..

5 Ocak 2012 Perşembe

Armut Kurabiye


               Küçük kızların bebekleri,
               Fırfırlı şirin etekleri
               Yastıktan yapılmış evleri
               Bir de hayali prensleri var.

              Plastik mutfak setleri
              Kısa tırnaklı küçük elleri
              Makyajsız güzel yüzleri
              Bir de gelinlik hayalleri var.
                Çok severek dinlediğim bu şarkı, pek çoğunuzun bildiği gibi Model grubunun Çürüsün Gelinliğim şarkısı. Sürekli bunu dinliyorum. Sanki benim kızlarımı anlatıyor o kadar seviyorum ki.
                Ve bu çok sevdiğim küçük kızlarıma ara sıra böyle sürprizler yapıyorum. Armut şeklindeki kurabiyeleri görünce İzgi'nin yüzündeki ifadeyi görmeliydiniz.
                Tarif arkadaşım Halime'den. Kendisi liseyi bu bölümde okuduğu için daha birçok tarif var onda. Kocaman kaynak bir kitap gibi.Halime bu kurabiyeleri oğlunun Yerli Malı haftasında yapmış. Çocuklar bayılmışlar tabi.Ben de görünce dururmuyum. Şimdi gelelim tarife:

         Malzemeler: 1 margarin (oda sıcaklığında), 1 bardak pudra şekeri,1 yumurta,3 yemek kaşığı sıvıyağ,1 kabartma tozu,1 şekerli vanilin,aldığı kadar un.
        İçi İçin: 1 su bardağı fındık kırığı, 1/2 su bardağı kuşüzümü,1 çay kaşığı tarçın.
        Üzeri için: kürdan, tane karanfil, yeşil ve sarı renk gıda boyası.

Yapılışı:

  1. Margarine şekeri ekle, karıştır. Yumurtayı kır,sıvıyağı ekle, kabartma tozu, vanilin ekle karıştır. İçine yoğurdukça un ekle. Böylece kulak memesi kıvamında bir hamur elde et.
  2. Ceviz büyüklüğünde hamurdan parçalar kopar, elinde yuvarla içini içli köfte gibi oy. Harçtan kat.Kapattığın yeri sapı yap.Armut şekli ver. Kürdanı ikiye kırıp sapını yap, Altına da karanfil koy.
  3. Hamur bitene kadar bu işlemi tekrarla. Önceden ısıtılmış 180 dereceli fırına koy. Hafif pembeleşinceye kadar pişir.
  4. Çıkınca soğut. Soğuyunca eline eldiven giy ve sarı ve yeşil gıda boyasından gelişigüzel sür. (Ben hepsine sürmedim. Biz boyasız tercih ettik. Fikir vermesi açısından böyle boyadım.)

4 Ocak 2012 Çarşamba

Dost sofralarından karışık




                             Bu tabak arkadaşım Nurcan'ın marifeti. Tabaktakiler: 1) Örgü Çörek 2) Susamlı-Tuzlu Kurabiye 3) Yeşilli Kek 4) El Açması Patatesli Tepsi Böreği 5) Kış Yeşillikleri Salatası 6) Kremşantili Süper Kek 7)  Kastamonu'nun Kesme Helvası
                             Arkadaşımın bütün yaptıkları güzeldi ama ben en çok : Susamlı-Tuzlu Kurabiye, Kremşantili Kek ve Kastamonu helvasını beğendim.

                                       Yukarıdaki tabak ise arkadaşım Meral'den. Bize süper şeyler hazırlamış kendisi.
Tabaktakiler: 1) Yaprak Sarma 2) Peynirli Su Böreği ( hazır su böreği yufkasından) 3) Elmalı Kurabiye 4) İçli Köfte 5) Kremalı Revani  ve resimde görünmeyen makarna salatası. Bu tabakta benim favorim İçli Köfte, Su Böreği ve Makarna Salatası oldu.
                     
                             Hadi bir tane de benim masamdan olsun.Kızımı okula gönderdikten sonra, arkadaşlarımı çağırmak aklıma gelmişti. Bir aceleyle böyle bir sofra çıktı ortaya. Masadakiler: 1)Zeytinli Pastane Poğaçası 2)  Makarna Salatası 3) Fasulye- Biber Turşusu 4) Sigara Böreği 5) Kepekli Kurabiye 6) Haşhaşlı Çörek 7) Şekerpare Tatlısı. Bu masada favorim: Kepekli Kurabiye ve Turşular idi.

