsiye düzgün şekilde döktüm.
  3. İrmikli muhallebimiz soğurken, jöleyi hazırlamaya başlayabiliriz. Portakal suyu ve şekeri tencereye alıyoruz. Bir bardak su ile mısırnişsastasını özeleyip, tencereye ilave ediyoruz. Ocağa alıp sürekli karıştırarak pişiriyoruz. Yeterli kıvamı alınca, irmikli tatlının üzerine hazırladığımız jöleyi eşit bir şekilde döküyoruz. Ilıyınca dolaba alıp soğuyana kadar dinlendiriyoruz. Dilimleyip servis yapabilirsiniz, isterseniz üzerini nar taneleri, fıstıkiçi vs ile süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun...

19 Aralık 2016 Pazartesi

Kıymalı Patates Dolması


 Hayat ne kadar zor olsa da şu günlerde, devam etmeli, tarif eklemeli, birşeyler üretmeli, boş durmamalı...
 Patates dolmasını istediğiniz kadar patates ekleyerek çoğaltabilirsiniz. Ben bir yiyimlik olsun istedim. Patatesleri soyunca, tencereye oturtacağınız kısmını keserek düzleştirirseniz dolmalarınız dik durur. Bu da minik bir püf noktası olsun. Kalın Sağlıcakla...
Malzemeler;

  • 6 adet orta boy patates
  • 400-500 gram kadar kıyma
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 adet yeşil biber
  • 2 kaşık domates salçası
  • karabiber
Yapılışı; 
  1. Patateslerin kabuklarını soyup, ortasını kaşık yada başka bir delici yarmıyla oyuyoruz.
  2. Patatesleri biraz tuzlayıp, yağda kızartıyoruz.
  3. Soğanı incecik doğrayıp, biraz sıvıyağda kavuruyoruz. Kıymayı ekleyip biraz daha kavuruyoruz, incecik doğranmış yeşil biberi de ekleyip tuzunu ekliyoruz, birlikte kavurup ocaktan indirmeden en son karabiberi ekleyip karıştırıyoruz.
  4. Patatesin içini kıymalı harçla doldurup tencereye alıyoruz.
  5. İki kaşık salçayı, biraz tuz eklediğimiz  suda eritip patateslerin üzerini geçmeyecek kadar su ekleyip tencereye ilave ediyoruz. (Arada pişip pişmediğine bakıyoruz, gerekirse su ilave edebilirsiniz)
  6. Patatesler pişince yemeye hazırdır. Afiyet olsun...




1 Aralık 2016 Perşembe

Hindistancevizli Kurabiye



  Bu kurabiyeler bugün akşam, Bengi'nin kurabiye istemesiyle yapıldı. Herhangi bir yerden almadım tarifi, öylece yapıldı, denendi beğenildi. Hatta tarifi istenince bu akşam ilk önce bu kurabiyenin tarifini vermeyi uygun gördüm.
  Bana yerken şekeri bir iki kaşık daha olabilirmiş gibi geldi, kızım ise tadının yerinde olduğunu söyledi, şekerli seviyorsanız bir kaşık daha pudra şekeri ilavesi yapabilirsiniz.
 Hatta hindistancevizi yerine fındık kırığı da yapabilirsiniz. Ben şahsen yerken hanımeller kurabiyelerine benzettiğim için üzerini fındıklı yapabilirmişim dedim.
  Deneyip pişman olmayacağınız güzel bir tarifti. Afiyet olsun...

Malzemeler;

  • 125 gram tereyağ yada margarin
  • 1 yumurta (beyazı üzerine ayrılacak)
  • 1/2 kahve fincanı sıvıyağ (türk kahve fincanı)
  • 1/2 su bardağı pudra şekeri (şekerli seviyorsanız artırabilirsiniz)
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1/2 çay kaşığı tarçın
  • 1 paket vanilin
  • 2 su bardağı un (gerekirse ekleyiniz)
Üzeri için;
  • hindistancevizi
Yapılışı;
  1. Tereyağ ve sıvıyağı küçük bir tavada eritin. Yağ oda sıcaklığına gelinceye kadar soğutun.
  2. Yağları bir kaba alıp, üzerine yumurta sarısı ve pudra şekeri koyup çırpın.
  3. Nişasta, tarçın, vanilin ekleyin. Kabartma tozunu bir bardak una katıp birlikte eleyin. Yoğurmaya başlayın. Bir bardak kadar daha un eklemeniz gerekecek. Her zamanki gibi unu dikkatli kullanıyoruz. Bir taraftan yoğurup, bir taraftan un ilavesi yapıyoruz. Hamur ele yapışmaz bir kıvam alıncaya kadar devam ediyoruz.
  4. Hamuru, yağlı kağıdın arasına koyup merdane yardımıyla yarım santim kalınlığında açıyoruz. Küçük çay bardağı ile yuvarlaklar kesip bu kestiğimiz kurabiyeleri önce yumurta beyazına sonra hindistancevizine batırıp tepsiye alıyoruz.
  5. Önceden ısıtmadan fırını 150 dereceye ayarlayıp kurabiyelerin üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz. Afiyet olsun...