                          Son fotoğraflar ise büyük görümcemden. Dün akşam bizi yemeğe çağırdı. Bakın bize ne muhteşem şeyler yapmış. Yukarıdaki resimde gördüğünüz ekmeğin adı Çerkeş'in Cıvık Çöreği. Daha önce Çerkeş'ten alıp yemiştik ama evde yapılabileceği aklıma bile gelmezdi. Bu muhteşem lezzeti sizinle paylaşacağım. Anlatılmaz tadılır diyebiliyorum sadece.























                                 Yukardaki resimde nefis Kıymalı Böreğini görüyorsunuz.
             
                                        En sevdiğim sebze Bamya Yemeği.
                                             
                                                 Nefis nar gibi kızarmış doldurulmuş Hindi.

                                  Ayrıca sunulan İç Pilav. Muhteşemdi.

                                                Bamya sevmeyen eşime Barbunya yapmış.

                                Etyemez kızlarımı düşünerekten Patates Kızartmış.
                                Bunların yanında salatalık-acur-lahana turşuları ve görüntüleyemediğim Tarhana Çorbası vardı. Biz epey kalabalık olduğumuz için resimlere özen gösteremesemde tadları takdire şayandı. Ablamın sofrasından favorim: Tabiki Cıvık Çörek, İç Pilav ve Bamya Yemeği oldu.
                                Şimdilik benden bu kadar dostlarım başka bir postta buluşmak dileğiyle. Sevgiyle kalın...

3 Ocak 2012 Salı

Blok başlığımı beğendiniz mi?



                              Bir kız tanıdım, Almanya'da. Adı Hatice.Petrolmavilim adlı bloğun sahibesi.Bu gün size onu ve birlikte yaşadığımız bir günü anlatacağım.Yok birlikte gezip tozmadık,sanal alemde birlikte takıldık.Biraz açacak olursak,benim yukarda gördüğünüz blok kapağımı yaptık.
                             Benim uzun zamandır bir blok kapağım yoktu bildiğiniz gibi. Hatice sağ olsun şirince tatlar ın blok kapağını da yapmış ve isteyenlere yapabileceğini söylemiş. Ben de kendisine "Ben de istiyorum" dedim.Bu gün ikiye sözleştik.Kendi resimlerimi kullanmak istiyordum. Bunu söyledim, ona elimden geldiğince yardımcı olmak istesemde pek anlamadığım için sık sık işleri karıştırdım. Yaşı küçük sabrı büyük o kız, bana hep nazik bir şekilde yardımcı oldu. Yaptığımız işin içime sinmesini sağladı. Burdan kendisine bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.Sağ ol Hatice. İyiki varsın. 

1 Ocak 2012 Pazar

Glazür Çikolatalı, Greyfurtlu Zebra Kek

           
               Nihayet 2012 geldi. Üzerine felaket senaryoları yazılan, bazıları ise tam tersini düşünerekten bir çığırın açılacağı bildirilen o beklenen yıl geldi. İtiraf etmeliyim ki ben bu yıl bir başka umutluyum. Mutluyum.Bu seneyi yine sınavlarımla açıyorum. İşte bu yüzden 2 ay gibi belki 3 ay gibi bir süre pek aktif olamayabilirim. Bu sınavlarda, son kez elimden geleni yapacağım. Daha da olmazsa " Takdir-i ilahi " diyeceğim.
           
         


       Tatlı ile açılışı yapmak istedim, bir yıl böyle tatlı geçsin diye.Çayın kahvenin yanında sevilerek yenilecek bir kek. Zebra keki daha önce denememiştim.Bence içine ne antepfıstığı, ne çikolata eklemeye lüzum var. Hem tadı hem görüntüsü, sade haliyle misafir ağırlamaya yeter.
               Niyetim kakaolu, antepfıstıklı kek yapmaktı, üzerine glazür çikolata sürecektim...Harcın yarısına kakao eklemek, kalıba koymadan hemen önce aklıma geldi.Ve sonuç bu işte. Böyle muhteşem bir kekim oldu. Yaşasın kek yapmak ve yemek tabi. E nihayetinde  tombul hatunun tekiyim öyle değil mi?
                 

Malzemeler: 4 yumurta,1 su bardağı sıvıyağ,2 yemek kaşığı dolusu yoğurt,1 su bardağı greyfurt suyu,2 dolu yemek kaşığı nişasta,1 su bardağı şeker,2 kabartma tozu,1 vanilin, 1 su bardağı antep fıstığı içi, 2 yemek kaşığı dolusu kakao, aldığı kadar un.
Üzeri İçin: Dr. Oetker marka glazür çikolata.

Yapılışı:

  1. Fırını 180 dereceye ayarla.Kalıbı katı yağ ile yağla.Yumurta ve şekeri 3 dakika kadar iyice blendırda çırp.Üzerine yoğurt, greyfurt suyu, sıvıyağ, nişasta ve biraz un koy. Karıştır. Kabartma tozu ve vanilini ekle daha da çırp. Unu azar azar katarak, kek kıvamına gelmesini sağla.Yarısını başka kaseye ayır.
  2. Ayrılan kasedeki harca 2 kaşık kakao ekle. İyice çırp.Her iki harca da antepfıstığı içini paylaştır. Kek kalıbına Önce beyazdan bir kepçe harç koy, sonra kakaolu harçtan bir kepçe koy. Yavaş yavaş bütün hamur bitene kadar bu işlemi tekrarla.Fırına sür.
  3. Kek iyice pişince çıkar. Soğuyunca ters çevir. Glazür çikolatayı, sıcak suyun içine koy erimesini sağla. Bir ucundan kes kekin üzerine eşit yay.Çikolatanın üzerine damla çikolataları serp,dilimleyerek servis yap. Afiyet Olsun...

31 Aralık 2011 Cumartesi


                        Bütün renkleri içinde barındıran gökkuşağı gibi güzel, Sağlıklı, Mutlu, Gönlünüzce bir yıl dileğiyle. Vatanımıza, milletimize 2011'de yaşadığımız bütün kötü şeylerden uzak bir yıl dileğiyle.Hoşgeldin 2012 ...

30 Aralık 2011 Cuma

Zeytinyağlı Yerelması ve Mimlendim

                           
                            Bugün sizlere yılda bir yaptığım, zeytinyağlı yerelması tarifini vereceğim. Ben bu tarifi geçen sene Ev Cini'inden almıştım. Bizim evde zeytinyağlılara bir önyargı olduğu için, pek yapamam. Sizin ev halkında böyle bir sorun yoksa, yapmalısınız. Denemek isteyenlere duyurulur.
Malzemeler: 300 gram yerelması,1 havuç,20 kadar arpacık soğan,1 büyük çay bardağı zeytinyağı,1 yemek kaşığı toz şeker,1 yemek kaşığı nar ekşisi,1 büyük çay bardağı sıcak su,1 yemek kaşığı dereotu.

Yapılışı:

  1. Yer elması ve havuçları bir tencerede hafif haşla.Kabuklarını soy.
  2. Soğanları soy küçük bir tencereye zeytinyağını koy, soğanları teksıra halinde diz,en küçük ocağa al.Üzerine 1 yemek kaşığı şekeri serp, soğanlar karamelleşinceye kadar pişir. Soğanlar pişince tencereden çıkar, kaseye al, üzerine nar ekşisi dök.
  3. Tenceredeki yağın üstüne yerelması ve havuçları koy, biraz kavur. Üzerine bir çay bardağı su ekle. İnce doğranılan dereotunu serpiştir, tuzunu ekle.İnmesine yakın üstüne soğanları ekle. Afiyet olsun
                         Bu günkü ikinci konumuz ise;  Sevgili Pasta Köşesi ve Sevgili Yemek Dünyam beni mimlemişler.Efendim öğrenmek istedikleri şey ise "Karşımızdakini mutlu etmek için yapacağımız 10 şey" imiş. Çok zor bir mim olmuş olmasına ama olmuş artık bir kere.
                          Öncelikle şunu belirteyim karşımdakinin kim olduğuna bağlı biraz da bu sorunun cevabı. Çocuksa başka mutlu edilir, arkadaş ise başka, koca ise başka bir şekilde mesela :) E öyle değil mi ama?
Şimdi gelelim sadede:
  1.  Karşımdakinin bana güvenmesini sağlarım önce. Daha sonra onun ihtiyacı olan şeyi belirler o yönden yaklaşırım.
  2. Çocuksa karşımdaki, ona bazen bir hediye alır, bazen onunla resim yapar yada şarkı öğretirim, yada oturur oyun oynarım. Etkinlik yaptığım da çok olur.
  3. Bir yakınını kaybeden birine; Allah'ın emrini hatırlatır, onun ömrünün sonuna geldiğini ve ölümde bir hayır olduğunu, bundan sonra bizim onun için ne yapabileceğimizi düşünmemiz gerektiğini bunun bizim vazifemiz olduğunu hatırlatarak dikkatinin başka yöne dağılmasını sağlarım.( tabi ölüm acısı çok taze olmamak kaydıyla)
  4. Bazen birini mutlu etmenin en iyi yolu ve bizim de en iyi bildiğimiz yolu, güzel bir sofra hazırlamaktan geçer. Yada onun sevdiği bir tatlıyı ne bileyim bir yemeği yapabilirim.
  5. Hani acılar paylaşıldıkça azalır derler ya işte bu yüzden onu dinlerim onu mutlu etmek adına. Derdini dinler, elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Bu arada iyi bir dert ortağı olduğum da söylenebilir.
  6. Zaman zaman o kadar fedakar olabiliyorum ki, ben bile kendime hayret ediyorum sonrasında. Karşımdakini mutlu etmek adına hiç istemediğim bir şeyi yaptığım çok olmuştur.Olmaması dileğiyle...
  7. Bazen bir mesaj yada bloggerlar arasında yorum bırakma. Beni çok mutlu ediyor örneğin, Ya sizi?
  8. Sürprizler yapmak. Tabi sonu iyi biten sürprizler.Ben ne zaman sürpriz yapmaya kalksam işlerin karıştığı çok olur da. Asıl bana sürpriz olur bazı şeyler.
  9. Beraber alışverişe çıkmak. Tabi bunun şartı var o da bayan olması. Asla bir erkeği mutlu etmek için alışverişe çıkarmayın bence. Tabi bu sadece bence isterseniz çıkarabilirsiniz de ama sonunu düşünemiyorum.
  10. En sonuncusu ise dini bayramlarda ve özel günlerde  büyüklerimizi ziyaret etmek. En büyük mutluluk kaynağı hiç şüphesiz. 
Ve sonunda bitirdim mutlu etmenin 10 yolunu. Şimdi 10 tane bahtsız bedeviyi bildiriyorum. Şaka şaka tabi.

29 Aralık 2011 Perşembe

Milföy Çanağında Kısır


                                   Kısırı sevmeyeniniz var mı? Herhalde yoktur. Fakat malum herkesin bir kısır yiyişi vardır.Mesela ben kimyon, salatalık ve taze naneli severim. Yanında da mutlaka turşu olacak. Bazısı üzerine acıyla sever, bazısı fazla limonlu, yada kimisi bol yeşillikli. Ben bu gün kısırı, gelen misafirlerinize farklı bir sunumla ikram etmek isterseniz diye milföy çanağında sundum. Çok şık oldular ve tadı da ohh muhteşemdi. Kızlar ve ben öğle yemeği niyetine yedik bunları, tabi yanında çayımızla. Sevgiler...

Malzemeler: 1 su bardağı kısır( ölçüleri azaltıp çoğaltabilirsiniz), 1 su bardağına yakın sıcak su, 1 tane kuru soğan,1 yemek kaşığı dolusu salça,3 tane küçük salatalık (taze),1 tutam taze nane,1 çay kaşığı kimyon,1 çay kaşığı kırmızı toz biber,2-3 dal marul,5-6 adet taze soğan yaprağı, 2 yemek kaşığı limon suyu,1 kaşık nar ekşisi.
Milföy Çanağı İçin: 3 parça milföy hamuru, tart kalıbı, İçine ağırlık yapması için kuru baklıyat.