12 Kasım 2016 Cumartesi

Damla Çikolatalı Kurabiye



Bu kurabiyeleri kızım Bengi için yaptım fakat Eren de bir o kadar sevdi. Gelip gidip yemesinden ben çok memnun oldum, gevrekliği ve tadı güzeldi, bir de çikolatalı oluşu çocukların favorisi oldu.

Malzemeler;

  • 150 gram tereyağı(oda sıcaklığında)
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 3/4 su bardağı şeker (bir su bardağından iki parmak kadar eksik)
  • 2 yemek kaşığı mısır nişastası
  • 1 çay bardağı damla çikolata
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 3 su bardağı un

Yapılışı

  1. Yumurta ve şekeri iyice eriyinceye kadar çırpıyoruz.
  2. Karışıma tereyağ ekleyip yine çırpıyoruz, Sıvıyağı da katıp katıları eklemeye başlayabiliriz.
  3. Un, nişasta, kabartma tozunu bir kapta karıştırıp sıvı karışıma ilave ediyoruz ve yoğuruyoruz.
  4. Vanilin ekliyor yoğuruyoruz, en son damla çikolataları da ekleyip az yoğurduktan sonra şekil veriyoruz.
  5. Önceden ısıtılmış fırında 150 derecede üzeri beyaz kalacak şekilde pişiriyoruz. Altı ve üstü mümkün olduğunca beyaz olmalı tepsiden alma zamanının geldiğini kurabiyeleri elimize aldığımızda altına yapışmadan çıkmasından anlayabilirsiniz. Afiyet olsun...

7 Kasım 2016 Pazartesi

Mısırunlu Poğaça






 Oğlum için yaptığım bu poğaçanın içine tereyağından sıvıyağa, yumurtadan peynire, yeşillikten ceviz ve nişastaya kadar pek çok malzeme ekledim tabi asıl özelliğini veren mısırununu da ihmal etmedim.
 Çatlak patlak gibi durduğuna bakmayın lezzetli ve kolay poğaçalar bunlar, Hatta fırına sürmeden önce poğaçaların üzerini bıçak yardımıyla artı şeklinde çizerseniz oradan çatlayıp daha şık da görünebilir. Ben mi neden yapmadım, sonradan aklıma geldi :(
Her neyse mayasız poğaça yapmak biraz da içini doldurup doluşturmaktan hoşlanıyorsanız benim gibi denemenizde fayda var.


Malzemeler;
  • 1 sb mısırunu
  • 100 gram oda sıcaklığında tereyağ
  • 2 yemek kaşığı ceviz içi
  • 1 yemek kaşığı mısırnişastası
  • 1 küçük çay bardağı yoğurt
  • 2 yumurta
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1/2 tatlı kaşığı tuz (peyniriniz çok tuzluysa azaltılabilir)
  • 1 paket kabartma tozu
  • bir tatum nane maydanoz (ince doğranmış)
  • 1 küçük çay bardağı kadar ince doğranmış peynir 
  • 2 su bardağı un
Yapılışı;
  1. Tereyağ, sıvıyağ yumurtalar (birinin sarısı üzerine ayrılacak), yoğurt bir kaba alıp çırpılarak karıştırılır.
  2. Mısırunu, un, nişasta, kabartma tozu ve tuz bir kapta karıştırılıp yumurtalı karışıma eklenir hamur halinde yoğurulur.
  3. En son peynir, ceviz, yeşillikler eklenir, şöyle bir iki yoğurulur ve şekil verilir.
  4. Üzerine önceden ayırdığımız yumurta sarısını sürer bıcak yardımıyla artı şeklinde derin olmayan bir çizik atarız, en üstüne isteğe göre susam yada çörekotu serpebilirsiniz.
  5. Fırında 180 derecede altı üstü kızarana kadar pişirilir. Afiyet olsun...


31 Ekim 2016 Pazartesi

Balkabağı Tatlısı


  Balkabağı tatlısını ben akşamdan şekerleyip, sabaha tencerede pişiriyorum. Ardından biraz fırınlıyorum. Siz isterseniz sadece fırınlayabilir yada sadece tencerede pişirebilirsiniz. Fırınlanmış balkabağı tatlısı daha karamalize olduğu için ben böyle seviyorum.
  Eminim çoğunuz yapıyordur bu tatlıyı, ben blokta da yerini alsın rengiyle gözleri şenlendirsin istedim.
Malzemeler;

  • 1,5 kg ayıklanmış doğranmış balkabağı
  • 3,5 su bardağı şeker (isterseniz şeker oranını azaltabilirsiniz)
  • isteğe göre tarçın kabuğu (ben kullanmadım)
  • üzeri için ceviz

Yapılışı;
  1. Balkabaklarını yıkayıp geniş bir tencereye diziyoruz. Üzerine şekeri düzgünce döküyor ağzını kapatıp bir gece bekletiyoruz.(Bu şekilde çok sulanıyor siz isterseniz birkaç saat de bekletebilirsiniz)
  2. Tencereyi ocağa alıp önce yüksek sonra kısık ateşte balkabakları iyice yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz.
  3. Balkabakları pişince fırın kabına alıyor, biraz şerbetli suyundan ekliyor 170 derecede hafif kendini çekinceye kadar pişiriyoruz.
  4. Ilıyınca yada soğuyunca (nasıl severseniz) üzerine ceviz, fıstık içi, yada hindistancevizi veyahut tahinle servis ederebilirsiniz.
Not; Ben bir gece beklettiğim için su ilavesi yapmıyorum. Kendi suyunda pişiyor. Bana göre bu ölçü kabağa bu ölçü şeker fazla geldi, fakat yiyenler tam tadında olmuş dedikleri için ölçüyü 3,5 su bardağı olarak vermekte sakınca bulmadım. Afiyet olsun...




18 Ekim 2016 Salı

Tas Kebabı


   Tas kebabı servisi ve görselliği hem de lezzeti açısından misafir sofralarınıza da çok yakışacak bir ama yemek.
   Eti ayrı pişiriyorsunuz, pirinci kavurup kenarlara alıyorsunuz, ortasını açıyorsunuz, büyükçe bir kasenin içine yerleştirdiğiniz fazla suyunu aldığınız etinizi kaseyi ters çevirerek tencereye yerleştiriyorsunuz. Zaten adı da bu tastan geliyor. Pilavın suyunu da verdiğinizde geriye pilavın pişmesi kalmıştır.
   Servis ederken biraz pilav biraz da etinden kepçenize aynı anda alıp güzel ve kolay servis yapıyorsunuz. Burda dikkat edilecek bence tek püf noktası eti önceden iyice pişirmek ben bunun için düdüklü kullanıyorum her zamanki gibi. Yapacaklara şimdiden kolay gelsin, sizin de beğeneceğinizi umuyorum.


Malzemeler;

  • 750 gram  dana eti
  • 2 yeşil biber
  • 2 adet kırmızı biber
  • 1 büyükçe soğan
  • 2-3 adet domates
  • karabiber, kekik, tuz
  • 1/2 yemek kaşığı kadar salça 
Pilavı için;
  • 2 su bardağı ılık suda ıslatılmış pirinç
  • 4 su bardağı sıcak su (pirincinizin özelliğine göre her zamanki pilav ölçünüzde kullanın suyunu)
  • tuz, yağ