Yapılışı:

  1. Milföleri ikiye kesip yağlanmış tart kalıplarına güzelce bastırarak yerleştiriyoruz. İçine fazla kabarmasın diye kuru bakliyat(ben barbunya koydum) koyarak ağırlık yapıyoruz, tabi yanlarına da.200 derecedeki fırına sürüp üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz.
  2. Kısırlık bulguru derince bir kaseye alıp üzerine kaynamış 1 bardak su ekliyoruz.Ağzını kapatıp yumuşamasını bekliyoruz.
  3. Kuru soğanı ince ince doğrayıp, bir tavada pembeleşinceye kadar kavuruyoruz. Bu esnada tavaya 1 kaşık salça ekleyip onu da kavuruyoruz.
  4. Yumuşayan kısırımıza, soğan-salça karışımını ekliyoruz.Marulu, taze naneyi,taze soğan yapraklarını ince ince doğrayıp kısıra ekliyoruz. Baharatları,tuzunu, limonunu ve nar ekşisini ekleyip karıştırıyoruz.Milföy kalıplarına koyup servis yapıyoruz. Afiyet Olsun...



28 Aralık 2011 Çarşamba

Etli Pırasa Yemeği


                                 İyi günler sevgili dostlarım. Bugün sizlere, zeytinyağlı pırasaya alternatif olan, etli pırasa yemeğinin tarifini vereceğim.Bizim evde maselef zeytinyağlılar pek yenilmiyor. Onun yerine etli, kıymalı vs. şekliyle tercih ediliyor bu tür sebzeler. "Malum kış ayındayız. Kış sebzelerini tüketmek gerek " felsefesiyle bu yemeğim de arşivimde olsun istedim. Yapmak isteyenlere şimdiden kolay gelsin. Sevgiyle kalın...

Malzemeler: 4 tane orta boy pırasa, 1/2 orta büyüklükte havuç, 200 gram kadar dana kuşbaşı,1kaşık salça.

Yapılışı:

  1. Pırasalar yıkanır,  verev kesilir.Havucun kabuğu soyulur, yıkanır, o da ince bir şekilde verev kesilir.
  2. Teflon tencereye 200 gram kadar dana kuşbaşı biraz sıvıyağ eşliğinde, kapağı kapalı olarak, kısık ateşte kavrulur. Gerekirse biraz su eklenir, tuz eklenir mümkün oldukça yumuşak olacak şekilde kavrulur.
  3. Etler kıvamına gelince önce havuçlar eklenir tencereye. Daha sonra pırasalar eklenir. Üzerine tuzu, salçası konularak yine kısık ateşte kendi suyuyla pişmesi sağlanır. ( Bu esnada gerekirse yine biraz su ekleyebilirsiniz).  İyice yumuşayınca biraz daha su ekleyip altı kapatılır. Afiyet Olsun...
Not: Bu yemeğin püf noktası; tenceredeki yemeği mümkün oldukça karıştırmamak gerekiyor ve tabi kısık ateşte pişirmek.

27 Aralık 2011 Salı

Yeniyıl Kurabiyesi


                           Hani şu indirimde olan marketten aldığım sade kek karışımım vardı ya. İşte onun yanında yeniyıl kurabiyesi de almıştım. Sırf içinde, çam ağacı şeklinde kurabiye kalıbı var diye alınmıştı.Büyük kızımın yoğun ısrarına dayanamayıp dün akşam beraber kolları sıvadık; başladık yapmaya.Üzerinin şekillerine sıra gelince, biraz karmaşa yaşasak da, (malum o bozdu, ben toparladım) hakkından geldik diyebilirim.
                          Bir de bunun yanına babasının Mersin'den getirdiği ( ki ne getiriş; tam 3 çuval turunçgil) portakal, greyfurt, mandalina üçlüsüyle, meyve suyu hazırladık. Zencefilli, tarçınlı kurabiyenin yanında muhteşem bir tad oldu. Ama daha çook var. Bu günlerde portakallı tarifleri bol görürseniz şaşırmayın olur mu? Sevgiyle

Malzemeler: 1 paket Dr. Oetker marka yılbaşı kurabiyesi karışımı, 75 gram yumuşak margarin,1 yumurta,2 kaşık su, Dr. Oetker marka pasta süsleme malzemeleri.

Yapılışı:

  1. Margarin ve yumurtayı karıştırıp içine hazır kurabiye tozunu katıyoruz. Güzelce yoğuruyoruz.
  2. İki bezeye ayırıp kalıplarla kesiyoruz. Yağlı kağıt serdiğimiz tepsimize yerleştiriyoruz ve önceden ısıttığımız 180 dereceli fırında üzeri hafif pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.
  3. Çıkardığımız kurabiyeler soğuyunca paketin içinden çıkan glazür karışımı 2 kaşık su ile hazırlıyoruz. Kurabiyelerimizi bu karışıma batırıyoruz. Eğer üzerlerine renkli yada çikolatalı süslerden yada fındık kırığından kullanacaksak glazür ıslakken döküyoruz.Kuruyunca ise hazır renkli tüplerle süslememizi tamamlıyoruz. Yanında meyve suyu ile harika oluyor. Afiyet Olsun...

26 Aralık 2011 Pazartesi

Patates Dolması


                              Bazı insanlar vardır. Nankör mü dersin, vefasız mı, yoksa kaygısız mı... Daha da ileri giderek bencil yada onlarca buna benzer diğer kelimeler anlatır onları. Ben burda birçok güzel insan tanıdım. Birçoğundan yardım aldım. Birçoğuna da yardımcı olmaya çalıştım.
                            İnsan başarıyı yakalayınca kendinden daha az başarılı olanları önemsememek zorundamı?Nedir bu onlardaki  büyüklenmeler?Halbuki var mıdır alçakgönüllü olabilmekten ötesi.
                            Mesela bir tanesi var önerilerde bulundum bir küçük teşekkür bile etmedi. Bir kere:"Sen de kimsin" demedi. Yada biri  daha var benim mantımın şeklini kullanmış bir de utanmadan bloğunun baş köşesine koymuş fakat"Bana ilham veren,bu oldu." dememiş. Bu ne ukalalıktır ya? Bu ne kendini bilmezlik? Böbürlenme padişahım, senden büyük Allah var. Bir de blogunda Allah'ın sözlerini kullanıyor. Ben hakkımı helal etmiyorum arkadaş. Onunla hesaplaşmamız sonraya..
                           Neler oluyor hanımlar bizlere. Biz değil miyiz, çocuk doğurup büyüten? Biz değil miyiz, kayınvalide, görümce, elti karmaşasında birbir cephede tek başımıza savaşan? Bir  nefes aldığımız bloğumuz var. O da böyle kendine yontanlar sayesinde sinir olduğumuz ortam haline mi gelsin?
                           Bu hafta güne sinir küpü gibi başlasam da, beni dinleyen, beni anlayan, bana sonsuz bir sabırla yardımcı olmaya çalışan sevdiklerim de var. Siz üstünüze alınmayın dostlarım. Bendeki bu fırtına size değil.Güzel bir hafta olması dileğiyle...

                       Malzemeler: 7 tane orta boy mümkün oldukça düzgün şekilli patates, 150-200 gram kadar dana kuşbaşı, 1 soğan, 1 kaşık salça,kızartmak için sıvıyağ,1 çay kaşığı karabiber.

Yapılışı:

  1. Patatesler soyulur, içleri oyulur. İçi dışı tuzlanarak, kızdırılmış yağda kızartılır.
  2. Kuşbaşı etler küçük küçük doğranır. Soğan küçük küçük doğranır. Az bir yağda soğan pembeleşinceye kadar kavrulur. Kuşbaşı etler eklenir, kapağı kapatılarak kısık ateşte yumuşayana kadar pişmesi sağlanır. İndirilince tuz eklenir. 
  3. Et harcı, patateslerin içlerine doldurulur. Patatesler tenceye dizilir. Üzerine salçalı, hafif tuzlu su eklenerek pişirilir. İsteğe göre yoğurtla yada pilavla servis yapılır. Afiyet olsun...

25 Aralık 2011 Pazar

Kış Keki

                 Ankara dün karla uyandı. Bir baktım bembeyaz olmuş her yerler. Bizim ufaklıklar görür de durur mu? "_Biz de dışarıya çıkıp kartopu oynayacağız."dediler. Onlar dışarda oynayadursun, ben evde soğuktan gelen kuzularıma sıcacık kek yapmaya koyuldum.
                 Hazır kek yada tatlı malzemelerini pek kullanmasamda bu kez markette indirimde görünce dayanamayıp, almıştım. Dr. Oetker marka sade kek karışımını. Tembel işi yapıp bir kış kekim de benim olsun istedim.Sonuç harikaydı. Küçük kızım " Anne bunu puf pastadan daha çok sevdim " bile dedi bir ara.Gelin içine neler katmışım, ona bakalım. Bol tarçın kokulu sıcacık bir pazar dilerim. Sevgiler.