Yapılışı;
  1. Eti düdüklü tencerede üzerini geçecek kadar su ekleyerek biraz da tuz katıp, 40 dakika pişiriyorum.(siz eğer kuzu eti kullanacaksanız daha kısa sürede pişirebilirsiniz, pişme süresi etinizin özelliğine göre belirleyin)
  2. Kuru soğanı doğrayıp biraz sıvıyağda öldürüyoruz, üzerine istediğimiz boyda doğradığımız biberleri ekliyoruz, en son domatesleri ekleyip biraz salça ve tuz ekliyoruz. 
  3. Düdüklüden çıkardıktan sonra fazla suyunu bir kaba süzüyoruz. (bunu pilav için kullanabilirsiniz)
  4. Hazırladığımız sebzeleri ete ekleyip birlikte biraz kavuruyoruz, baharatlarını da ilave edip, ılımaya bırakıyoruz.
  5. Pirinci kasemizin kapattığımızda sorun çıkarmayacağı bir geniş tencerede sıvıyağla iyice kavuruyoruz,tuz ekleyip pirinç tenceresini kenara alıyoruz. Pirinçlerin ortası boş kalacak şekilde kasenin büyüklüğünde tencerenin ortasını açıyoruz. 
  6. Etleri genişçe bir kaseye alıp suyunu süzdürüyoruz, bu kaseyi tencerenin içine ters çevirerek kapatıyoruz. (bu esnada üzerine bir ağırlık koyma imkanım olsaydı, etlerin rengi pirince geçmeyecekti, sizin isterseniz bunu deneyebilirsiniz)
  7. Pirincin üzerine suyunu (yada etsuyunu),  her yerine eşit gelecek şekilde koyup,tuzunu da ekleyip  tencerenin ağzını kapatıyoruz. Kısık ateşe alıp pişmesini bekliyoruz.
  8. Pirinçler pişince tencereyi biraz dinlendiriyoruz, kaseyi düzgünce çıkartıp, üzerini maydanozla süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun...



7 Ekim 2016 Cuma

Pasta Çalışmaları



  Bu pastayı güzel kızımız Sinemis için yaptım. Annesi yaptığım pastaları beğendiği için benden Sinemis'in doğum günü için pasta yapmamı istedi. Elimdeki malzemelerle böyle bir pasta çıkardım. Kişi sayısı dolayısıyla iki katlı yaptım. Arası çikolatalı ve muzlu, keki kakaolu idi.


   Bu da pastanın üstten görüntüsü. Pasta yapmaya Sinemis ve annesi Serpil sayesinde yapmaya başladım desem yalan olmaz.


   Yukarıdaki pastayı ise arkadaşlarımla birlikte yaptığımız gün için hazırlamıştım. Evdeki malzemelere göre yaptım yine. Üzerinin beyaz kremşantili olup arasındaki pastacı kremasının çikolatalı olması kakaonun bittiğinin son anda farkına varmış olmasındandır. Tabii ki eksikleri var ama neticede ben pastacı değilim, bu işte daha çok yol katetmem gerekiyor.


   Bu da meyveli pastamızın yandan görünüşü. Damla çikolata, fındık çakıltaşı, çilek, kivi ve kiraz kullanıldı. Belki size de fikir verebilir.



    Bu pasta ise yine kızımın arkadaşı, Yaren için yaptığım pastaydı. Sinemis'in pastasını yaptığımda o da tesadüf bizim evdeydi annesinden beni aramasını ve onun için de pasta yapmamı istemesi ile oluştu. Bu pastada sıkma torbasının değişik başlığını kullanma fırsatını buldum. Bu sayede yaprak şeklini yapmayı da öğrenmiş oldum.
   Eksiklerimle hatalarımla yaptığım bu pastalar da bloğumda yer alsın istedim. Bloğu gezdiğimde yıllar öncesinde paylaştığım resimler bana nasıl kendimi geliştirdiğimi görmemin yanında unuttuğum hatıraları da yeniden hatırlamamı sağlıyor. Velhasıl kelam bu resimler azıcık sizin içinse çokça benim için paylaşılıyor, bilginize...