Malzemeler: 1 paket sade kek karışımı, 4 adet yumurta, 1/2 su bardağı soğuk demli çay, 1 su bardağı havuç rendesi,1,5 su bardağı kadar süt, 1/2 su bardağı sıvıyağ, 125 gram yumuşak margarin, 1,5 tatlı kaşığı tarçın, 1/2 su bardağı ceviz kırığı, 1 yemek kaşığı portakal kabuğu rendesi.
 Şeker Sosu İçin: 1/2 su bardağı pudra şekeri, 2 yemek kaşığı portakal suyu.
Üzeri İçin: hindistan cevizi.


Yapılışı

  1. Önce fırını 180'e ayarladım.
  2. Yumurtaları kırıp şekeri ekledim tam saat tutup 3 dakika blendırda çırptım.Daha sonra üzerine süt, sıvıyağ, margarin ekledim.Margarin iyice karışına kadar çırptım. Üzerine diğer kek malzemeleri kattım ve kek unumu katıp iyice yedirdim. 
  3. Katı margarinle iyice yağlanmış kalıba alıp koydum.İyice pişinceye kadar kapağını açmadım. Kekim pişince soğumasını bekledim. Kalıbımdan yavaşça çıkardım. 
  4. 1/2 su bardağı pudra şekerini 2 kaşık portakal suyuyla iyice çırptım. Kekin üzerine döktüm. En üstüne hindistan cevizi serptim. Afiyet Olsun.

23 Aralık 2011 Cuma

İşte Tüm Türkiye’nin Merakla Beklediği Tarif!


Son zamanlarda herkesin konuştuğu hatta Obama’nın hanımının bile merak ettiği tarif; Pınar Labneli!

Herkes bu tarifi merak ediyor, lezzeti dünyanın bir ucuna yayılıyor.

Pınar Labneli Yedi Baharatlı Pasta’nın tarifini www.facebook.com/PinarLabne adresinden öğrenebilirsiniz.

Diğer Pınar Labne’li tarifleri herkesten önce öğrenmek için sayfayı takip etmeyi unutmayın!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

Fırında Karnıbahar


                                  Mutlu haftasonu dilerim herkese. Bugün sizlerle yine kayınvalidemden öğrendiğim bir tarifi paylaşacağım. Bizim evde karnıbahar fırında yenir. Kaşar yerine tercihimizi sarımsaklı yoğurttan yana kullansak da, bazıları üzerine kaşar rendeleyip fırına tekrar sürüp erimesini sağlıyorlar. Ben bugün kaşarı öylesine kullandım diyebilirim. Biz tabaklarımıza alınca yine sarımsaklı yoğurtla yedik yemeğimizi. Bu arada küçük bir not: İnce bir şekilde tepsiye alırsak daha iyi kızaracağı için o kadar da lezzetli olacaktır. Afiyet Olsun.
Malzemeler: 1 kg karnıbahar, 2 yumurta,1 soğan rendesi,2 patates,3 kaşık galetaunu,1 çay kaşığı karabiber,1 çay kaşığı kırmızı pul biber,1 çay kaşığı kurunane, 1 çay kaşığı kişniş.

Yapılışı:

  1. Karnıbaharları parçalara ayırıp derince bir tencereye alıyoruz. Patatesleri soyup ikiye bölüyoruz onları da aynı tencereye alıp üzerine tuz ve su koyup haşlamaya bırakıyoruz.
  2. Sebzeler haşlanınca süzgece alıp soğuyunca çatalla eziyoruz. Üzerine soğanı rendeleyip ekliyoruz.
  3. 2 yumurta kırıyoruz, 3 kaşık galetaunu ekliyoruz, 1 tatlı kaşığı sıvıyağ ekliyoruz, tuz ve baharatları katıp iyice karıştırıyoruz.
  4. Yağlanmış fırın kabımıza bu karışımı alıp iyice kızarıncaya kadar pişiriyoruz. İsteğe göre üzerine kaşar rendesi eklenip tekrar fırına sürülebilir, yada bizim tercih ettiğimiz gibi sarımsaklı yoğurtla tüketilir. 

22 Aralık 2011 Perşembe

Ispanaklı El Açma Börek


                                   Bugün sizlere muhteşem bir ıspanaklı börek tarifiyle geldim. Daha önceden patatesli el açması yaptığım böreğin hamurunu beğenmiştim. Bu sefer yine aynı hamurla yaptım böreğimi. Küçük değişiklikle sadece; ıspanak-peynir eşliğinde.Bu hamur bence pek çok börek çeşitlerinde hiç düşünülmeden kullanılacaklar arasında şimdiden yerini aldı.
Ben bu tarifimi Çay Kahve Bahane Etkinliği'nin ev sahibesi Annemin Kızıyım arkadaşıma gönderiyorum. Arkadaşıma bol paylaşımlar diliyorum.
                                  Malzemeler:
Hamuru İçin: 2 su bardağı ılık su,1 su bardağı ılık süt,1 su bardağı sıvıyağ, 1 tane yaşmaya, 2 yumurta( beyazlar hamura sarılar üzerine),2 tatlı kaşığı şeker,3 tatlı kaşığı tuz.
İç Harcı İçin: 1 demet ıspanak,1 tane ortaboy soğan, 1 kibrit kutusundan büyükçe beyaz peynir,sıvıyağ.
Üzeri İçin çörekotu,susam.

Yapılışı:

  1. Su ve sütü derince bir kaba boşaltıp içine mayayı katıyoruz elimizle mayayı iyice eziyoruz. Sıvıyağı ekliyoruz. Şeker ve tuzu ekleyip bunları eritiyoruz. Yumurtaları kırıp beyazlarını hamura ekliyoruz(sarılarını üzerine sürmek için ayrı bir kaba alıyoruz)Azar azar aldığı kadar un katıyoruz. Ne çok katı ne çok yumuşak bir hamur olacak. Elimize yapışmayan bir hamur oluncaya kadar yoğuruyoruz.
  2. Tezgaha atıp biraz da tezgahta yoğuruyoruz ve üzerini nemli bir bezle kapatıp mayalanmaya bırakıyoruz.
  3. Hamurumuz mayalanırken biz, ıspanağı hazırlamaya başlıyoruz. Ispanakları yıkayıp doğruyoruz, süzgece alıyoruz.Soğanları genişçe bir tavada biraz sıvıyağ ile pembeleşinceye kadar kavuruyoruz, üzerine ıspanakları katıp birlikte biraz daha kavuruyoruz. Üzerine tuzu ekleyip (isteğe göre kırmızı biber de katabilirsiniz)soğumaya bırakıyoruz.Soğuyan ıspanağa peyniri ezerek ekliyoruz.
  4. Hamuru 8 bezeye ayırıyoruz.Her bir bezeyi un yardımıyla açıp içine 1-2 tatlı kaşığı kadar sıvıyağ döküyoruz ve her yerine değiriyoruz.İç harcımızı en kenardan boylu boyunca sıra halinde yayıyoruz. Rulo yapmaya başlıyor, yufka bitene kadar rulo yapıyoruz. Dikdörtgenler halinde kesip yağlanmış tepsiye diziyoruz. Biraz da tepside mayalandırıyoruz.
  5. Fırınımızı 200 dereceye ayarlıyor ve ısıtıyoruz. Böreklerin üzerine önceden ayırdığımız yumurta sarılarını sürüp çörekotu ve susamla süsleyerek fırına veriyoruz. Afiyet olsun...

                                   
                                     

21 Aralık 2011 Çarşamba

Makarna Salatası



                   Her çarşamba günü, kızımın okulu için hazırlıyorum makarna salatasını.O zaman aklıma geldi " Ben niye daha önce makarna salatasını paylaşmamışım" diye. Makarna salatası içine pek çok çeşit sebze katılabilen salatalardan bir tanesi. İsterseniz yoğurt-mayonez ikilisini, isterseniz sadesini tercih edebilirsiniz. Bugünlük bu kadar sevgilerle...

Malzemeler: 1/2 paket kadar istediğiniz makarna, 3 dilim salam,1/2 küçük kavanoz mısır,1 tane kırmızı biber,4 adet küçük salatalık turşusu, 5 kaşık yoğurt,2 kaşık mayonez, isteğe göre dereotu, havuç vs.

Yapılışı:

  1. Makarnalar haşlanır, süzülür. İçine salam, biber ve turşular küçük küçük doğranır.
  2. Mısır yıkanır . Yoğurtla mayonez karıştırılır ( isterseniz sarımsak koyabilirsiniz tabi). Salataya ilave edilir.Tuzu da eklenince bitmiş olur. Afiyet Olsun...