5 Ekim 2016 Çarşamba

Kabartma Tozlu Poğaça (Mayasız Poğaça)



 Merhabalar arkadaşlar,
 Uzun bir aradan sonra okulların da açılmasıyla ilk tarifim poğaça olsun istedim. Hem de öyle mayalı ve zaman gerektirenlerden değil, kısa sürede hazırlanabilen lezzeti de garanti olan kabartma tozuyla yapabileceğimiz yerken ise mayalı poğaçayı aramayacağımız bir tarif olsun.
Bu poğaçaları sade yapabileceğiniz gibi, benim gibi içini patatesli yada başka malzeme kullanarak da yapabilirsiniz. Ben patateslisini tercih ettim, ilk yaptığımda poğaçaların nasıl olacağı konusunda çekincelerim olduğu için, iç harcı olsun pişmesinde bir sorun olmasın ve patates de diğer bütün hamurişlerinde yaptığı gibi benim bu güzel poğaçalarımı da yumuşatsın diyerek tercih ettim. Nitekim sonuç beklediğim gibi oldu, tabi sonraki denemelerimde içsiz sadesini de tercih ettim, onlar da güzeldi fakat favorim yine patateslisi oldu.
Deneyin efendim, yine memnun kalacağınız kolay bir poğaça bu. Üstelik katı yağ içermiyor daha ne olsun :)

Malzemeler;

  • 1 su bardağı yoğurt (oda sıcaklığında)
  • 1/2 su bardağı sıvıyağ
  • 1/2 tatlı kaşığı tuz
  • 1 paket kabartma tozu
  • 4 yemek kaşığı yoğurt yada süt kaymağı (hazır yoğurtların kaymaklı olan kısmı bile olur, olmasa da olur aslında ben vardı kullandım)
  • 1 yumurta (sarısı üzerine)
  • 3,5 su bardağı kadar un (unu her zamanki gibi kontrollü kullanın)
İç Harcı için;
  • 4 patates (haşlanmış)
  • 2 kaşık sıvıyağ
  • 1 minik soğan
  • bir tutam maydanoz yada istediğiniz başka baharatlar
Üzeri için;
  • Susam
  • çörekotu




Yapılışı;
  1. Yoğurt, kaymak, yumurta akı, sıvıyağı yani bütün sıvıları karıştırma kabında çırpalım.
  2. Tuz ekleyip, azar azar un ilave edelim, kabartma tozunu ekleyip, un eklemeye devam edelim. Hamur ele yapışmayan bir hal alınca yoğurmayı bırakıp hamurun üzerini örtüp iç harcını hazırlamaya başlayabiliriz.
  3. Patatesleri rendeleyelim. Kuru soğanı minik minik doğrayıp, biraz svıyağda iyice öldürelim. Rendelediğimiz patatesleri ekleyip tuzunu ekleyebiliriz. Şöyle bir karıştırıp ılımaya alırız.
  4. Bu arada maydanozu ince ince doğrarız, patateslere ekleyip karıştırırız.
  5. Hamurdan cevizden çok az büyüklüğünde parçalar alırız yuvarlarız. İçine bir tutam patatesli harçtan koyup altını iyice kapatırız. Yağlanmış tepsiye dizeriz.
  6. Yumurtanın sarısına çok az sıvıyağ ekleriz (sıvıyağ üzerini daha parlak yapmaya yarar)
  7. Fırça ile sürüp üzerine çörekotu ve susam serperiz. 180 derecede üzeri kızarıncaya kadar pişiririz. Afiyet olsun.


22 Temmuz 2016 Cuma

Canım Türkiyem



türk bayrağı resmi ile ilgili görsel sonucu


Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Söylenecek çok şey olsa da hepsi boş... Milletçe çok üzgünüz, hala nasıl olduğunu neyi atlattığımızı idrakta güçlük çekiyorum. Rabbim bir daha vatanımıza bu yaşananları yaşatmasın inşallah.
Ülkemi, vatanımı, bayrağımı, dinimi, dilimi, askerimi, sivilimi, hangi ırktan olursa olsun gönlü temiz, vatansever ve iyi insanımızı seviyorum. Hep birlikte daha aydınlık Türkiye 'de yaşamak dileğiyle...
Şehitlerimizi makamına kabul et Allah'ım, yaralananlarımıza da şifalar ver, bu son olsun bu son...

28 Haziran 2016 Salı

Kekli Fındıklı Kup




Bu çok bilindik ve çok basit bir tatlı. Eminim çoğunuzda evinizde yapıyorsunuzdur. Süslemeleri açısından ilgi gördüğü ve arşivimde yer alsın istediğim için buraya da ekliyorum.
Yapması zor değil yemesi keyifli. Hazır pudinglerle de kendiniz muhallebisini hazırlamadan yapabilirsiniz. Fındık yerine başka malzemeler de kullanabilirsiniz, artan kekleriniz varsa buzlukta deneyin pişman olmazsınız...
Malzemeler;

  • 4 su bardağı süt
  • 3/4 su bardağı şeker (şeker oranını azaltabilirsiniz size bırakıyorum)
  • 2 yemek kaşığı mısır nişastası (dolu dolu)
  • 2 yemek kaşığı un (dolu dolu)
  • bir limonun kabuğu (rendeleyin)
  • isteğe göre vanilin
  • 1 su bardağı soğuk süt
  • 1 paket sade yada meyveli kremşanti
  • 6/7 dilim kakaolu kek
  • fındık, fıstık, hazır çikolata sosu ve diğer çeşitli süsler
Yapılışı;
  1. Sütü tencereye alıp, içine şeker, nişasta, un katıp iyice karıştırıyoruz. Ocağa alıp kıvam alana kadar karıştırıyoruz. Yeterince koyulaşınca, içine limon kabuğu ekliyoruz. Ocaktan indirip ilk sıcaklığı çıkınca içine vanilin katıyoruz
  2. Kupların içine biraz muhallebiden katıyoruz. Üzerine küp doğranmış kek ve fındık kırığı ekliyoruz. Üzerine artan muhallebiyi kuplara eşit pay ediyoruz. Soğumaya alıyoruz.
  3. Soğuk süt ile kremşantiyi çırpıp dolaba kaldırıyoruz. Bu arada kuplar da soğuduysa üzerine kremşantiyi eşit olacak şekilde paylaştırıp düzleştiriyoruz.
  4. Şimdi istediğiniz gibi süsleyebilirsiniz. Ben ilk önce hazır çikolata sosunu döktü, kenarlarına antepfıstığı serptim, biraz fındık ve değişik süsler ekledim. Her birini ayrı yaptım desem yeridir, siz de deneyip en güzel haline karar verebilirsiniz.

26 Haziran 2016 Pazar

Tereyağlı Tel Şehriyeli Bulgur Pilavı


  Bu ramazan içimiz buruk yine, yurdumun farklı köşelerinde yine şehit veriyoruz sürekli.
Böyle durumlarda sağlam durmaya, güçlü olmaya çalışsam da bir taraflarımız hep eksik hep mutsuz kalıyor. Rabbim onları cennetin güzel makamlarına kabul etsin inşallah.
Bulgur pilavının domateslisini çok severim hele de böyle mevsimindeyken. Bu kez Ayşe ablada yediğim şekliyle tereyağlı olananını yapmayı tercih ettim. Kavrulmuş erişte yada şehriye pilavı vardır ya onun gibi diyebilirim. Tane tane olması açısından denemeye değer bence.
Deneyeceklere naçizane son bir önerim ise tereyağ ve sıvıyağ oranını kendi damak tadınız yada terayağınızın özelliğine göre azaltıp çoğaltabilirsiniz. İsterseniz hiç sıvıyağ koymadan yapabileceğiniz gibi( bence biraz olsun koymalısınız) isterseniz hiç tereyağ koymadan da yapabilirsiniz elbette..

Malzemeler;

  • 2 su bardağı bulgur
  • 1 su bardağı tel şehriye
  • 100 gram kadar tereyağ
  • 2-3 kaşık sıvıyağ( kavururken az gelirse gerekirse ekleyiniz)
  • 1 subardağı tavuk yada etsuyu
  • sıcak su
  • tuz

Yapılışı;
  1. Tereyağını ve sıvıyağı tencereye alıyoruz, eriyince bir dakika sonra şehriyeleri koyup kavuruyoruz. 
  2. Şehriyeler pembeleşince bulguru koyuyoruz (ıslatmadan) tıpkı pirinçte olduğu gibi tel tel oluncaya kadar uzunca bir süre kavuruyoruz.
  3. Üzerine sıcak 1 su bardağı tavuksuyu ve tuz koyuyoruz, tavuk suyu yeterli gelmeyeceği için üzerini bir parmak geçecek kadar sıcak su ekleyip, ağzını kapatıp kısık ateşte pişiriyoruz.
  4. Arada bakıyoruz ki gerekirse sıcak su ilave ediyoruz. Bulgurlar yeterince pişince dinlenmeye alıyoruz.

12 Haziran 2016 Pazar

İmam Bayıldı




Hayırlı Ramazanlar Sevgili Dostlar,
İmambayıldı yemeği, patlıcan severlerin en sevdiklerindendir diye düşünüyorum. Özellikle de benim çocuklarım gibi et ile sebzeyi bir arada yemek istemeyenler için de ideal.
 Malzemeler;

  • 5 adet patlıcan
  • 4 adet  domates
  • 3 adet sivri biber
  • 1/2 tatlı kaşığı şeker
  • 2 adet kuru soğan
  • 4-5 diş sarımsak
  • bir tutam maydanoz
  • 1/2 kaşık salça
  • karabiber, tuz

Yapılışı;
  1. Patlıcanları alaca soyup, büyüklüğüne göre 2 yada 3 eşit parçaya ayırıp her birinin içlerini altını delmeyecek şekilde kabak oyacağı ile oyuyoruz.
  2. Tuzlu suya patlıcanları atıyoruz.
  3. Soğanları piyazlık uzunlamasına doğrayıp, biraz zeytinyağı koyduğumuz tavaya alıyoruz.
  4. Daha sonra sırasıyla sivri biber, sarımsak ve en son domatesleri ekliyoruz. Şekeri katıyoruz, tuzu ve baharatı ekliyoruz. Yeterince yumuşayınca ocağın altını kapatıyoruz ılımaya alıyoruz. Bu arada maydanozu da ince ince doğrayıp domatesli harca ekliyoruz.
  5. Patlıcanları kurulayıp, kızgın yağda çok yumuşak olmayacak şekilde kızartıyoruz. Yine yağdan alınca havlu kağıt üzerine koyuyoruz ki fazla yağı emsin.
  6. Hazırladığımız iç harcı ile patlıcanların içini dolduruyoruz. Fırın kabına alıyoruz. Artan harcımızı patlıcanların üzerine yada fırın kabının kenarına koyuyoruz.
  7. Salçayı bir su bardağı suda ezip, biraz tuz ekliyoruz ve yarım bardak daha su koyup patlıcanların üzerine döküyoruz. 180 derecede üzerine yağlı kağıt koyarak fırında pişiriyoruz. Suyunu epeyce çekip patlıcanlar yumuşayınca fırından alabilirsiniz.  Afiyet olsun..

31 Mayıs 2016 Salı

Patatesli Bulgur Köftesi




  Bu çok lezzetli köfteyi, defalarca yaptım. Her yaptığımda çok beğenildi. Hafif bir acılık versin diye, acı biber salçası ekliyorum, maydanozu da ben çok yakışır bulmadım açıkçası, patatesle bulgurun uyumu zaten yeterince doğal ve güzel oluyor çünkü.
  Serpilciğimden öğrendim ben bu köfteleri, kendisine tarif için çook teşekkür ediyorum. Seviyorum seni canım arkadaşım yeni tariflerini de bekliyorum, ok :)
  Bu kez aşamalı görüntüleyemedim, en kısa zamanda eklemek dileğiyle. Deneyin siz de çok seveceksiniz....

Malzemeler;

  • 2 su bardağı kısırlık ince bulgur
  • 4 adet patates
  • 1 büyük yada iki orta büyüklükte kuru soğan
  • 5-6 diş sarımsak
  • 1/2 kahve fincanı kadar sıvıyağ
  • tuz, karabiber, kimyon, pul biber
  • 1 kaşık dolusu domates salçası
  • 1/2 tatlı kaşığı acı biber salçası
  • isteğe göre maydanoz
Yapılışı;
  1. Patateslerin kabukları soyulup biraz tuz ilavesi ile suda yumuşayıncaya kadar haşlanır. Suyunu biraz fazla koyun ki bu suyu bulguru ıslatmakta kullanacağız.
  2. Patatasler soğumaya alınınca, suyunu bulgurun üzerini geçecek kadar patatesin sıcak suyu ile yumuşamaya alırız. (bu esnada gerekirse sıcak su ilavesi yapabilirsiniz, sıcak su bulgurun üzerini hafif geçsin yeter)
  3. Bulgurlar yumuşarken, kuru soğanı ince ince doğrarız, bolca sıvıyağda tavaya alırız.
  4. Soğanlar yumuşayınca içine yine ince ince doğradığımız sarımsakları ekleriz.
  5. Biber ve domates salçalarını da ekleyip, kokusu çıkana kadar kavurduktan sonra biraz tuz ilave edip, ılımaya alırız.
  6. Sıra geldi patateslere, ister patatesleri çatalla ezin, isterseniz rende ile kolayca da ince tarafından rendeleyin. Bulgura ekleyin, domatesli soğanlı sosu da ilave edip, biraz karabiber, az pul biber ve biraz da kimyon ekleyin, yoğurmaya başlayın.
  7. Patatesler ile bulgur çok kolay özleşecektir. Siz isterseniz maydanoz da ekleyebilirsiniz fakat ben tercih etmiyorum böylesi daha lezzetli oluyor bence.
  8. İyice yoğurun elinizle şekil verecek hale gelince ister çiğköfte gibi parmak izlerini bırakarak isterseniz benim gibi daha düzgün şekil vererek servis tabağına alın. Üzerine limon sıkarak servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun...

Maya ve Kabartma Tozu ile Poğaça (Pastane tadında poğaça)


Bu poğaçayı denediğinizde eminim çok beğeneceksiniz. Pastanelerdeki poğaçalar gibi tadı var, hatta pastane poğaçası bile diyebilirim. Kesinlikle ertesi güne yumuşacık oluyor, yerken de lezzeti bir başka güzel. Tabiri caizse, on numara beş yıldız...
Ben malzemesi az tarifleri vermeyi sevsem de, bu poğaçamızın malzeme listesi epeyce kabarık, şüphesiz ki tadını ve bayatlamamasını da bundan alıyor.
Beni takip edenlerin artık alıştığı süt kaymağı durumu var ki, ona burada bir kez daha açıklık getireyim. Eğer kendi yoğurduğunuzu kendiniz yapıyorsanız, pişirdiğiniz ve sonrasında ılımıya beklettiğiniz sütünüzün üzerinde oluşan kaymağı bir kaba alıp poğaçalarda kullanabilirsiniz. Hatta hazır yoğurt tercih ediyorsanız, onun üzerindeki kaymağı da alabilirsiniz (bizim evdekiler kaymak sevmedikleri için ben mecburiyetten alıyorum ve hamurişlerinde kullanıyorum) üçüncü seçenek ise hazır krema biraz olsun bunun yerine geçebilir diye düşünüyorum, fakat sıvı kremayı kullandığınızda un miktarını da biraz artırmanız gerektiğini unutmayınız. Yine de siz kaymakla kremanın vereceği tadı bir tutmayın olur mu :)
Bu ölçülerden benim yaptığım gibi mini yaparsanız iki büyük fırın tepsisi poğaça çıkıyor. Ben birini yuvarlak diğerini ise badem şeklinde tercih ettim. Siz de istediğini tercih edebilirsiniz pek tabii ki.

Malzemeler;

  • 6 su bardağı un
  • 1 yemek kaşığı şeker
  • 1/2 tatlı kaşığı tuz (az gelirse ekleyebilirsiniz)
  • 1 paket insatant maya 
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1/2 paket tereyağ yada margarin (oda sıcaklığında)
  • 3 kaşık yoğurt
  • 3 kaşık sıvıyağ
  • 3/4 su bardağı süt kaymağı 
  • 2 yumurta (1inin sarısı üzerine)
  • 1 şişe soda

Yapılışı;
  1. Kabartma tozu ve kuru mayayı, un ile karıştırıp yoğurma kabına alınız.
  2. Üzerine oda sıcaklağında olan diğer bütün sıvı malzemeleri tuzu ve şekeri de ilave ederek yoğurunuz.
  3. Ele yapışmayan bir hamur haline gelince (gerekirse un ekleyebilirsiniz) üzerini kapatıp mayalanmaya bırakınız.
  4. Hamurdan ben ceviz büyüklüğünde yuvarlaklar yaptım ki minnak olsun istedim, siz isterseniz mandalina büyüklüğünde de bezeler yapabilirsiniz.İster yuvarlak isterse yukardaki gibi badem şeklini de verebilirsiniz. 
  5. Tepsiye alınmış poğaçaları 15 dakika kadar mayalandırınız. Üzerine biraz sıvıyağla inceltilmiş yumurta sarısı sürüp, isteğe göre susam-çörekotu serpebilirsiniz.
  6. 180 derecede altı üstü kızarana kadar pişiriniz. Afiyet olsun...